Çumra ilçesi Bakkalbaşı Mahallesi'nde, 19 Haziran 2022 tarihinde yaşanan olayda Merve Küçüktekin'in evine eski nişanlısı olan sözleşmeli er Sabit Türk gelerek, "Su sayacına bakacağız abla" diyerek kapıyı açtırdı. Türk, içinde yanıcı kimyasal madde bulunan pet şişeyi Merve Küçüktekin'e fırlattı. Bu saldırı sonucunda Küçüktekin'in yüzünde ve vücudunda yanıklar oluştu. Yaralı Küçüktekin, Konya Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı. Saldırgan Türk ise olay yerinden otomobiliyle kaçtı. Ancak Ilgın ilçesinde polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Sabit Türk, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi ve çıkarıldığı hakimlikçe 'kasten yaralama' suçundan tutuklandı.
Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi
Hakkında hazırlanan iddianamede, Merve Küçüktekin'in yüzü, boyun bölgesi ve kollarında ikinci derece yanıklar olduğu ve bu durumun basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek kadar hayati tehlike oluşturduğu belirtildi. İddianame, Sabit Türk'ün ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanması talebiyle Konya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
15 yıl hapis cezası verildi
3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında savcı, sunduğu mütalaada, Sabit Türk'e 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası verilmesini talep etti. Ancak mahkeme heyeti, Türk'ün eyleminin 'Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs' suçu olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve eyleminin sabit olduğunu belirterek, kastın ağırlığı, failin amacı ve nedeni dikkate alınarak 15 yıl hapis cezasına hükmetti.
Avukatı karara itiraz etti
Merve Küçüktekin'in avukatı aracılığıyla yapılan itiraz başvurusu sonucunda Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği cezayı az bularak yeniden yargılama kararı aldı. Kararda, olayda Merve Küçüktekin'in aldığı yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yaşamsal tehlike doğuracak ve yüzünde kalıcı bir iz bırakacak derecede olduğuna dikkat çekildi. Bu nedenle, sanık hakkında daha orantılı bir ceza belirlenmesi gerektiği vurgulandı. Mahkeme, Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca, yaralanmanın niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre makul bir ceza belirlenmesi gerektiğini belirterek, 15 yıl hapis cezasının yetersiz olduğunu ifade etti ve hükmün bozulmasına karar verdi. Ayrıca, sanığın cezai ehliyetinin belirlenebilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu, Gözlem İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesine karar verildi.
Bu dosyanın caydırıcı bir yaptırım açısından önemli bir örnek olabileceğini dile getirdi
Küçüktekin’in avukatı Aycan Ceylan, Konya Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği bozma kararının önemine dikkat çekti. Ceylan, mahkemenin, 15 yıl cezanın olayın ciddiyeti göz önüne alındığında yetersiz olduğuna karar vererek hükmü bozduğunu belirtti. Bu kararın umut verici olduğunu vurgulayan Ceylan, ülkede kadınlara yönelik şiddet ve cinayet olaylarının artış gösterdiği bir dönemde bu tür dosyaların ciddi şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti. Ceylan, önceden benzer dosyaların ağırlaştırılmış yaralama olarak değerlendirilip hafif cezalarla sonuçlandığını söyleyerek, bu dosyanın caydırıcı bir yaptırım açısından önemli bir örnek olabileceğini dile getirdi.
Ruhsal psikolojik durumu yüzde 40 seviyelerinde bozukluk gösteriyor
Merve Küçüktekin'in avukatı Ceylan, müvekkilinin tedavisinin devam ettiğini ve halen psikolojik olarak da etkilendiğini belirtti. Ceylan, "Müvekkilimin tedavisi devam ediyor. Gerekli tüm işlemleri titizlikle yürütüyoruz. Aldığımız raporlara göre, ruhsal psikolojik durumu yüzde 40 seviyelerinde bozukluk gösteriyor. Hayata uyum sağlama süreci tabii ki zor oluyor ancak müvekkilim, güçlü bir şekilde hayata tutunmaya çalışıyor, diğer kadınlar gibi. Ayrıca fiziksel yaraları için de tedavisi hala devam ediyor" şeklinde konuştu.
















