GAZETEABC/ HABER: ADİVİYE ELBAŞBursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı önceleyen bir anlayışla, üreticilerin her alanda desteklemeye devam ediyor. Çiftçi Destekleme Programları ile sağlanılan hibeli ürünlerin doğru, verimli ve sürdürülebilir şekilde kullanılmasını da önemsiyor, bu doğrultuda eğitim ve bilgilendirme çalışmalarına hız kesmeden devem ediyor. Bu anlayışla hayata geçirilen “Büyük Çiftçi Buluşması” ile üreticilerle bir araya geliyor, onların bilgiye, dayanışmaya ve desteğe erişimini güçlendirmek hedefleniyor. Sertifikalı eğitimlerin de yer alacağı bu buluşmada, tarımın geleceğini hakkında önemli bilgiler aktarıldı.
"Bu bir kader değil"Çiftçilerin sorunlarını dile getiren Bursa CHP Milletvekili Orhan Sarıbal: "86 milyon insanın gıda hakkını korumaya çalışan siz değerli üreticilerimizi saygıyla selamlıyorum. Bir iklim krizinin sonuçlarını net bir şekilde görüyoruz. Çok üzgünüm. Bu bir kader değil. Bu durum başka ülkelerde yaşansa çiftçi üzülmezdi çünkü onlar devlet güvencesi altında. Ülkemizde ise üretici dostlarımızın her türlü üründe büyük bir zarar gördüğünü biliyoruz. Bizim ülkemizde ciddi bir üretim yetersizliği var." dedi.
Sarıbal, çiftçilerin yaşadığı sorunları yıllardır mecliste gündeme getirdiklerini ancak sorunlara çözüm bulmada yetersiz kaldıklarını dile getirdi. Bugün çiftçinin bu topraklarda mağdur olduğunu dile getiren Sarıbal, "Hazine ve Maliye Bakanı enflasyonun kaynağını çiftçi olarak göstermeye çalışıyor ancak enflasyonu yüzde ondan yetmişlere getirende onlar. Günün sonunda bu ülkenin kaynakları heba edilerek, bedeli bizlere ödetilmeye çalışılıyor. Girdilerin hepsi dolar ve her türlü maliyet artıyor ama çiftçinin ucuz satmasını istiyorlar. Maalesef sanayi, konutlaşma ve ticaret tarım alanları üzerinden yapılıyor. Uygulanan tarım politikalarının tümü çiftçinin aleyhine gerçekleşiyor." şeklinde konuştu "Bir tohum toprağa verildiği andan itibaren artık o sadece çiftçinin değil; aynı zamanda kamunundur." diyen Sarıbal, tarımın hiçbir sekilde siyasallaştırılamacağını ve tarımın sahibinin devlet olduğunu vurguladı. Sarıbal, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Çiftçinin mutlaka bir sahibi olması gerekir. Çiftçinin desteği ise devlettir. Ancak tarımın iktidarı, politiği ve siyasetçisi olmaz. Bunun yerine tarımın sahibi devlet olmalıdır. O yüzden hiçbir milletvekiline hiçbir siyasiye tarım malzeme edilemez. Tarım bir haktır bir ihtiyaçtır."dedi. "Bu toprakların asıl sahibi sizlersiniz"Gerçekleştirilen buluşmada Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey: “Bu toprakların asıl sahipleri sizlersiniz. Bursa’mızın bereketli topraklarına can veren, üretimiyle kentimize hayat katan siz değerli çiftçilerimizsiniz. Çiftçi demek; emek demektir, üretim demektir. Sizlerin emeği olmadan sofralarımız eksik, geleceğimiz kurak olur. Her zaman sizlerle omuz omuzayız. Biliyoruz ki üretmek artık her geçen gün daha da zorlaşıyor. Mevsimler değişiyor, su kaynakları azalıyor. Girdi maliyetleri artarken, ürün fiyatları ise emeğinizin karşılığını vermiyor. Tüm bu zorluklar, omuzlarınızdaki yükü her geçen gün biraz daha ağırlaştırıyor. Ancak üretmeye devam etmeliyiz. Hem de doğayla uyum içinde, sürdürülebilir bir anlayışla üretmek zorundayız. Çünkü biliyoruz ki bu kentte yaşamın temeli, üretimden geçiyor. İşte tam da bu yüzden yanınızdayız. Alın teri dökenin, toprağa emek verenin daima arkasındayız. Tarım Peyzaj AŞ iş birliğinde gerçekleştirdiğimiz her proje; sizler, çocuklarımız ve kentimizin geleceği içindir.
