Milli Eğitim Müdürlüğünde basın açıklamasında bulunan Eğitim İş Sendika Başkanı Özkan Rona: “Türkiye’de tarikat ve cemaatlerin vakıf ve dernek görünümüyle eğitimin en önemli paydaşı haline getirildiği Millî Eğitim Bakanlığı protokolleri Bursa’da da uygulamaya geçirilmiş, ÇEDES gibi gerici projeler bu yıl daha fazla yaygınlaştırılmıştır.
Bursa’da laik ve bilimsel nitelikte eğitim ortamı oluşturmakla görevli iken, eğitimi dinselleştirmek için çokça proje ve etkinlikonayına imza atan İl Müdürü, eğitimde dinselleşme adımlarını hızlandırmıştır. Bursa’da yaşıtlarıyla ve öğretmenleriyle örgün eğitimde olması gereken on binlerce çocuk, tarikat ve cemaatlerin yurt adı verilen medreselerinde, evlerinde abilerle-ablalarla kalmaktadır. Örgün eğitime devam etmeyen her bir çocuğu izleyip bulmakla, örgün eğitime kazandırmakla sorumlu olan Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü, örgün eğitime devam etmeyen öğrencilerin tarikat ve cemaatlerde olduğunu bildiğinden, peşlerine düşmemiş, kayıp çocukların takibini gerektiği gibi yapmamıştır.
Bursa İl Milli eğitim Müdürlüğü tarikat ve cemaatlerle öylesine içli dışlıdır ki Bursa’nın okullarını vakıf ve dernek görünümlü tarikat ve cemaatlere yaz okulu bahanesiyle pay etmektedir. Geçtiğimiz hafta gündeme gelen ve TÜGVA’nın 132 okulda duyurusunu yaptığı yaz okulları için TÜGVA’ya Bursa’da 43 okul tahsis etmiştir. Bunun yanı sıra Nur Cemaati’ne bağlı Hayrat Vakfı’na 17 okul, Somuncu Baba Vakfı’na 2 okul, İlim Yayma Cemiyeti’ne 1 okul, Ahıska Kültür ve Eğitim Vakfı’na 1 okul olmak üzere şimdilik 64 okulu tarikat ve cemaat faaliyetlerine tahsis etmiştir. Üstelik kimi dini yapılar devlet okulunda yaptıkları yaz okulu için veliden para almaktadır.
Türkiye’de çocuk işçilik devlet eliyle teşvik edilmektedir. Yalnızca parası olanın ulaşabildiği nitelikli eğitim olanakları giderek azalırken, kentimizde, bu hatalı eğitim sisteminde, sınav başarısı gösteremeyen çocuklar, sanayide çocuk işçi olmaya teşvik ediliyor. Okullar sanayinin ucuz iş gücü ihtiyacını karşılamak için çocuk işçi bulma kurumlarına dönüşmüş durumdadır. MESEM kapsamındaki meslek liselerinin müdürleri sanayide kapı kapıdolaşıp işletmelerle sözleşme yapmaya, öğrencileri sanayiye göndermeye çalışmaktadır. Kentimizde binlerce çocuğun “çocuk işçi” olarak sanayinin hizmetine sunulmasına aracılık eden Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Aliresioğlu ’na Çocuklara İş Bulma alanındaki üstün gayretlerinden dolayı “5” veriyoruz.
Türkiye’nin dördüncü büyük kenti Bursa’da yıl boyunca yaşanan skandallar, ortaya çıkan sorunlar ve merak edilen konular hakkında Bursa kamuoyuna bilgilendirmeler yapması gereken Bursa İl Milli Eğitim Müdürü, yıl boyunca görünmez olmayı başarmıştır. Kadın yöneticinin odasının kapısı tekmeyle kırılırken, kız öğrencilere başörtüsü baskısı yapılırken, çocuklarımız tarikat yurdunda istismara edilirken ortalarda görünmeyen Ahmet Alireisoğlu yıl boyunca bir kez yerel TV’de görülmüş, bir sanat programında boyama yapmış, kendisiyle birlikte Bursa’nın eğitim sorunlarını da görünmez yapmıştır. Bu nedenle ortalarda hiç görünmeyen Bursa İl Milli Eğitim Müdürüne Görünmez Olma başarısından dolayı ‘’5’’ veriyoruz.
Eğitimin sürekliliğini sağlamak devletin en temel görevleri arasında yer alır. Ülkemizde zorunlu eğitim süresi 12 yıl olduğuna göre, Bursa’da örgün eğitim çağındaki çocukları okula kazandırmak ve sürekliliğini sağlamak Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün görevidir. Ancak eğitimdeki dinselleşme baskıları, imam hatip dayatmaları, bina ve derslik yetersizliği, paran kadar eğitim anlayışı, piyasaya çocuk işçi yetiştirme kaygıları Bursa’nın çocuklarını erken yaşlarda okuldan koparmaktadır. Bursa’nın artan nüfusuna oranla öğrenci sayısı da her yıl artması gerekirken, son bir yılda öğrenci sayısı 78.167 azalmıştır. Bir yılda öğrenci sayısındaki 78 binlik azalma Bursa’nın kayıp 78 bin çocuğundan kaçının sanayiye çocuk işçi yapıldığını, kaçının tarikat ve cemaatlerin elinde olduğunu bilmesek de örgün eğitim çağındaki her bir öğrenciyi okula kazandırmanın başta Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Aliresioğlu olmak üzere eğitimi yönetenlerin sorumluluğudur. Bu yüzden “Bursa’nın 78 bin çocuğu nerede” diye soruyor ve Sayın Alireisoğlu’na KAYIP ÖĞRENCİLER – OKULA KAZANDIRMA alanından “0” veriyoruz.
Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu, eğitimde ciddi tahribatlar yaratan Bakan Yusuf Tekin’in aynı doğrultuda hareket eden küçük bir kopyası gibidir. Bu nedenle her yıl öğrenciye hitaben yazdığımız karne görüşünde bu yıl öğrenci velisi Yusuf Tekin’e sesleniyoruz: “Sayın veli,
Eğitim Ailede Başlar, Armut Dibine Düşmüştür!” şeklinde konuştu.



















