Anahtar Parti İl Başkanı Fikret Aslan konuşmasının devamında: “Türkiye’nin hiçbir döneminde hiçbir zaman bu kadar demokrasinin yıprandığı, güdümlü ve baskıcı bir alana taşındığı ikinci bir dönem yoktu. Türkiye Cumhuriyeti, Belarus olamaz. Türkiye Cumhuriyeti, İran’a; Türkiye, Suriye’ye; Irak’a; Libya’ya; Mısır’a benzemez. Çünkü buralarda devlet, doğal kaynakları üzerinden kendi yapılanmasını sürdürürken, Türkiye’de milletin enerjisi üzerinden, vergisi üzerinden bir yapılanmayla hayatını ihkam etmektedir. Onun için Türk milletinin sıkıntıya düştüğü, dara düştüğü durumlarda sorgulama kabiliyeti, bu ülkelere göre çok daha yüksektir. Bu da Türkiye’de ne olursa olsun değişimin öncüsü olacak bir yapılanmayı hazırladığının göstergesidir.
Şimdi biz Bursa’da, 16.11.2024 yılında, genel başkanımızın Bursa’ya teşvikiyle, Bursa biliyorsunuz, ecdat yadigarı, 400 çadırlı bir yapılanmadan, dünyaya nizam vermiş, Osmanlı ile Viyana kapılarına kadar dayanmış bir milletin temellerinin atıldığı bir yerdir. Bunun için de bizim hareketimizin tarihsel sorumluluğu, Bursa’da bu hareketin başlaması ve Bursa’da yeşermesi açısından Bismillah’ın helalin üzerinden çektiğimiz Bismillah, Bursa’da bu topraklardan çektik. Demokrasi açısından, demokrasiye çok tatlı bir şekilde geçtiğimizden bugüne kadar Türkiye’de siyasi yapılanmasını en hızlı şekilde tamamlayan hareket olarak tarihe geçtiğimizi ifade edelim. Çünkü on birinci ayın on altısında Bursa’da Bismillah’ını çektiğimiz yapı, dördüncü ayın yirmi sekizinde Türkiye’de seçimlere girme hakkını kazanmış Türkiye’deki ilk harekettir. Son yirmi beş yıla baktığımızda, kurulan iki üç tane parti vardır. Milletin teveccühüne mazhar olan bu partiler içerisinde de bunlar, iki üç yıllık süre içerisinde kurulmuş ve teşkilat yapılanmalarını tamamlamıştır. Ama anahtar parti, milletin teveccühünü çok kısa bir zamanda kazanmış ve seçime girme barajını aşmıştır. Tabii anahtar partinin bu kadar başarı gösterdiği bir alan mevcuttur. Şimdi bizler merkeze doğru koşarken, inancı, felsefesi, duruşu ne olursa olsun "önce insan" diyen, "önce insanı yaşat ki devleti yaşat" anlayışına sahip olduğumuzdan dolayı, zaman zaman Türkiye'nin sıkıştığı alanlarda açıklama yaparken, her kesim bizi bir alana sıkıştırmaya kalkarken, biz hiçbir ana sıkmadığımızı, "önce insan" diyen anlayışımızı ön plana çıkararak, her kesimi kendi bünyemizde bulundurup, vatanla, milletle, bayrakla derdi olmayan, devletin malı, yetim malıdır anlayışıyla hareket edecek her kesimi içinde bulunduracak bir yapıyı Türk milletinin huzuruna sunacağız. Bundan dolayı da milletimizden büyük bir teveccüh görerek yapılanmamızı en kısa zamanda sağlamış oluyoruz.
Bir devletin bu manada bugünlerde zora düşmesinin en önemli etkeni olan sosyal devlet anlayışını kaybettiğini görüyoruz. Devletin olabilmesi için bir çocuğun doğumundan ölümüne kadar bir insanın doğumundan ölümüne kadar, devletine bir güven endeksiyle yaşaması lazım. Bu güvenlik endeksi de "benim devletim var, başıma bir şey geldiğinde devletim bunu çözebilir" diye olmalıdır. İradeyi göstermesi lazım ki, bugün geldiğimiz durum şahısların adaleti hem hızlı tecelli ediyor hem de devletten çok çok önce çözüme kavuşuyor. Milletimiz artık son günlerde devletinden değil, kudret şahıslardan adalet dilenir hale geldi ki, son zamanlarda buralarda yaşanan hadiseler malumunuzdur. Şimdi, devlet vatandaşına güvenlik sunamıyorsa, doğumdan ölümüne kadar sağlık hizmeti sunamıyorsa, adalet kavramını kendi değil de başkalarına bırakıyorsa, güvenlik, adalet ve eğitimini geleceğini kalpazanlara bırakıyorsam, devlet sosyal devlet olma kavramını kaybetti demektir. Devletin temel özellikleri bu dört endeks üzerine oturur. Çünkü bu yönetim şekli memleketimizi sıkıntıya sokmuştur. Memleketimizde sistemin bozulmasına sebep olmuştur. Biz anahtar parti olarak, tek kelimeyle ifade etmek istiyorum ki, memleketimize, milletimize bir sistem armağan edeceğiz. Hukukun yanlışlığı, doğruluğu, bu toplumun değerlerine uygunluğu, uygunsuzluğu tartışması ayrı bir konudur. Ama doğrusuyla, yanlışıyla var olan hukuka esası üzerinden tabi olacak bir lideri Türk milletinin inşallah iktidarına sunacak parti anahtar partidir diyerek, genel başkan yardımcımıza sözü bırakmak istiyorum ve sorularınızı alarak söze devam etmek istiyorum. Hepinize teşekkür ederim." dedi.
Genel Başkan Yardımcısı Beril Gümüş: “Anahtar parti ekim ayında kuruldu. Ankarada birinci yaş günümüzü kutlamanın heyecanı vardı. Ben Bursaya gelmekten çok mutluyum. Dün akşam Bursada istişare toplantılarımızı gerçekleştirdik. Bursanın sorunları genel türkiye siyasetine ilişkindir. Bursa teşkilatımızı emin ellerde ve insanlarımıza dokunmuştur. Özellikle sosyal politikalardaki sorular beni ziyadesi ile mutlu etti. Biz merkez dahada emin adımlarla yükselen bir parti olduk. Biz hem Bursanın hem Türkiye’nin tüm sorunlarını çözeceğiz. Ben Bursa teşkilatına verdikleri emekleri için çok teşekkür editorum. Burada bizim aynamızı tutup çalışmaları bizi ziyadesi ile mutlu etti.” dedi.





















