HABER: ADİVİYE ELBAŞMerinos Atatürk ve Kültür Merkezinin Yıldırım Bayezid salonunda Bursa Büyükşehir Belediyesinin kırsal kalkınmaya verdiği önem neticesinde Bursalı çiftçiler ile 'Tarım Paydaşları Buluşması' gerçekleşti. Gerçekleşen buluşmaya Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Vali Yardımcısı Mustafa Kılıç, Bursa Tarım ve Orman İl Müdür Vekili Erdoğan Ceylan, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ve çok sayıda basın mensubu ve çiftçinin katılımı ile 'Tarım Paydaşları Buluşması' gerçekleşti. 

Tarım ve hayvancılığı iyileştirmek Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak önceliklerimizden biri olacak. Bursa zaten doğası, iklimi ile tarımda tüm Marmara’nın tedarikçisi durumunda olacak bir kenttir. Yeterki topraklarımıza ve tarım alanlarımıza sahip çıkalım. Zeytin, armut, çilek, kiraz, şeftali, siyah incir, enginar.Aslında çok zenginiz. Sadece ihmal edilen , daha verimli olabilecekken atıl durumda kalan topraklarımızın ve üreticilerimizin üretime katmak , onları katılıma sağlamak ve daha verimli olmaları için destek olmak istiyoruz.
Böylelikle Bursa’mızın kırsal bölgelerinin de cazibesini, yaşanabilirliğini hep beraber arttırmış olacağız. Tarımı iyileştirip, kazançlarını arttırıp, köylere sosyal alanları da yaparak, gençlerimizin şehire gitmesine engel olmak. Gençlerin tarımdan ve hayvancılıktan kaçmasını da engellemiş olmak. 


Yapacak çok işimiz var, tabi bir anda hepsini yapamasakta zaman ve imkanlar doğrultusunda sırayla hepsini gerçekleştireceğiz. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk 1923’te şöyle demiş: “ Eğer milletimizin büyük çoğunluğu çiftçi olmasaydı, biz bugün dünya yüzünde bulunmayacaktık ”.

Bugün geldiğimiz noktada başta olmak üzere buğday, arpa, mısır, yağlı tohum, ayçiçeği, soya, baklagillerde, mercimek başta olmak üzere dev ürünlerde maalesef yeterli oranda üretemediğimiz için ciddi anlamda dışa bağımlıyız. Hayvancılıkta, yıllık kullandığımız 30 milyon yaklaşık 14 milyon tonunu ithal ediyoruz ham madde olarak. Süt üreticimiz şu anda ne yazık ki maliyetinin çok altında sütü satmak zorunda ve sürekli süt hayvanları kesime gitmektedir. Bugün et fiyatlarında yaşanan anormallik altı yüz lirayla bin lira arasındaki bir kilo kırmızı et beyaz etteki ihracat kısıtı yaşanıyor. Bütün bu gerçekleri görüyoruz ve farkındayız. Dolayısıyla siz değerli çiftçilerin temel sorunlarının tümünün farkındayız. Bağ-Kur priminin 6 bin lira olması ciddi bir sorundur. Yine aynı şekilde 30 gün prim ödemek çiftçi için bizim sorumluluğumuz. Başkanım söyledi, 55-60 yaş arasına gelmiş ortalama çiftçimizin yaş durumu. Yani bu sene bekledik. Evet acil tedbirler almazsak çiftçi kalmayacak demektir köylerde. Acil tedbirler almalıyız. Bunu sadece büyükşehir olarak elbette büyük bir destek gösteremeyiz. Ama biz var olan bütün koşullarımızı çiftçi lehine, küçük çiftçiler lehine, kooperatifler lehine kullanmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Biliyorum o kadar en büyük probleminden biri sulama problemi, gübre problemi, ilaç problemi, işçilik problemi hepsinin farkındayız. Biz değerli büyükşehir belediye başkanımla beraber büyükşehirin kaynaklarında tarıma ayrılacaktır." dedi.


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in konuşmasının satır başları:
Değerli katılımcılar, üreten , çalışan , emek veren siz dostlarımın öncelikle “14 mayıs dünya çiftçiler gününü” yürekten kutluyorum.Seçimler sırasında tüm vatandaşlarımıza “ortak akılla” hareket edeceğimi söylemiştim.Bugünde aslında bunun için buradayız. Eğer tarımı , hayvancılığı, çiftçinin sorunlarını, üreticinin ihtiyaçlarını çözeceksek bunu ancak sizlerle beraber yapabiliriz. Bu sebeple konuşmamı kısa tutup sizleri dinlemeye gayret edeceğim.
