Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nun açılış oturumunda yaptığı konuşmada, küresel sistemde yaşanan kırılmalara, Gazze’deki insani krize ve uluslararası diplomasinin geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Türkiye’nin barış süreçlerinde aktif rol almaya hazır olduğunu vurgulayarak, tarafların istekli olması halinde liderler zirvesi dahil her türlü diplomatik girişime açık olduklarını ifade etti.
Diplomasinin değişen doğasına dikkat çeken Erdoğan, günümüzde diplomasinin artık sadece krizlerin ve çıkarların konuşulduğu bir mekanizma olmaktan çıktığını, aynı zamanda ortak geleceğin şekillendirildiği stratejik bir zemin haline geldiğini ifade etti.
Ancak sorunun yalnızca güç dağılımındaki değişimle sınırlı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı, dünya düzeninin aynı zamanda bir “istikamet buhranı” içinde olduğunu ifade etti. Erdoğan, “Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştırır.” dedi.
Küresel sistemin çok katmanlı bir dönüşümden geçtiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, diplomatik reflekslerin de buna uygun şekilde yeniden şekillenmesi gerektiğini vurguladı.
Erdoğan’ın aktardığına göre:
Cumhurbaşkanı, bu verilerin yalnızca bir insani kriz değil, aynı zamanda uluslararası sistemin işleyişine dair ciddi bir sorgulamayı zorunlu kıldığını ifade etti. “Eğer bir sistem kuvözdeki bebekleri koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasını engelleyemiyorsa burada yapısal bir çürüme vardır.” değerlendirmesinde bulundu.
Mevcut krizlerin uluslararası hukuk ve kurumların etkinliğini zayıflattığını ifade eden Cumhurbaşkanı, bu durumun küresel sistemin güvenilirliğini de ciddi şekilde sarstığını dile getirdi.
Erdoğan, İsrail’in müzakere süreçlerini zedeleyen adımlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini de vurguladı.
Boğazın ticari gemilere açık olması gerektiğini belirten Erdoğan, Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkının kısıtlanmaması gerektiğini ifade etti. Bu konudaki Türkiye’nin tutumunun net olduğunu da sözlerine ekledi.
“Barışa giden en kestirme yol yapıcı diyalog ve diplomasidir.” ifadelerini yineleyen Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin bu süreçlerde ev sahipliği yapmaya açık olduğunu vurguladı.

Erdoğan, Türkiye’nin AB üyelik hedefini koruduğunu ve Birliğin mevcut istikamet sorunlarını aşarak kurucu vizyonuna dönmesi gerektiğini ifade etti.

Antalya Diplomasi Forumu: “Küresel bir akıl platformuna dönüştü”
Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nun yıllar içinde önemli bir uluslararası marka haline geldiğini belirtti. Forumun yalnızca diplomatik temasların yürütüldüğü bir alan olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı, burayı “yeni etkileşim alanlarının tartışıldığı, derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu” olarak tanımladı.
Diplomasinin değişen doğasına dikkat çeken Erdoğan, günümüzde diplomasinin artık sadece krizlerin ve çıkarların konuşulduğu bir mekanizma olmaktan çıktığını, aynı zamanda ortak geleceğin şekillendirildiği stratejik bir zemin haline geldiğini ifade etti.
“Dünya güç dengeleriyle birlikte istikamet buhranı yaşıyor”
Küresel sistemde ciddi dönüşümler yaşandığını vurgulayan Erdoğan, güç dengelerinin değiştiğini, yeni aktörlerin yükseldiğini ve uluslararası rekabetin daha da sertleştiğini söyledi.
Ancak sorunun yalnızca güç dağılımındaki değişimle sınırlı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı, dünya düzeninin aynı zamanda bir “istikamet buhranı” içinde olduğunu ifade etti. Erdoğan, “Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştırır.” dedi.
“Dinamikleri doğru okumak zorundayız”
Erdoğan, uluslararası ilişkilerde yaşanan hızlı değişimlerin doğru analiz edilmesi gerektiğini belirterek, mevcut tabloyu doğru okuyamayan aktörlerin küresel sorunlara çözüm üretemeyeceğini ifade etti.
