Faaliyet yılının tamamlanması münasebetiyle düzenlenen basın toplantısında, Bursa’nın kişi başına yaklaşık 14 bin dolar GSYİH ile Türkiye’nin en yüksek ekonomik üretim kapasitesine sahip illerinden biri olduğu vurgulandı. Yıllık ihracatı 40 milyar dolar bandına yaklaşan kentin, sanayi ve dış ticaret alanında ülke ekonomisine güçlü bir katkı sağladığı ifade edilirken, kişi başına düşen kamu yatırımlarında ise benzer ekonomik büyüklükteki birçok ilin gerisinde kaldığı belirtildi. Rapora göre, Bursa’da kişi başına kamu yatırımı yaklaşık 38 bin Türk Lirası iken, Antalya’da 54 bin, Diyarbakır’da 72 bin, Sivas’ta 131 bin, Rize’de ise 157 bin TL seviyesine ulaşıyor.
“Adil ve Şeffaf Yatırım Endeksi Oluşturulmalı”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, “Bursa veren bir şehirdir, ancak alan bir şehir değildir. Bu açık adaletsizlik sürdürülemez; üreten şehirler cezalandırılamaz.” dedi. Yatırım Endeksinde Bursa’ya 38 bin TL düşerken, Rize’ye 157 bin TL verilmesinin kriterlerinin açıklanmasını isteyen Aslan, çözüm önerisi olarak “Bursa Özelinde Adil Yatırım Endeksi” oluşturulmasını ve bu raporun her yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunularak, planlı kalkınma hedefi doğrultusunda bölgesel ve uygulanabilir çözümler önerilmesini önerdi.

Bursa’da Trafik Sorununa Neşter: Yaya Öncelikli Şehir Modeli
2025 Faaliyet Raporunda, şehrin kronikleşmiş ulaşım problemleri de detaylı şekilde ele alındı. Ulaşımın artık yalnızca bir trafik meselesi değil, aynı zamanda yaşam kalitesi ve ekonomik verimlilik sorunu hâline geldiği vurgulandı. Önerilen çözümler arasında entegre bir ulaşım master planının acilen hayata geçirilmesi, yayalaştırılmış kent merkezlerinin oluşturulması, raylı sistem, demiryolu yük taşımacılığı ile deniz ulaşımının entegrasyonu ve yaya öncelikli şehir modeline geçiş yer aldı.
Yüksek Hızlı Tren Projesinin “Hızı Gittikçe Düştü”
İl Başkanı Fikret Aslan, şehirler arası ulaşım yatırımlarının da yavaş ilerlediğini belirterek, “Yıllardır tamamlanması beklenen Yüksek Hızlı Tren hattı, önce hızlı tren projesine dönüştü, şu an ise bitirilmek bir yana, bitişe bile yaklaşmamıştır. Üç yıl önce açılacağı taahhüt edilen hattın inşaat çalışmaları hâlen devam etmekte olup, hizmete giriş tarihi net değildir.” dedi.
Kentsel Dönüşüm, Var Olan Krizi Derinleştiriyor
Rapor, kentsel dönüşüm politikalarını da mercek altına aldı. Mevcut uygulamaların deprem güvenliğini merkeze almak yerine, plansız ve bilinçsiz bir “yerinde dönüşüm” anlayışına odaklandığı belirtildi. Bursa’daki dönüşüm uygulamalarının şehircilik ilkelerinden uzaklaştığı ve altyapı krizini daha da derinleştirdiği ifade edildi. Özellikle yüksek emsal uygulamalarıyla altyapı üzerindeki nüfus yoğunluğunun arttığına dikkat çekildi.
Ranta Karşı Önlem: Dört Paydaşlı Adil Model
İl Başkanı Fikret Aslan, kentsel dönüşümün can güvenliği için yapılması gerektiğini vurguladı: “Ne yazık ki Bursa’da bu temel ilke tersine çevrilmiştir.” Raporda, dikey yapılaşmanın getirdiği can güvenliği ve toplumsal sorunlara dikkat çekilirken, dönüşüm sürecinin belediye-mülk sahibi-müteahhit-kiracı dengesini gözeten dört paydaşlı adil bir model ile yönetilmesi gerektiği ifade edildi.
Acil Merkezlerin Acileyeti Kaldırıldı
Basın toplantısında 112 Acil Çağrı Sistemindeki yetersizlikler de gündeme taşındı. 2026 yılında yapılan değişiklikle ambulans şoförleri, bilgileri dışında görevlerinden alınarak paramedik ve ATT’ler şoför olarak görevlendirildi. Bu durum hem personel hem de halk sağlığı açısından risk oluşturuyor. Aslan, “Artan nüfus ve çağrı yoğunluğuna rağmen, sistem yeterli personel ve teknik altyapı ile desteklenmemektedir. Bu durum acil müdahalelerde ciddi gecikmelere yol açmaktadır.” dedi.
Plansızlık Bursa’yı Çöpe Götürüyor
Bursa’da günlük yaklaşık 3.500–4.000 ton evsel atık üretiliyor ve mevcut Hamitler (Yenikent) Düzenli Depolama Sahası 2027’ye kadar kente hizmet verebilecek durumda. Yeni depolama sahasının hâlâ planlanmamış olması, ciddi bir atık krizine yol açma riski taşıyor. Aslan, “Nüfus artışı ve hızlı kentleşme dikkate alınarak, uluslararası standartlarda, çevre dostu bertaraf tesislerine acilen ihtiyaç var.” dedi.
Bursa Susuz Bırakılıyor, Faturasını Vatandaş Ödüyor
Toplantıda BUSKİ’nin su tarifelerindeki artışlar ve kademe değişiklikleri de ele alındı. 2025’te metreküp başına 25,38 TL olan birim fiyat 2026 Ocak ayında 33,28 TL’ye yükseldi. İkinci kademe fiyatı ise 48,22 TL’den 63,23 TL’ye çıktı. Atık su, bakım ve çevre bedellerindeki artışlarla birlikte toplamda %200’e varan zam yaşandı. Aslan, “Dört kişilik bir aile artık sudan tasarruf etmek zorunda kalıyor. Milletin sabrı tükenmiş durumda.” ifadelerini kullandı.