"Üretimi geri dönüşümle gerçekleştiriyoruz"Göreve geldiğimiz andan itibaren, tarım için vakit kaybetmeden önemli adımlar atmaya başladık. Mustafakemalpaşa ilçemizde, Ovaazatlı’da Tarım Plast fabrikamızı kurarak damla sulama borusu üretimine başladık. Bu tesisimiz, yıllık 60 bin kilometreye varan üretim kapasitesine sahip. Üstelik üretimi geri dönüşümle gerçekleştiriyoruz. Böylece doğamızı koruyor, su kaynaklarımızı verimli kullanıyoruz. Ürettiğimiz boruları da siz değerli çiftçilerimize hibe ediyoruz. Aynı bölgede sıvı gübre üretim tesisimizi hayata geçirdik. Bursa’nın toprak yapısına uygun gübre üretimi yapıyoruz. Toprağımızı kimyasallardan uzak tutarak, organik maddelerle güçlendiriyoruz. Sürdürülebilir tarım için önce toprağı tanımak gerekiyor. Üretimi doğru planlamak ve verimi artırmak, bu bilgiyle mümkün. Bu nedenle mobil toprak analiz hizmetimizi başlattık. Ekiplerimiz sizlere ulaşıyor, tarlalarınızı yerinde analiz ediyor ve hangi ürüne ne kadar gübre gerektiğini bilimsel verilerle sunuyoruz.
"Kırsaldan kente değer taşınmasını istiyoruz"Amacımız net. Üretiminiz artsın, emeğinizin karşılığı değer bulsun, geliriniz yükselsin. Çiftçimizin aklına takılan her soruya, her öneriye açık bir sistem kuruyoruz. Çünkü tarım artık sadece tarlada değil; bilgiyle, bilimle, teknolojiyle yapılmalı. Projelerimiz yalnızca teknik çözümler sunmuyor; aynı zamanda köylerimizde sosyal bir dönüşümü de hedefliyor. Bu nedenle Bursa Uludağ Üniversitesi ile iş birliği içindeyiz. Bilgiyi üretimle buluşturuyoruz. Fide ve fidan dağıtım programımızdan binlerce çiftçimiz yararlandı. Yaban mersininden aronya’ya, cevizden kestaneye, ahudududan çileğe kadar yapılan dağıtımlara yoğun ilgi gösterdiniz. Neden? Çünkü tek ürünle olmaz. Çünkü çeşitlilik güçtür. Gemlik’te 100 ton zeytin aldık. Kavun ve karpuzu üreticilerimizden satın alarak halkımıza ücretsiz ulaştırdık. Siyez buğdayı tohumundan Merinos yününe, arpadan birçok ürüne kadar çiftçimize destek sağladık. Böylece hem üreticimiz kazandı, hem de tüketicimiz nefes aldı. Kent merkezinden kırsala değil, kırsaldan kente değer taşınmasını istiyoruz. Kentte de gençlerimize, çocuklarımıza toprağın değerini anlatıyoruz. Bu kapsamda, çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik “Yeşil Kapsül” projemizi başlattık. 8 binden fazla öğrencimize ulaştık, minik elleri toprakla buluşturduk.
"Bu mücadeleyi birlikte vermeliyiz"“Peki, tüm bu çabalar neden?” diye sorarsanız... Çünkü biliyoruz ki bu topraklarda üretim varsa, umut da vardır. Umut varsa, geleceğe güvenle bakabiliriz. Ve o geleceği birlikte kuracağız. Bugüne kadar birlikte ektik, birlikte büyüttük, birlikte ürettik. Çünkü biz, çiftçimizin yanında olan bir belediyecilik anlayışıyla yola çıktık. Bu anlayışı büyütmek, daha da güçlendirmek zorundayız. Çiftçimizin elinden tutmadan bu kent büyüyemez. Tarım güçlü olmadan Bursa’mızın zenginleşmesi mümkün değildir. Her şeyin temelinde üretim var. Üretmeden ne gelişebiliriz, ne de geleceğe güvenle bakabiliriz. Bu mücadeleyi birlikte verirsek başarabiliriz. Tarımda güçlü bir gelecek için dayanışma şart. Kooperatifçilik, ortak akıl ve birlikte hareket etme kültürü bu sürecin en önemli dayanağıdır. Bu yüzden sizlerden bir isteğim var: Gücünüzü birleştirin. Kooperatifleşin, örgütlenin, birlikte daha güçlü olun. Hep birlikte Bursa’mızın bereketli topraklarında sürdürülebilir bir tarımı mümkün kılacağız. İnanıyorum ki birlikte başaracağız.” şeklinde konuştu.