Tarımı iyileştirmek önceliğimiz olacak
Pandemide bütün dünya şunu farkettiki gıda, dolayısıyla tarım ve hayvancılık çok önemliymiş. Sanayisi gelişmiş , zengin ülkeler bile tohumuna sahip çıkıyor, hayvancılığı, çiftçiyi el üstünde tutuyor. Herkes önce kendi kendine yetmek istiyor. Bizde eskiden böyleydik. Eskiden bizde kendi kendisine yeten bir ülkeydik. Artık Kanada’dan kırmızı mercimek, Mısır’dan kuru fasulye alıyoruz. Hayvancılıkta da durumumuz aynı.
Tarım ve hayvancılığı iyileştirmek Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak önceliklerimizden biri olacak. Bursa zaten doğası, iklimi ile tarımda tüm Marmara’nın tedarikçisi durumunda olacak bir kenttir. Yeterki topraklarımıza ve tarım alanlarımıza sahip çıkalım. Zeytin, armut, çilek, kiraz, şeftali, siyah incir, enginar.Aslında çok zenginiz. Sadece ihmal edilen , daha verimli olabilecekken atıl durumda kalan topraklarımızın ve üreticilerimizin üretime katmak , onları katılıma sağlamak ve daha verimli olmaları için destek olmak istiyoruz.
Böylelikle Bursa’mızın kırsal bölgelerinin de cazibesini, yaşanabilirliğini hep beraber arttırmış olacağız. Tarımı iyileştirip, kazançlarını arttırıp, köylere sosyal alanları da yaparak, gençlerimizin şehire gitmesine engel olmak. Gençlerin tarımdan ve hayvancılıktan kaçmasını da engellemiş olmak. 
Tek çatı altında emek ve enerji kayıplarını azaltacağız
Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığımız, Tarım Peyzaj A.Ş, Buski, Besaş ve Hagel ile beraber, sizler için projelerimiz olacak. “Koperatifler için üretici çatı birliği” ile üretici koperatiflerimizi tek çatı altında toplayıp emek ve enerji kayıplarınında önüne geçmiş olacağız., “Tarımsal üretimi araştırma, destekleme ve eğitim merkezi” ile hem ar-ge çalışmaları hem eğitim faliyetleri hem de ürün çeşitliliği ile ile verimliliği arttırmayı, “O köy bizim köyümüzdür” ile köylerin sosyal anlamda cazibelerini arttırıp işgücünü korumayı hedefliyoruz.
Kaliteyi arttırmak istiyoruz
Ürün ve süt toplama merkezleri gibi tesislerin sayısını arttırıp , modern ve kullanışlı fuar alanlarıyla üreticilerimizin ürünlerinin pazar paylarının arttırılması ile daha verimli bir şekilde satabilmelerini de hedefliyoruz. Meteorolojik tahmin ve erken uyarı sistemlerini arttırıp zeytin ve meyvede kaliteyi arttırmak istiyoruz. Tohum’dan , hayvancılıkta nakdi desteklere , mazot desteğine kadar imkanlar doğrultusunda yardımlarımız olacak.
Bilimsel çalışmalar ile daha iyi verim alacağız
İklim değişikliğinin getirdiği sonuç itibariyle yeni ürünlerin de bölgemizde yetişmeye başladığının farkında olarak , yapılacak bilimsel çalışmalar ile bu ürünlerden daha fazla verimin alınması çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Yapacak çok işimiz var, tabi bir anda hepsini yapamasakta zaman ve imkanlar doğrultusunda sırayla hepsini gerçekleştireceğiz. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk 1923’te şöyle demiş: “ Eğer milletimizin büyük çoğunluğu çiftçi olmasaydı, biz bugün dünya yüzünde bulunmayacaktık ”.
