AK Parti Bu Ülkeyi Yönetmek Zorundadır
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz: “Saygıdeğer Bursalılar ve Yıldırımlılar, AK Parti, milletin içinden çıkan, sizlerin sevinciyle sevinen ve üzüntüsüyle üzülen bir partidir. Dün, en büyük sivil toplum kuruluşu olan AK Parti, bugün Türkiye’de on iki milyona ulaşan kayıtlı üye sayısıyla, dünyada yirmi iki yıldır hizmet veren en büyük sivil toplum kuruluşudur. İnşallah, bundan sonraki yıllarda da ülkemize hizmet etmeye devam edecektir. Çünkü ülkemizde AK Parti’den başka hizmet edecek bir kuruluş veya parti yoktur. Muhalefet partileri, bazı seçimlerde oy almış olabilirler, ama inanın ki bunların tek bir projesi yoktur. Belediye başkanlarının da projeleri yok. İstanbul, Ankara ve İzmir örneklerini görüyoruz. İzmir’de körfezde balıklar nefes alamıyor. Değerli kardeşlerim, AK Parti bu ülkeyi yönetmek zorundadır. Biz, bu ülkenin kaderiyle özdeşleşmiş bir partiyiz ve daha uzun süreler yönetmek zorundayız. Sıkıntılarımız olmadı mı? Elbette oldu. On beş Temmuz’a kadar Türkiye ekonomisi çok iyi bir noktadaydı; faizler ve enflasyon düşük seviyelerdeydi. Ancak içeriden ve dışarıdan, bu ülkenin gelişmesine engel olmak isteyenlerin hedefiyle karşı karşıya geldik. Daha önce de yaşadık bunları. 1960’larda demokrasi şehidi verdik; başbakanımızı ipe gönderdiler. Kökü dışarıda olan hainler, bu ülke ayağa kalktığında mutlaka bir şekilde engel olmaya çalışıyorlar. 1960’lardan sonra, 1974, 1980 ve 1997 yıllarında darbeler yaşadık. En son 15 Temmuz’da bir darbe girişimiyle karşılaştık. Ne istiyorsunuz Türkiye’den? Altmış yıldır Avrupa Birliği’ne müracaat ettik, kapının önünde bekletiliyoruz. Türkiye’nin ekonomisi, Avrupa’daki birçok ülkeden daha güçlü. Ama almazlar, kültürümüz farklı diye bahane ederler. Amerika ise Orta Doğu’yu allak bullak etti. Sayın Bakanımın da belirttiği gibi, küçük devletler kurdular: Lübnan, Ürdün, Suriye, Irak ve kendi terör devleti İsrail. Peki, bu durumu kim durduracak? Tek ülke Türkiye durdurabilir. Sözde stratejik ortağız ya NATO’da, F-35 üretimi için iki buçuk milyar dolar ödüyoruz ama bizi üretimden çıkarıyorlar. Paramızı geri vermiyorlar. Eski F-16’ları modifiye ederek kullanırım, ama buna rağmen destek vermiyorlar. Bu nedenle, birlik ve beraberlik zamanı. İçeride kendi gücümüzü ve muhalefetle birlikte, tüm ülke sırt sırta verirse, bu ülkeyi hiç kimse dize getiremez. Ancak bunun sağlanması da maalesef kolay değil.
Ayrım yapmadık ama aramıza nifak tohumları sokuldu
Bir güvenlik konseyi kurulmuş ve beş ülke var: Çin, Rusya, Amerika, Fransa ve İngiltere. Herhangi bir karar alındığında, bu ülkelerden biri "ben buna katılmıyorum" dediğinde, o karar uygulanmıyor. Bu durumun adil olup olmadığını sorgulamak gerek. Dönüşümlü bir sistem öneriliyor ama buna karşı çıkıyorlar. Yüz seksen ülke karşı çıksa bile, bir ülkenin ret oyu ile alınan kararlar uygulanmıyor. Türkiye’nin dostları maalesef sınırlı. Güneyimizde bir yapılanma var. Ben Bitlisliyim; üç dönem Bitlis milletvekilliği, bir dönem de İstanbul milletvekilliği yaptım. Kürdüm ama bugüne kadar hiç kimse bana "sen Kürtsün, buraya kadar gidebilirsin, şu olamazsın" demedi. Biz hiçbir şekilde etnik ya da dinsel ayrım yapmadık. Kuzeye ne yaptıysak, güneyimize de aynı şekilde yaklaşım sergiledik. Batıda ne varsa, doğuda da o olmalı. Diyarbakır ve Erzurum’a bakın; batıdaki şehirlerden çok daha iyi durumdalar. Ayrım yapmadık ama aramıza nifak tohumları sokuldu. Bu tohumları ekleyenler ise emperyalist ülkeler. Bugüne kadar kırk binin üzerinde şehit verdik ve milyarlarca dolar zararımız oldu. Sınırlarımızda duvar yapma gerekliliği, maalesef yaşadığımız sorunların bir sonucu. Avrupa'da Berlin Duvarı yıkıldığında herkes sevindi, ama biz İskenderun'dan başlayarak bin iki yüz kilometre duvar yapmak zorunda kaldık. Bu, dünyanın masrafı. Emperyalist ülkelerin Türkiye üzerindeki gözleri var. Ancak, Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye, bir karış toprağını kimseye vermez. Liderlik konusu çok önemli. Çin’de Şi, Rusya’da Putin ve Türkiye’de Erdoğan, şu anda dünyadaki oyun kurucuları. Bu üç liderin kabul etmediği bir konuyu kimse uygulamaya geçiremez. Türkiye, İsrail’in bulunduğu yerde durduracak olan ülkedir. Amerika’nın planları arasında Lübnan ve Suriye ile birlikte bir Kürt devleti kurmak var, ama bu planlar başarısız olacak. Türkiye bu oyunu bozacak. PKK ile mücadele ediyoruz, ancak muhafazakar Kürt kardeşlerim maalesef yanıltılıyor. PKK’nın Kürtlerle bir derdi yok; onların derdi, Amerika’nın uşaklığı yapmak. Terör bir devlet kurmak için çalışıyor ve İsrail’in çıkarlarına hizmet ediyor. Kürt kardeşlerim, bu duruma razı olmazlar.
