Başkan Bozbey açıklamasının devamında: “Arkadaşlarımız projeye başladı. Kısa sürede tamamlanacak ve mahallemize, muhtarlığımıza teslim edilecek. Böylece gençlerimiz burada bir araya gelecek. Biz burada sadece arkadaşlarıyla değil, aileleriyle birlikte de buluşacaklar. Burada tescil olacak ve sosyal tesisler inşa edilecek. Gençler burada hem güzel zaman geçirecek hem de kötü alışkanlıklardan uzak durmuş olacaklar. Bunu da sağlamış olacağız. İnanıyorum ki, bizler birçok yerde düşündüğümüz bu tesisleri hayata geçirdiğimizde Bursa, Bursaspor'un başkenti olacak duruma gelecektir. Bu konuda iddialıyız. Bakın, Nilüfer'de yapmış olduğumuz, Bursaspor'u şampiyon yapan İbrahim Yazıcı adına inşa ettiğimiz ot tesisinin benzerini Yıldırım'da ve Osmangazi'de başka yerlerde de planlıyoruz. Ancak yer konusunda hâlâ çaba gösteriyoruz. Yer teminini gerçekleştirdiğimiz andan itibaren Bursa'ya en az iki adet, dört beş bin kapasiteli spor sahası ve futbol sahası kazandırmayı düşünüyoruz. Amatör spora ne kadar destek verirsek, o kadar sahipleniriz; bu da Bursaspor'un geleceğini garanti altına alır. Çünkü oradan yetişecek başarılı futbolcular, Bursaspor'a katılacaktır. Bursaspor, üst düzeyde bir şemsiye takım konumunda ve Türkiye'nin gündeminde her an var olan bir takım olacaktır. Ayrıca, yapacağımız salonlarla birlikte voleybol, basketbol ve diğer branşlarda da merkezi bir konuma gelmiş olacağız. Amacımız, Bursa'yı spor kenti, eğitim kenti ve kültür kenti yapma çabamızdır. Elbette ki yollar olacak, imarla ilgili düzenlemeler yapılacak. Ancak bizim toplumu değiştirme ve dönüştürme anlayışımız, bu üç ana unsurun yaygınlaşmasıyla mümkün olacaktır: eğitim, kültür ve spor. Bu hedefler doğrultusunda yatırımlarımız devam etmektedir.
Bu bölgede çeşitli projelerimiz de var. Özellikle ulaşım akslarıyla ilgili yeni düzenlemeler söz konusu. Hedefimiz, Ata Bulvarı'na oradan geçerek buraya bağlamak ve bir güzergah oluşturup trafiğin bu yönden de akmasını sağlamak. Bu konuda arkadaşlarımız yoğun biçimde çalışıyor. Diğer taraftan alternatif yollarla ilgili düzenlememiz var. Biraz önce muhtarımız değindi. Neticede bir on iki saatlik grevimiz oldu ama önemli değil; onu da geçtik. Şimdi, on üç bin sekiz yüz civarında çalışanımızı ayırmayan, hiçbirini birbirinden farklı görmeyen, hepsinin de çok değerli insanlar olduğunu savunan insanlarız. Bunu böyle düşünüyorum. Bizim için hepsi aynıdır. Olabilir, bazen içlerinde çok farklılıklar olabilir ama hiç önemli değil. Neticede hep beraber hizmet üretiyoruz. Hep beraber sorunu ortadan kaldırmak için taşın altına elimizi koyuyoruz. Bu nedenle ben on üç bin sekiz yüz arkadaşımıza, çalışma arkadaşımıza, mesai arkadaşımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Hepsi her gün bir yerde, Bursalının huzurlu ve güvenli bir ortamda bulunması, aynı zamanda iyi hizmetler alması için çaba gösteriyorlar. Onların her birine teşekkür ediyorum.
Ulaşımda da özellikle otobüs şoförü kardeşlerimin çok riskli bir görev yaptığını bildiğim için o konuda hassasiyet gösteren bir anlayışla o sözleşmeyi zaten ortaya koymuştuk. Neticede bağlandı ve şimdi önümüze bakıyoruz. Önemli olan şoförlerimizin, özellikle de Burulaş'ta çalışan her bir arkadaşımızın, hem araçları nitelikli bir şekilde onarmasını sağlamak, hem de güvenli sürüşleriyle vatandaşlarımızı bir yerden bir yere güvenli ve huzurlu bir şekilde, üstelik güler yüzlü bir şekilde ulaştırmasını sağlamaktır. Bunu bekliyoruz; bunu yapıyorlar, yapacaklardır da. Bu nedenle ben tekrar hayırlı olsun diyorum. Bir on iki saatlik bir kriz yaşadık; demek ki bu da bizim kısmetimizmiş. Bunu da bu şekilde hep beraber aşacağız.“ diyerek açıklamasını tamamladı.

