"Bu bir kader değil"Çiftçilerin sorunlarını dile getiren Bursa CHP Milletvekili Orhan Sarıbal: "86 milyon insanın gıda hakkını korumaya çalışan siz değerli üreticilerimizi saygıyla selamlıyorum. Bir iklim krizinin sonuçlarını net bir şekilde görüyoruz. Çok üzgünüm. Bu bir kader değil. Bu durum başka ülkelerde yaşansa çiftçi üzülmezdi çünkü onlar devlet güvencesi altında. Ülkemizde ise üretici dostlarımızın her türlü üründe büyük bir zarar gördüğünü biliyoruz. Bizim ülkemizde ciddi bir üretim yetersizliği var." dedi.
Sarıbal, çiftçilerin yaşadığı sorunları yıllardır mecliste gündeme getirdiklerini ancak sorunlara çözüm bulmada yetersiz kaldıklarını dile getirdi. Bugün çiftçinin bu topraklarda mağdur olduğunu dile getiren Sarıbal, "Hazine ve Maliye Bakanı enflasyonun kaynağını çiftçi olarak göstermeye çalışıyor ancak enflasyonu yüzde ondan yetmişlere getirende onlar. Günün sonunda bu ülkenin kaynakları heba edilerek, bedeli bizlere ödetilmeye çalışılıyor. Girdilerin hepsi dolar ve her türlü maliyet artıyor ama çiftçinin ucuz satmasını istiyorlar. Maalesef sanayi, konutlaşma ve ticaret tarım alanları üzerinden yapılıyor. Uygulanan tarım politikalarının tümü çiftçinin aleyhine gerçekleşiyor." şeklinde konuştu "Bir tohum toprağa verildiği andan itibaren artık o sadece çiftçinin değil; aynı zamanda kamunundur." diyen Sarıbal, tarımın hiçbir sekilde siyasallaştırılamacağını ve tarımın sahibinin devlet olduğunu vurguladı. Sarıbal, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Çiftçinin mutlaka bir sahibi olması gerekir. Çiftçinin desteği ise devlettir. Ancak tarımın iktidarı, politiği ve siyasetçisi olmaz. Bunun yerine tarımın sahibi devlet olmalıdır. O yüzden hiçbir milletvekiline hiçbir siyasiye tarım malzeme edilemez. Tarım bir haktır bir ihtiyaçtır."dedi. "Bu toprakların asıl sahibi sizlersiniz"Gerçekleştirilen buluşmada Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey: “Bu toprakların asıl sahipleri sizlersiniz. Bursa’mızın bereketli topraklarına can veren, üretimiyle kentimize hayat katan siz değerli çiftçilerimizsiniz. Çiftçi demek; emek demektir, üretim demektir. Sizlerin emeği olmadan sofralarımız eksik, geleceğimiz kurak olur. Her zaman sizlerle omuz omuzayız. Biliyoruz ki üretmek artık her geçen gün daha da zorlaşıyor. Mevsimler değişiyor, su kaynakları azalıyor. Girdi maliyetleri artarken, ürün fiyatları ise emeğinizin karşılığını vermiyor. Tüm bu zorluklar, omuzlarınızdaki yükü her geçen gün biraz daha ağırlaştırıyor. Ancak üretmeye devam etmeliyiz. Hem de doğayla uyum içinde, sürdürülebilir bir anlayışla üretmek zorundayız. Çünkü biliyoruz ki bu kentte yaşamın temeli, üretimden geçiyor. İşte tam da bu yüzden yanınızdayız. Alın teri dökenin, toprağa emek verenin daima arkasındayız. Tarım Peyzaj AŞ iş birliğinde gerçekleştirdiğimiz her proje; sizler, çocuklarımız ve kentimizin geleceği içindir.
