Dünya Etnospor Birliği Başkanı Erdoğan: “Geçmişimizi Bilmek, Geleceği Şekillendirir”
Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Bursa’nın tarihi ve kültürel zenginliklerine vurgu yaparak, “Fatih Sultan Mehmet’in ordusuna namaz kıldırdığı mekanların ve Osmanlı mirasının genç nesil tarafından bilinmesi büyük önem taşıyor. Bursa’da yaşayan her genç, Emir Sultan’ın hikayesini bilmeli” dedi. Erdoğan, kültürel mirasın yaşatılmasının sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın kültürel zenginliğini koruma adına kritik olduğunu belirtti. “Bugünün en büyük sorunu, kültürel değerlerin hızla değer kaybetmesi. Bizler, bu yozlaşmaya karşı durmak ve köklü kültürümüzü yaşatmak zorundayız. Bu anlayışla hareket ederek, sadece kendimiz için değil, dünya halklarının da kendi kültürlerine sahip çıkmasını sağlamalıyız” ifadelerini kullandı.
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak: “Böyle bir organizasyonda bir arada olmaktan mutluluk duyuyorum. İstanbul’da bulunan Ok Meydanı ile ilgili yani Okçuluk ile ilgili hikayeleri büyüklerinizden her zaman dinlerdik. Gençlik ve spor bakanlığı olarak ok meydanını ok atışı için kullanılmak üzere işlerin içerisinde bulunduk. Oraya türk okçuluğu için önemli bir eser kazandırıldı. Gecekondular ile kuşatılmış bir yerin orada kültürün tarihin ihya edilmesi ve okçuluk merkezi şekline dönüştürülmesi gerçekten çok anlamlıydı. Türkiye de geleneksel okçuluğun sıçramasında önemli bir mihenk taşıdır orası. Okçuluk kültürünün büyümesinde önemli bir adım oldu. Bilal Bey etnospor vizyonu ile geleneksel türk okçuluğuna önemli bir adım açmış oldular. Kültürel bir değerin sporla birlikte topluma kazandırılması gençlerin tarihi süreçleri olayları görebilmeleri açısından önemli bir eser. Ben de geleneksel türk okçuluğunun iyi yetlere gittiğini görüyorum. Biz gençlik ve spor bakanlığı olarak okçuluğun gelişmesi için ciddi yatırımlar yapıyoruz.” dedi.
Bursa Valisi Erol Ayyıldız: “Bu etkinlik, tarihi ve kültürel mirasıyla her dönem öncü bir şehir olan Bursa'nın, geleneksel değerlerini yaşatma ve gelecek nesillere aktarma çabasının bir yansımasıdır. Bugün burada, okçuluğun sadece bir spor dalı olmadığını, aynı zamanda sabır, azim ve irade gerektiren bir sanat olduğunu konuşmak üzere bir araya geldik. Osmanlı ruhunu ve milletimizin kararlılığını simgeleyen okçuluk, bizlere geçmişten gelen önemli bir mirası temsil etmektedir. Osmanlı'nın ilk Ok Meydanı'nın izlerini taşıyan bu etkinlik, kültürel kimliğimize iz bırakmış ve gençlerimize geçmişiyle bağ kurma fırsatı sunmuştur. Okçuluk, sadece bir spor değil, aynı zamanda bir ibadet ve gelenek olarak da kabul edilmektedir. Bu anlamda, bizler bu mirası geleceğe sağlıklı bir şekilde taşımak için çalışmalıyız. Bugün burada gerçekleştireceğimiz konuşmalar, sadece bilimsel bir tartışma değil, aynı zamanda ortak hafızamızın çıkarlarını da göz önünde bulundurarak, geçmişimizle geleceğimiz arasında bir köprü kurma çabasıdır. Katılımınız için teşekkür eder, etkinliğin verimli geçmesini dilerim.” dedi.
Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu Başkanı Cengiz Toksöz: “2012 yılımda okçuluk vakfının ihya edilmesinde geleneksel okçuluğun modern okuluk ile ihya edilmesi var olan sporcuların ruhlarını görüyoruz. Binlerce yıllık kültürün bir araya gelmesi kurumsallaşması adına bu federasyonun kurulması ve çok dillendirilen bir husus olmuştu. Bu okçular vakfının ihyası ile birlikte yapılan araştırmalar yarışmalar ile 2019 yılında federasyonu kurduk. Sporcularımı klüplerimizi bir çatı altında topladık. Bu klüp bize sporcularımız bize dünyada olsun avrupada olsun temsil etme hakkını kazandırlar bunu amaçladılar. Sadece sportif başarıyı değil bu mirasın kültürel olarak yaşatılmadı için gayret gösteriyoruz. Önce ahlak ve maneviyat çerçevesinde oluşan bu sürecin kadim milletin değerini yaşatmak gayresinde bulunuyoruz." dedi.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı: “Kültür yolu festivali kavramımda farklı bir noktaya geldik. Kültür yolu festivalini farklı bir yelpaze ile taclandırmaya başladık. Sanatın her dalını festivalimizde barındırmak istedik. Okçuluğumuzun bu çalışmaya dahil olması bizim için bir gururdur . Kültürel miras bizi biz yapan değerlerdi. Değerlerin yaşanması gelecek kuşaklara aktarılmadı ile mümkün olacaktır. Bu dünya çapında gerçekleşen bir çalışmadır. Kültüren unsurlarımızın tespit kayıt ve belgeleme ve dünya ile paylaşma ile gerçekleşecektir. Biz kendi bakanlığımız içinde somut olmayan kültürel mirasımızı daha anlamlı bir biçimde yaşatmak için elimizden geleni yapıyoruz.” dedi.



