Ekonomik sıkıntılarımız var, pandemi sonrası üretim zincirleri bozuldu, savaşlar ve doğal felaketler başımıza geldi. Bir deprem, on bir şehri ve on beş milyon insanı etkiledi. Ancak, insanlarımız ekmeğini bölerek katkıda bulundu ve inşallah bu yaraları kapatacağız. Yüz milyar dolar zararımız oldu ama sabrederek bu ekonomik sıkıntıyı aşacağız. Şu anda makro göstergelerimiz iyi, fakat dezavantajlı gruplarımız var. Ankara, bu gruplar üzerinde yedi yirmi dört çalışıyor ve umuyorum ki 2025’e kadar bu problemleri çözeceğiz.
İçeride birlik ve beraberlik içinde olmalıyız
Güvenlik sistemimizdeki sorunları dile getirmek kolay değil. Ancak, sistemimizde genel bir bozulma yaşanıyor. Taşeron yasası ve EYT nedeniyle sosyal güvenlik sistemimizde ciddi sıkıntılar var. Bu durumu düzeltmek için hem sosyal güvenlik sistemimizi hem de Emekli Sandığı sistemimizi gözden geçirmemiz şart. Yeni bir yapılandırmaya gitmezsek, beş milyon üç yüz bine varan bir devlet memuru kitlesi ile karşı karşıyayız. Şu anda bütçemizin yaklaşık yüzde kırkı memuriyete gidiyor. Bursa gibi sanayi şehirlerimiz var. Özel sektörü daha da öne çıkarmak ve cazip hale getirmek için devletten özel sektöre yetişmiş eleman göndermemiz gerekiyor. Rahmetli Turgut Özal'ın başardığı gibi, biz de önümüzdeki dönemde bunu gerçekleştireceğiz. Özel sektörümüz zaten güçlü; inşallah bu gayretle ülkemiz 2025-2026 yıllarında eski refah seviyesine kavuşacak. Şu anda rezervlerimiz 160 milyar dolara ulaştı; bu, bugüne kadar görülmemiş bir rakam. Ancak, esnafımıza, KOBİ'lerimize ve ihracatçılarımıza kredilerle destek vererek ekonominin sıkıntılarını gidermemiz ve resesyonu engellememiz gerekiyor. Tüketimi artırarak üretimi yeniden canlandırmalı ve ülkemizin çarklarını durgunluğa sokmadan tekrar refah seviyesine ulaştırmalıyız. İçeride mutlaka birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. İyi bir liderimiz var; AK Parti'nin öncülüğünde Türkiye, önümüzdeki günlerde eski refah seviyesini yakalayacak ve bu artan refah seviyesini daha da yukarılara taşıyacaktır.
Bugün Bursa'da katılım gerçekten çok güzeldi. Emeği geçen herkesi kutluyorum; özellikle il başkanımı, ilçe başkanlarımı ve bize destek veren belediye başkanlarımı tebrik ediyorum. Eski bakanlarımız ve milletvekillerimizle dinamik bir kongre gerçekleştirdik. Bursa'nın durumu oldukça farklı; sizleri tebrik ediyorum. Yıldırım ilçemizin sekizinci olağan kongresinin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Önceki dönemlerde bu ilçeye, bu ile ve Türkiye'ye hizmet eden kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bu dönemde seçimi İrfan kardeşimle birlikte yönetecek olan yönetimi kutluyorum. İnşallah çok daha güzel hizmetler yapacaklar ve partimizi Yıldırım'da, Bursa'da ve Türkiye'de daha ileri seviyelere taşıyacaklardır." şeklinde konuştu.






