"Üretimi geri dönüşümle gerçekleştiriyoruz"Göreve geldiğimiz andan itibaren, tarım için vakit kaybetmeden önemli adımlar atmaya başladık. Mustafakemalpaşa ilçemizde, Ovaazatlı’da Tarım Plast fabrikamızı kurarak damla sulama borusu üretimine başladık. Bu tesisimiz, yıllık 60 bin kilometreye varan üretim kapasitesine sahip. Üstelik üretimi geri dönüşümle gerçekleştiriyoruz. Böylece doğamızı koruyor, su kaynaklarımızı verimli kullanıyoruz. Ürettiğimiz boruları da siz değerli çiftçilerimize hibe ediyoruz. Aynı bölgede sıvı gübre üretim tesisimizi hayata geçirdik. Bursa’nın toprak yapısına uygun gübre üretimi yapıyoruz. Toprağımızı kimyasallardan uzak tutarak, organik maddelerle güçlendiriyoruz. Sürdürülebilir tarım için önce toprağı tanımak gerekiyor. Üretimi doğru planlamak ve verimi artırmak, bu bilgiyle mümkün. Bu nedenle mobil toprak analiz hizmetimizi başlattık. Ekiplerimiz sizlere ulaşıyor, tarlalarınızı yerinde analiz ediyor ve hangi ürüne ne kadar gübre gerektiğini bilimsel verilerle sunuyoruz.
"Kırsaldan kente değer taşınmasını istiyoruz"Amacımız net. Üretiminiz artsın, emeğinizin karşılığı değer bulsun, geliriniz yükselsin. Çiftçimizin aklına takılan her soruya, her öneriye açık bir sistem kuruyoruz. Çünkü tarım artık sadece tarlada değil; bilgiyle, bilimle, teknolojiyle yapılmalı. Projelerimiz yalnızca teknik çözümler sunmuyor; aynı zamanda köylerimizde sosyal bir dönüşümü de hedefliyor. Bu nedenle Bursa Uludağ Üniversitesi ile iş birliği içindeyiz. Bilgiyi üretimle buluşturuyoruz. Fide ve fidan dağıtım programımızdan binlerce çiftçimiz yararlandı. Yaban mersininden aronya’ya, cevizden kestaneye, ahudududan çileğe kadar yapılan dağıtımlara yoğun ilgi gösterdiniz. Neden? Çünkü tek ürünle olmaz. Çünkü çeşitlilik güçtür. Gemlik’te 100 ton zeytin aldık. Kavun ve karpuzu üreticilerimizden satın alarak halkımıza ücretsiz ulaştırdık. Siyez buğdayı tohumundan Merinos yününe, arpadan birçok ürüne kadar çiftçimize destek sağladık. Böylece hem üreticimiz kazandı, hem de tüketicimiz nefes aldı. Kent merkezinden kırsala değil, kırsaldan kente değer taşınmasını istiyoruz. Kentte de gençlerimize, çocuklarımıza toprağın değerini anlatıyoruz. Bu kapsamda, çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik “Yeşil Kapsül” projemizi başlattık. 8 binden fazla öğrencimize ulaştık, minik elleri toprakla buluşturduk.
"Bu mücadeleyi birlikte vermeliyiz"“Peki, tüm bu çabalar neden?” diye sorarsanız... Çünkü biliyoruz ki bu topraklarda üretim varsa, umut da vardır. Umut varsa, geleceğe güvenle bakabiliriz. Ve o geleceği birlikte kuracağız. Bugüne kadar birlikte ektik, birlikte büyüttük, birlikte ürettik. Çünkü biz, çiftçimizin yanında olan bir belediyecilik anlayışıyla yola çıktık. Bu anlayışı büyütmek, daha da güçlendirmek zorundayız. Çiftçimizin elinden tutmadan bu kent büyüyemez. Tarım güçlü olmadan Bursa’mızın zenginleşmesi mümkün değildir. Her şeyin temelinde üretim var. Üretmeden ne gelişebiliriz, ne de geleceğe güvenle bakabiliriz. Bu mücadeleyi birlikte verirsek başarabiliriz. Tarımda güçlü bir gelecek için dayanışma şart. Kooperatifçilik, ortak akıl ve birlikte hareket etme kültürü bu sürecin en önemli dayanağıdır. Bu yüzden sizlerden bir isteğim var: Gücünüzü birleştirin. Kooperatifleşin, örgütlenin, birlikte daha güçlü olun. Hep birlikte Bursa’mızın bereketli topraklarında sürdürülebilir bir tarımı mümkün kılacağız. İnanıyorum ki birlikte başaracağız.” şeklinde konuştu. 



