Küresel sistemin çok katmanlı bir dönüşümden geçtiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, diplomatik reflekslerin de buna uygun şekilde yeniden şekillenmesi gerektiğini vurguladı.
Gazze’deki insani kriz: “Vicdanları yaralayan bir tablo”
Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri Gazze’de yaşanan insani dram oldu. Erdoğan, 7 Ekim sonrası Gazze’de ortaya çıkan tabloya dikkat çekerek ağır bilanço verilerini paylaştı.
Erdoğan’ın aktardığına göre:- Yaralı sayısı 172 bini geçti,
- Hayatını kaybeden çocuk sayısı 21 bini aştı,
- Öksüz ve yetim kalan çocuk sayısı 58 bini geçti,
- Ateşkese rağmen 754 kişi hayatını kaybetti.
Cumhurbaşkanı, bu verilerin yalnızca bir insani kriz değil, aynı zamanda uluslararası sistemin işleyişine dair ciddi bir sorgulamayı zorunlu kıldığını ifade etti. “Eğer bir sistem kuvözdeki bebekleri koruyamıyorsa, sivillerin toplu şekilde hedef alınmasını engelleyemiyorsa burada yapısal bir çürüme vardır.” değerlendirmesinde bulundu.
“Gazze sadece insani kriz değildir”
Erdoğan, Gazze’de yaşananların yalnızca insani bir trajedi olarak görülmesinin yetersiz olacağını belirterek, uluslararası düzenin adalet üretme kapasitesinin sorgulanması gerektiğini söyledi.
Mevcut krizlerin uluslararası hukuk ve kurumların etkinliğini zayıflattığını ifade eden Cumhurbaşkanı, bu durumun küresel sistemin güvenilirliğini de ciddi şekilde sarstığını dile getirdi.
Bölgesel gelişmeler ve ateşkes süreci
Bölgesel çatışmalara da değinen Erdoğan, 40 gün boyunca bölgenin yoğun bir savaş atmosferi yaşadığını söyledi. Pakistan’ın girişimleriyle sağlanan 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyduklarını belirten Cumhurbaşkanı, kalıcı barış için çabaların sürmesi gerektiğini ifade etti.
Erdoğan, İsrail’in müzakere süreçlerini zedeleyen adımlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini de vurguladı.
“Hürmüz Boğazı tüm taraflar için açık olmalı”
Enerji ve ticaret güvenliğine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemine dikkat çekti.
Boğazın ticari gemilere açık olması gerektiğini belirten Erdoğan, Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkının kısıtlanmaması gerektiğini ifade etti. Bu konudaki Türkiye’nin tutumunun net olduğunu da sözlerine ekledi.
“Türkiye barış süreçlerinde kolaylaştırıcı rol üstlenmeye hazır”
Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası krizlerin çözümünde aktif rol almaya devam edeceğini belirtti. Tarafların istekli olması halinde doğrudan müzakerelerin sürdürülmesi için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazır olduklarını söyledi.
“Barışa giden en kestirme yol yapıcı diyalog ve diplomasidir.” ifadelerini yineleyen Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin bu süreçlerde ev sahipliği yapmaya açık olduğunu vurguladı.
“Liderler zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırız”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin liderler zirvesi dahil olmak üzere üst düzey diplomatik temaslara açık olduğunu belirtti. Tarafların rızası olması halinde Türkiye’nin bu tür girişimlere ev sahipliği yapabileceğini ifade etti.
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri
Konuşmasının sonunda Avrupa Birliği ile ilişkilere değinen Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Küresel sorunların Avrupa ile Türkiye arasındaki iş birliğinin stratejik önemini artırdığını belirtti.
Erdoğan, Türkiye’nin AB üyelik hedefini koruduğunu ve Birliğin mevcut istikamet sorunlarını aşarak kurucu vizyonuna dönmesi gerektiğini ifade etti.
















