29 Nisan, 19 Mayıs, 29 Mayıs! Tarih kahramanların sırtında mı...
  • Reklam

29 Nisan, 19 Mayıs, 29 Mayıs! Tarih kahramanların sırtında mı yükselir?

En Bursa yazarı Yüksel Baysal'ın bu yazısı o kadar anlamlı ve manidar ki!

24 Mayıs 2020 - 03:32 - Güncelleme: 24 Mayıs 2020 - 03:37

29 Nisan, 19 Mayıs, 29 Mayıs! Tarih kahramanların sırtında mı yükselir?

23 Mayıs 2020 Cumartesi, 20:16

Türk tarihinin üç kırılma noktasından söz edeceğim.

29 Nisan 1916 yenilmez armada İngilizlere ilk yenilgiyi tattıran zafer: Kut-ül Amare...

19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal Atatürk'ün doğum günü, Samsun'dan doğan güneş!

29 Mayıs 1453 karanlık orta çağı yıkan, Bizans'ı deviren fetih ve onun komutanı Fatih Sultan Mehmet...

Ülkemizde bazı çevreler eskiden beri sadece 29 Mayıs'ı kutlar, ülkenin dört bir yanında fetih günleri düzenlerdi.

İstanbul'u alan büyük devlet adamı Fatih Sultan Mehmet'e elbette tarihte hak ettiği "çağ açan" rol verilmeli.

Ancak İstanbul'u 16 Mart 1920'deki işgalden kurtaran Mustafa Kemal Atatürk'ü unuturlardı.

Atatürk'ü yok saymak isteyen bazılarına sorardık:

"İstanbul'u kim aldı?"

Yanıt hazır:

"Fatih Sultan Mehmet!"

Soru:

"İstanbul'u Fatih tek başına mı aldı?"

Yanıt:

"Ihhh!"

Hani sen, "Kurtuluş Savaşı'nı veya Çanakkale Harbi'ni Mustafa Kemal Atatürk tek başına mı yaptı?" demiyor muydun?

Bu ne yaman çelişki anne!

***

Tarihi; bazıları, sadece kendi yanlış tezlerine hizmet edecek veriler toplamı sanıyorlar!

Belgeler ortaya çıkınca da afallıyorlar!

Refah Partisi, siyasal İslamcılar sadece 29 Mayıs'ı öne çıkarmaya çalışırken, AK Parti döneminin son zamanlarında Kut-ül Amere zaferi köpürtülmeye çalışıldı.

Kuşkusuz önemli bir tarihtir ama ne Çanakkale zaferini gölgeleyebilir ne Kurtuluş Savaşı'nı...

Ancak savaşın komutanı hiç sevmedikleri İttihat ve Terakki mensubu bir asker çıkınca sus-pus oldular.

Onlar bula bula "Mezarıma içki dökün!" diyen adamı bulmuşlardı!

Bu konuda tanık da Murat Bardakçı'nın sunduğu "Tarihin Arka Odası" programında konuşmuştu.

1944 "Türkçülük" davasında Nihal Atsız ile birlikte tutuklanan isimlerden biri olan Necdet Özgelen, gırtlak kanseri olan Halil Paşa'nın midesine inen bir hortumla rakı içmeye devam ettiğini söylemişti:

"Halil Paşa gırtlak kanseri olmuştu. 'Paşa babam' burnundan geçirilen bir sondayla ancak sulu gıdalar alabiliyordu. Paşa babam sondayla rakı içiyordu. Bana daima vasiyet ederdi. 'Evladım ölürsem, benim mezarıma ziyarete gelirsen, başucuma bir şişe rakı dök... Kayınbirader ile gittik, mezarı da bulduk, ama rakıyı dökemedik. Nasıl dökerdiniz, mezarlık ve rakı nasıl bir arada olabilir."

***

Şapa oturdukları bir başka konu da bu zaferin sanki 'Tek Parti' döneminde yasaklandığı algısını yaratmaktı.

Arapların ihanetleri nedeniyle daha sonra büyük kayıplar verdiğimiz bu zaferin kutlamaları...

Yazının devamı için Tıklayın 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Tekerleği yerinden çıkan araç bariyerlere çarptı: 4 yaralı
Tekerleği yerinden çıkan araç bariyerlere çarptı: 4 yaralı
Cezaevi firarisi yakalandı
Cezaevi firarisi yakalandı
www.gazeteabc.com