Bursa Büyükşehir Belediyesi çiftçisinin kıymetini bilecek
Bursa Büyükşehir Belediyesi çiftçisininde , köylüsününde kıymetini bilecek. Gücü doğrultusunda gereğini yapacak. Hiç merak etmeyin.Sözü sizlere bırakmadan önce , şimdiden 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımızı kutluyor, Başta ulu önderimiz Gazi Mustafa kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Hepinize teşekkür ediyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Bursa CHP Milletvekili Orhan Sarıbal:
"Başkanı kooperatiflerimizin kıymetli yöneticileri başkanları yani kısaca bu ülkeye emek katan, değer katan belediye başkanımız alın teriyle emeğiyle var olan ve elbette siz değerli yöneticilerimiz hepinizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü törenimize hoş geldiniz, sefalar getirdi. Konuşmama büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözüyle başlamak isterim. Türkiye'nin hakiki sahibi ve efendisi hakiki üretici köylüdür. Büyük önder bu sözü o gün söyledi ama dünyanın bu en önemli temel meselesinin gıda olduğunu o günden bugüne bize öğretti ve geleceği de bunun üzerinden şekilleneceğini ortaya koydu. Değerli dostlar değerli üretici arkadaşlarım. Bir iki analiz yapmak istiyorum. Birincisi şu dünyada tarım alanları sürekli daraltılmakta. Dünyada nüfus oranı sürekli artmakta. Dünyada savaş iklim krizi, jeopolitik farklılıklar, siyasal ve ekonomik krizlerden dolayı sürekli bir hareketlilik var ve sürekli bir değişkenlik söz konusu. Covid-19, Rusya Ukrayna Savaşı, Orta Doğu krizi bütünüyle dünyaya baktığımızda gıda, gelecek yüzyılların en önemli en temel konusu olacak. Bugün Türkiye ne yazık ki uluslararası şirketlerin pazarı konumuna dönmüş, başta çiftçimiz olmak üzere 85 milyon insan artık bir müşteri halindedir. Çok hızlı şirketler bizim ne üreteceğimize nasıl üreteceğimize artık karar vermiş durumdalar. Bizler bu ülkenin çiftçileri olarak başka bir dünya, başka bir yaşam istiyoruz. 2002 yılında, 3 milyon çiftçimiz varken, bugün 2 milyon çiftçiye düştük. 1 milyon çiftçimiz elbette yok olmadılar. Bu çiftçilerimiz para kazanamadıkları için bu işleri bıraktılar. Yine o tarihlerde milli gelirin yüzde 10'u tarımdan karşılanırken şimdi sadece yüzde 6'ya düştü. Tarım kesimi o günlerde yüzde 35 istihdam sağlarken bugün yüzde ne yazık ki 15'e düştü. Yine 1 milyona yakın Bağ-Kur'lu çiftçimiz varken bugün 400 bine düştük. Neresinden bakarsanız bakın bütçedeki payı çiftçinin yüzde 2 iken bugün yüzde 1'lerin altına düştük. Çiftçiyi destekleme de bütün dünya tarımı çok yüksek oranda desteklerken çiftçiyi özellikle Avrupa ülkeleri, Amerika, Kanada yani ekonomide, sanayide, kalkınmada, bilimde, büyümüş ve gelişmiş bütün ülkeler tarıma ayrıca destek verdiler. Ayrıca kaynak ayırdılar. Ama biz ne yazık ki 2002'den bugüne kadar desteklemenin 22 kat arttırdık ama çiftçinin borcu da 122 kat arttı. Yani çiftçiyi desteklemek yerine, kösteklemeye devam ediyoruz.
Bugün geldiğimiz noktada başta olmak üzere buğday, arpa, mısır, yağlı tohum, ayçiçeği, soya, baklagillerde, mercimek başta olmak üzere dev ürünlerde maalesef yeterli oranda üretemediğimiz için ciddi anlamda dışa bağımlıyız. Hayvancılıkta, yıllık kullandığımız 30 milyon yaklaşık 14 milyon tonunu ithal ediyoruz ham madde olarak. Süt üreticimiz şu anda ne yazık ki maliyetinin çok altında sütü satmak zorunda ve sürekli süt hayvanları kesime gitmektedir. Bugün et fiyatlarında yaşanan anormallik altı yüz lirayla bin lira arasındaki bir kilo kırmızı et beyaz etteki ihracat kısıtı yaşanıyor. Bütün bu gerçekleri görüyoruz ve farkındayız. Dolayısıyla siz değerli çiftçilerin temel sorunlarının tümünün farkındayız. Bağ-Kur priminin 6 bin lira olması ciddi bir sorundur. Yine aynı şekilde 30 gün prim ödemek çiftçi için bizim sorumluluğumuz. Başkanım söyledi, 55-60 yaş arasına gelmiş ortalama çiftçimizin yaş durumu. Yani bu sene bekledik. Evet acil tedbirler almazsak çiftçi kalmayacak demektir köylerde. Acil tedbirler almalıyız. Bunu sadece büyükşehir olarak elbette büyük bir destek gösteremeyiz. Ama biz var olan bütün koşullarımızı çiftçi lehine, küçük çiftçiler lehine, kooperatifler lehine kullanmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Biliyorum o kadar en büyük probleminden biri sulama problemi, gübre problemi, ilaç problemi, işçilik problemi hepsinin farkındayız. Biz değerli büyükşehir belediye başkanımla beraber büyükşehirin kaynaklarında tarıma ayrılacaktır." dedi.
