İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleşen basın açıklamasında Yıldırım ilçesindeki Mahmut Celalettin Ökten İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Ergin Kaya Kırbıyık'ın "Başı açık öğrenciye karşıyız. Şort giyen öğrenciye de karışırız, başını örtmeyen öğrenciye de karışırız." sözlerine karşı "Tarikatı Değil Öğrenciyi Koruyun, Şeriatçı Müdürler Okulları Terk Edin" sloganları ile tepki gösterildi.
Yapılan açıklama Eğitim-İş Derneği Başkanı Genel Başkanı Kadem Ozbay: "AK Parti’nin eğitimdeki piyasacı ve gerici dayatmalarının, atadığı liyakatsiz yöneticilerin, eğitimde nasıl karanlık bir düzen oluşturulduğunun itirafı niteliğinde olan bir video kaydı, Bursa’dan tüm ülkeye yayılmıştır. Maalesef ki patronların, tarikat ve cemaatlerin kıskacında can çekişen eğitim kurumlarımızda laik, bilimsel, çağdaş eğitime aykırı Cumhuriyet karşıtı birçok uygulamayı ve söylemleri duyuyoruz, görüyoruz. Bunun arkasındaki zihniyeti de çok iyi biliyoruz. Bu karanlık zihniyetle sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz." dedi.
Bu konuyu tüm gücümzle gündem de tutacağız
Eğitim-İş Sendikası Başkanı Yeliz Toy konuşmasının devamında: "Daha önce okul öğrencilerinden para toplayıp yolsuzlukların odağındaki Deniz Feneri Derneğine para aktaran Bursa’nın Yıldırım ilçesindeki Mahmut Celalettin Ökten İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Ergin Kaya Kırbıyık, bu kez okulda ve hatta okul dışında şeriat ilan ettiğini bizzat söylemiştir. 7 Ağustos tarihinde okulda veli toplantısında Kırbıyık’ın şu sözleri kayda alınmıştır:
“Başı açık öğrenciye karşıyız. Şort giyen öğrenciye de karışırız, başını örtmeyen öğrenciye de karışırız. Usul erkan öğretmek için uğraşıyoruz. Sokakta da yapıyoruz bunu. Öğrencinin her haline karışıyoruz. Psikolojisi bozuluyorsa çocuğunuz kesinlikle bu okulda olmamalı. Çünkü bu okulda ben, müdür yardımcısı, öğretmenler müdahalecidir, karışırız, gerektiğinde bağırırız, sert davranırız. Gevşeklik hiçbir zaman insana fayda vermez. Her şeyine karışırız öğrencinin." Bu söylemleri kullanan kişi Türkiye Cumhuriyeti’nde bir okulda müdürlük yapıyor. Bu zatı, bu makamlara atayan kişiler emin olun ki hepimizden daha iyi tanıyordur. Böyle bir zihniyetin eğitim ortamlarında ne öğretmen ne de idareci olarak yeri olamaz. Derhal görevden alınmalıdır. Öğrencileri başı açık-kapalı diye ayıran, başı açık öğrencileri açıkça hedef alan, okulda adeta şeriat düzeni kurduğunu ilan eden ve hatta öğrencilerin giyimlerine ve yaşantılarına okul dışında da müdahale etmeyi marifet sayan, laik Türkiye Cumhuriyeti’nde bir okulun kapısından bile sokulmaması gerekirken okul yöneticisi yapılan bu gerici adam, koltuğundan alınıncaya kadar bu konuyu tüm gücümüzle gündemde tutacağız.
Derhal görevden alınmalı
Cumhuriyeti, laikliği, her yurttaşın eşit olduğu olgusunu, kişisel hak ve özgürlükleri içine sindiremeyen Ergin Kaya Kırbıyık adlı şahsın hak ettiği cezaya çarptırılmadığı her bir gün, MEB’in de bu sözlerin arkasında olduğunu gösterecektir. Öyleyse MEB, ağzındaki baklayı çıkarıp en azından Kırbıyık gibi takiye yapmadan eğitimde şeriat istediğini itiraf etmeli ya da Kırbıyık hakkında gerekeni yapmalıdır. Bu noktada vurgulamak isteriz ki, söz konusu şahıs hakkında yapılacak herhangi bir göstermelik soruşturma, gerici zihniyetin ödüllendirilmesinden başka bir anlama gelmeyecektir. Şeriat özlemiyle yanıp tutuşan, eğitimde çocuklarımızın geleceğini karanlığa sürüklemek isteyen bu zihniyet, laik Türkiye Cumhuriyeti'ne ve onun temel değerlerine açık bir saldırıda bulunmuştur; derhal görevden alınmalı ve hak ettiği cezaya çarptırılmalıdır. Eğitim-İş olarak, bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı ve bu şahsın göstermelik soruşturmalarla aklanmasına asla izin vermeyeceğimizi kararlılıkla duyuruyoruz." şeklinde açıklamalarda bulundu.
