Bizler muhacir diye küçümsenenler değiliz
Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Hasan Öztürk: “Her şeyden önce, bizlerin geldiği topraklara, geride bırakmak zorunda kaldığımız vatana, ailelerimize, atalarımıza ve dedelerimize karşı çok önemli bir sorumluluğumuz vardır. Ben Bursa milletvekiliyim; ancak aynı zamanda bir Balkan ve Rumeli insanı olarak bu sorumluluğu her zaman yüreğimde hissettim. Balkan ve Rumeli insanının yaşadığı acılar, verdiği mücadeleler; tarihsel, kentsel ve yaşamsal boyutlarıyla büyük bir bedelin sonucudur. Ölümler, sürgünler ve soykırımlar unutulmamalıdır. Bu yaşananları özellikle yeni nesillere, yakın dönem göçlerinin torunlarına ve aynı zamanda Türkiye’ye anlatmak zorundayız. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda, var oluş sürecinde Balkanlar ve Rumeli’den başlayan vatan kaybının ne anlama geldiğini bilen insanların büyük payı vardır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun yol arkadaşları olmak üzere, Bandırma Vapuru’ndaki kadronun önemli bir kısmının Rumeli ve Balkan kökenli olduğunu unutmamak gerekir. Bizler “muhacir” diye küçümsenenler değiliz. Muhacirlik, düşman karşısında geri çekilmek değil; sonuna kadar mücadele etmiş, kaybedilmiş vatanların evlatları olmaktır. Bu gerçeği Anadolu’ya da anlatmak, öğretmek bizim görevimizdir.
Bursa Balkanların başkentidir
Bursa, Balkanların başkentidir ve bu durum Bursa’ya ayrı bir sorumluluk yüklemektedir. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey de bu sorumluluğun bilinciyle hareket etmektedir. Daha önce de ifade ettiğim gibi, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın Bursa’da olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Bosna’dan Sancak’a, Kosova’dan Girit’e, Yanya’dan Kırcaali’ye, Bulgaristan’dan Batı Trakya’ya ve Kafkaslar’a kadar en yoğun göçü alan şehir Bursa’dır. İktidara geldiğimizde —ki bu yakındır— bunun hayata geçirilmesi için elimizden geleni yapacağız. Bir yanda acılar, sürgünler ve kayıplar varken; diğer yanda ortak bir geçmiş ve birlikte inşa edilebilecek ortak bir gelecek vardır. Özellikle Balkanlar’da, ülkeler arasında barışı konuşabileceğimiz, ortak kültürü ve ortak insan bağını geleceğe taşıyabileceğimiz güçlü bir zemin mevcuttur. Bu çalışma, “büyük abi–küçük kardeş” anlayışının ötesinde, eşit ve karşılıklı saygıya dayalı bir dayanışmayı esas almaktadır. Bu projenin merkezinde insan vardır; insanı insan yapan tüm değerler vardır. Bu nedenle; belediyemize, Sayın Belediye Başkanımıza, komisyonumuzda başkan vekilliği görevini üstlenen Canan Hanım’a, ekip arkadaşlarımıza, katkı sunan sivil toplum kuruluşlarımıza ve özellikle kıymetli akademisyenlerimize huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bu kısa soluklu bir çalışma değildir; bir başlangıçtır. Hep birlikte sahip çıkarsak, katkı sunarsak; hem Türkiye’ye hem de kalbimizin bir yarısında taşıdığımız Balkan ve Rumeli topraklarına ortak geçmiş ve ortak gelecek adına çok değerli katkılar sağlayacağımıza inanıyorum. Rumeli ve Balkan Komisyonu olarak çalışmalarımıza her zaman siyaset üstü bir anlayışla yaklaşıyoruz ve bu yaklaşımı sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.
Bu proje gelecek kuşaklar için son derece önemli
Gerçekleştirilen tanıtım toplantısında proje hakkında bilgler veren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey: “Bu proje gelecek kuşaklar için son derece kıymetli ve önemli. Biz bu projeyi ne kadar yaygınlaştırırsak torunlara taşırsak bu proje gelecek kuşaklara aktarımıda sağlanacaktır. Bu yolculukta Bursanın Balkan şehri özelliği çok fazla. Ordan gelenlerin bir çoğunun Bursaya yerleşme hayali var biliyoruz. Burada bir Balkan Enstitüsü kurulması için bir olanak sağlanabilir. Çünkü sadece biz ordan gelmemişiz bir çok ailede parçalanmıştır. Bunların mutlaka gelecek kuşaklara aktarılması son derece kıymetlidir. Bursada bu organizasyonun detaylı bir şekilde yapılacak olması da hepimiz açısından önemlidir. Ben mübadil torunu bir göçmen torunu olduğum için böyle bir projenin yapılmasına mutlu oldum. Biz bu göçmen şehrinde göçlerin talep gördüğü barışı her rengi bir araya getirerek sağlamak zorundayız. Bu barış bursanın çok güçlü yönlerinden bir tanesi olmak zorunda olacaktır. Göçmen camiasının da bursaya ekonomiye etkisi 12 milyar dolardır. Bursa ekonomisi 18 milyar dolardır 12 milyar dolarını balkan ve Rumeli’den gelen iş insanlarının katkılarıdır. Ticarette de sanayi de de son derece etkinliği olan bir kesimdir. Ben inanıyorum ki bu projenin sürdürülebilir olması ve alanının genişlemesi bizim için son derece önemlidir. Yapacak çok işimiz orada bıraktığımız eserlerimiz var o eserleri ayağa kaldırmak için yapmak zorunda olduklarımız var. Ben komisyonumuzun her birine teşekkür ediyorum.” dedi.


