Bütün sorunları yavaş yavaş çözeceğiz
Sarıbal: "Değerli dostlar. Ben de sizler gibi bir çiftçi ve üretici olarak havanın yağmurundan suyun çamurundan ve elbette her türlü iklimden etkilenen ama aynı zamanda pazar sorunuyla karşı karşıya olan kitlenin bir bireyin hepsinin farkındayım. Birlikte aşacağız yavaş yavaş , birlikte çözeceğiz bütün sorunları. Ama bilmek zorundayız ki hepimizin el birliğiyle daha büyük kaynağın çiftçiye ayrılmasını. 2006 yılında bir kanun çıktı. Dediler ki tarıma ayrılacaklara milli servetin yüzde birinden aşağı olmayacak dediler. Ne yazık ki iki bin yirmi üçte binde yirmi dört olarak en düşük seviyesine ulaştı. Rakam olarak söyleyeyim. Faizi 640 milyar ayırdık. Bizim çiftçimize 63 milyar ayrıldı. 2024 yılında faize 1.2 trilyon ayırıyoruz. Ne yazık ki çiftçimize 91 milyar lira ayrıldı. Peki sadece çiftçinin kullandığımız otun değeri ne kadar? 124 milyar lira. Bütün bu gerçeklikler üzerinden ben tekrar tarımın ve gıdanın bir insanlık hakkı olduğunu gıdaya ve tarıma insanlığın temel meselesi olarak bakılması gerektiğini büyük bir söz vardır. Bir ülkeyi işgal etmek istiyorsanız topla, tüfekle gider, işgal edersiniz, bayrağınızı dikersiniz. Ama insanlığı yönetmek istiyorsanız gıdayı elinizde tutacaksınız. Bugün de Ulusöz şirketlerin kapitalizmin, emperyalizmin temel en önemli organı gıda. O yüzden bütün bunların farkında olarak gıdanın da temel hakları olarak düşünerek, bilerek ve siz değerli çiftçilerin de bu ülkenin hakiki, sahici, onurlu insanlar olduğunu bilerek onurlu bir iş, onurlu bir gelire sahip olmanızı isteyen biri olarak. Sizleri tekrar saygıyla, dostlukla selamlarken Avrupa'da bir çiftçinin ortalama geliri 30 bin dolar benim çiftçimin 4 bin dolarla 2 bin dolar arası değişmekte, bütün bu gerçeklikler üzerinde sizleri tekrar. Saygıyla, dostlukla selamlıyorum. Emeğiniz boşa gitmesin. Ürününüz bol olsun. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nüzü tekrar canı yürekten kutluyorum." şeklinde konuştu.
Bursa Tarım ve Orman İl Müdür Vekili Erdoğan Ceylan:
"Bugün gerçekten önemli bir gün. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü. Milletin efendilerinin günü, çiftçilerin günü. Bugün de bu programın tertiplenmesinde Sayın belediye başkanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bursa üretiyor. Ne üretiyor? Tarım arazilerimizin yüzde 40'ı tarla bitkileri, salçalık domatesler yüzde 25'i ile ülkemizde birinci sıradayız. Domates üretiyoruz. Yaban mersini, ahududu, böğürtlen, Türkiye'de birinci sırada Bursa'mız. Diğer taraftan baktığımızda hayvancılık olarak. 224 bin büyükbaşımız, 536 bin küçükbaşımızdan sayı olarak ön sıralarda değiliz ama ülke genelinde tarımsal ürün getirisi olarak 11.inci sırada yer almaktadır. Çiftçilerimiz Bursa'mızda üretiyor ve yaptığımız ihracat rakamımız 536 milyon dolardır. 2023 için biz bakanlık olarak yaptığımız çifçilerimizin arazilerini etkin kullanma projesi kapsamında yüzde 75 bakanlık kaynaklı yüzde 25'le siz kıymetli çiftçilerimizin kaynaklarıyla beraber uyguladığımız projeler devam etmektedir. Bursa'mızda şu anda gerçekten söz sahibi bir kurumda bu yeterli mi? Tabii ki yeterli değil. Bursa'nın bu durumunu daha da ileri taşımak gerekiyor. Tohumluk mısır üretiminden Türkiye'de birinci sırada Bursa'mız. 93 bin dekarlık tohum üretim alanlarıyla Mısır'da 75 bin dekarla Bursa'da Türkiye'de Bursa birinci sırada. Fidan üretimi olarak ise 32 milyon fidan üretimiyle yine Türkiye'de birinci sırada. Bu tabii kolay olmuyor. Sivil toplum örgütlerinin, belediyelerin ve bakanlıkların, ortak yürüttüğü projeler sayesinde bu seviyelere geldi ve bu çıtanın daha da yükseklere taşınmasını ve katkı veren herkese siz çiftçiler adına şükranlarımı arz ediyorum." şeklinde konuştu.




















