5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin dosyada, 6 yıl sonra dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Soruşturmanın yeniden aktif hale gelmesi ve yeni delillerin dosyaya girmesi, hem kamuoyunda hem de kayıp yakınlarında beklentileri artırdı.



Soruşturma Başsavcının Talimatıyla Yeniden Açıldı
Dosyada uzun süre sessizlik hâkimken, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun yürüttüğü çalışmalarla soruşturmanın yeniden canlandırıldığı belirtildi. Edinilen bilgilere göre dosya, yıllar sonra ilk kez kapsamlı biçimde tekrar ele alındı.Bu süreçte hem mevcut delillerin yeniden incelendiği hem de daha önce yeterince değerlendirilmediği iddia edilen bazı kayıtların tekrar analiz edildiği ifade edildi.Dijital İzler ve Kayıtlar Yeniden İnceleniyor
Soruşturma kapsamında elde edilen yeni bulguların özellikle dijital veriler üzerinde yoğunlaştığı öğrenildi. Telefon kayıtları, mesajlaşmalar, hastane ve baz istasyonu verileri gibi kritik dijital izlerin detaylı şekilde incelendiği belirtildi.Ayrıca bazı kayıtların silinmeye çalışıldığı ya da manipüle edildiği yönündeki iddialar da dosya kapsamına girdi. Bu durumun soruşturmanın yönünü değiştirebilecek nitelikte olduğu değerlendiriliyor.Çok Sayıda Kişi Soruşturma Kapsamında
Dosyada yürütülen genişletilmiş incelemeler sonucunda şu ana kadar 12 kişinin tutuklandığı bildirildi. Şüpheli ve tanık konumundaki çok sayıda kişinin de yeniden ifadeye çağrıldığı öğrenildi.Soruşturmanın, yalnızca bireysel değil, bazı kamu görevlilerinin olası ihmalleri veya müdahaleleri yönünden de genişletildiği iddiaları gündemde yer alıyor.Kamu Görevlileri ve Delil Tartışmaları
Dosyada, bazı kamu görevlilerinin sürece müdahil olduğu ve soruşturmanın seyrini etkilediği yönünde iddialar bulunuyor. Bu iddialar resmî makamlarca doğrulanmazken, soruşturma kapsamında tüm ihtimallerin değerlendirildiği belirtiliyor.Özellikle olayın ilk dönemindeki delil yönetimi, kamera kayıtları ve ifade süreçleri yeniden mercek altına alınmış durumda.Adalet Bakanlığı’ndan Yeni Yapılanma
23 Nisan 2026’da Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde “Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı” kuruldu.Yeni birimin amacı, uzun yıllardır çözülemeyen cinayet, kayıp ve şüpheli ölüm dosyalarının yeniden ele alınması olarak açıklandı. Birimin çalışma alanının ülke genelindeki eski ve sonuçsuz kalmış dosyaları kapsayacağı belirtildi.Öncelikli Dosyalar Netleşti
Yeni birimin ilk etapta inceleyeceği dosyalar arasında şu başlıkların yer aldığı bildirildi:- Gülistan Doku dosyası
- Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümü
- Rojin Kabaiş dosyası
- 26 yıldır çözülemeyen Çağla Tuğaltay cinayeti

Rabia Naz Vatan Dosyasında AYM’nin “İhlal” Kararı
11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın 2018’de Giresun’da şüpheli ölümüyle ilgili dosyada Anayasa Mahkemesi, 2025 yılında kritik bir karara imza attı.Kararda soruşturmanın “özensiz yürütüldüğü” belirtilerek yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmedildi. Olay yeri incelemesindeki eksiklikler, delillerin korunmaması ve bazı kritik bulguların yeterince değerlendirilmemesi eleştirildi.
Rojin Kabaiş Dosyasında DNA Bulgusu ve Uluslararası Süreç
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in 2024’teki şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada, Adli Tıp raporuna giren DNA bulguları dosyanın en kritik aşaması olarak değerlendirildi.Beden üzerinde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildiği açıklandı. Ayrıca cep telefonunun şifresinin çözülebilmesi için İspanya ile teknik işbirliği yürütüldüğü ve uluslararası bir dijital inceleme sürecinin başladığı bildirildi.
Çağla Tuğaltay Cinayeti: 26 Yıllık Çözülmeyen Dosya
2000 yılında İstanbul’da evinde boğazı kesilerek öldürülen 15 yaşındaki Çağla Tuğaltay cinayeti, Türkiye’nin en uzun süredir çözülemeyen dosyalarından biri olarak biliniyor.Yıllar içinde farklı savcılar tarafından incelenen dosyada DNA analizleri yapılmasına rağmen net bir sonuca ulaşılamadı. Ancak zaman aşımının durdurulmasıyla dosya tamamen kapanmadı ve yeniden aktif inceleme sürecine alındı.Yusuf Kazdal Dosyası da Yeniden Gündemde
2009 yılında Tunceli’de kaybolan 9 yaşındaki Yusuf Kazdal’ın ailesi de son gelişmelerin ardından dosyanın yeniden açılmasını talep etti.Aile, geçmişte yaşanan bazı şüpheli durumlar ve kamera kayıtlarına ilişkin belirsizliklerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.

