20 yıldır bu sorunları yaşıyoruz
CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş: "Evet gün geçmiyor ki bu ülkenin bütün değerlerine saldırı olmasın. Gün geçmiyor ki bu ülkede eğitime çağdaş, laik, bilimsel eğitime bir saldırı olmasın. Gün geçtikçe eğitimcilerimizin, öğretmenlerimizin gittikçe açlık ve yoksulluk sınırının altına itildiği ve sorunların gün geçtikçe büyütüldüğü, yani öğretmenlerimiz öğrencilerine daha sağlıklı bir ortamlarda bilimsel teknolojiye dönük eğitim verme ortamının hazırlanması adına gün geçtikçe uzaklaştığımız süreci yaşıyoruz. 20 yıldır bu sorunları yaşıyoruz.
10 yaşındaki çocuğun giyiminin peşinde
Her gün gündem bir başka gerçek gündemin üstünü örtmeye yönelik hareketler ve davranışlar var. Bu yönde ilerlerken bu ülkenin Cumhurbaşkanı, bu ülkenin bakanları, bu ülkenin milli eğitim müdürleri buna sessiz kalıyorlar. Onlar sessiz kaldıkça, biz sokaklarda sesimizi duyurmaya, sesimizi büyütmeye devam edeceğiz. Bir okul müdürü öğrencilere, o velilere neyi anlatmalıydı biliyor musunuz? Biz sizin çocuklarınızı en iyi şekilde hazırlayacağız. En iyi fen liselerine göndereceğiz, en iyi Anadolu Liselerine göndereceğiz diye o anne babaya, o veliye umut vermesi gerekiyordu. Ama o neyin peşinde? O şahıs 10 yaşındaki çocukların giyimini, kuşamına karışmanın peşinde. Yönetim anlayışlarında bu ülkede çağ dışı bilimsel eğitimden uzak, o uluslararası, o bilime ve teknolojiye uygun eğitime ve bu ülkenin gelişmesine o çocukları yetiştirmek gibi bir gayretin içinde olacaklarına onlar başka bir şeylerin derdindeydi.
Hemen o müdürü görevden alın
Bu ülkenin gerçeklerini hepimiz yaşıyoruz. Ekonomik koşulların altındayız. Anneler çocuklarının beslenme çantasına bir şey koyabilecek miyim derdindeyken babalar akşam evine ekmek götürebilecek miyim derdindeyken bu ülkede başka gündemler varken bu okul müdürünün bu kasıtlı bilinçli ayrıştırmaya, ötekileştirmeye yönelik bu davranışını kınıyoruz. İl Milli Eğitim Müdürünü bir an önce görevini yapsın istiyoruz. Hemen o müdürü görevden almasını ve uzaklaştırmasını istiyoruz. Milli Eğitim Bakanı'nı, iki gündür, üç gündür gazetecilerin sorduğu soruya cevap veremeyecek kadar konuyla ilgisiz, alakasız. Keşke o Bakan iki cümlede söyleyebilseydi bu gelişmeler karşısında. Sayın Bakan talimat mı almadınız hala veya gerekli yerlere ulaşamadınızda bir cevap mı veremiyorsunuz? Sayın Bakan, siz bu ülkenin bu devletin Bakanısınız. Eğer kendi iradenizle bakanlık yapacaksanız yapın. Yapmıyorsanız o görevi de bırakın. Bu ülkenin gençlerine, çocuklarına bu ülkenin değerlerine zarar vermeye hakkınız yok. Sayın Bakan siz de bir an önce istifa edin. Zaten artık önümüzde ilk seçimde gidecekler. Artık Türkiye'de herkesin mutlu huzurlu yaşayacağı, herkesin çoluk çocuğuna rahat ekmek götüreceği huzurlu, mutlu yaşayacağı bir ülkeyi birlikte inşa edeceğiz. Artık böyle bakanlar olmayacak, artık böyle milli eğitim müdürleri olmayacak. Artık çağdaş, laik, eğitime yönelik, eğitimin sorunlarının dertlerini çözüm üretmek gibi bir gaye ve çabanın içinde olan müdürler olacak diyorum." dedi.





















