Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet soruşturması kapsamında tutuklanan iş insanı Fazlı Ateş’in savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. Ateş, eğitimini Niğde’de tamamladıktan sonra 1992 yılında Ankara’ya gidip çeşitli işlerde çalıştığını anlattı. 1994 yılında ortağıyla peyzaj şirketi kurduğunu, 2019-2020’ye kadar bu işlere devam ettiğini belirtti. Ardından kendi firmasını kurarak Antalya’da ihalelere girdiğini söyledi.

İhalelerde Doğrudan Temin Yolu Tercihi
Fazlı Ateş, Antalya Büyükşehir Belediyesi ihalelerine 5-6 kez doğrudan temin yoluyla katılıp kazandığını kaydetti. İlk ihalesinin Kemer Belediyesi’nin çatı onarımı olduğunu belirten Ateş, “Şirketim yeni olduğu için belediyenin büyük ihalelerine değil, küçük bütçeli doğrudan temin ihalelerine girdim” dedi. Belediyeden ya da iştiraklerinden iş almak için herhangi bir aracı ya da rüşvet vermediğini vurguladı.
Aracılık İddialarını Şiddetle Reddetti
Soruşturma kapsamında tutuklanan ve daha sonra serbest bırakılan iş insanı B.Ç.’nin, “Fazlı Ateş, Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek ile samimi, ödemelerde sıkıntı yaşanmaması için temas kurabilir” ifadeleri hatırlatılan Ateş, bu iddiaların asılsız olduğunu söyledi. Başkan ile sadece 4-5 kez görüşme yaptığını belirten Ateş, “B.Ç. beni ateşin içine atmak istedi, bu ifade iftiradır” dedi.İlker Müdür İddialarını Da Yalanladı
B.Ç.’nin, İl Emniyet Müdürü İlker Arslan’ın ihtiyacı olduğunu söyleyerek 3,8 milyon lira aldığı ve hak edişlerin ödenmesi için 6 milyon lira verdiği yönündeki ifadeleri sorulan Ateş, “B.Ç.’den iş kurmak için 4,5 milyon TL borç aldım, ödeyemeyince Ankara’daki dairemi verdim. Daha sonra 2 milyon TL daha elden borç istedim. Ancak hiçbir rüşvet ya da usulsüz ödeme olmadı” diye konuştu. İlker Arslan’ın böyle bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını ekledi.Dostane Para Alışverişi İddiaları
Ateş, İlker Arslan ile yaklaşık 30 yıl önce Ankara’da tanıştıklarını, Antalya’da da dostluklarının ilerlediğini anlattı. İlker Arslan’ın eşi bir süre şirketinde SGK’lı olarak çalıştı. Emniyet Müdürü’ne 250 bin lira havale ile gönderdiğini ancak bunun borç ilişkisi olduğunu belirtti. Ayrıca, Arslan’a ait bir şirket hesabına gümrükleme hizmet bedeli olarak 997 bin lira gönderdiğini, bunun da tamamen dostane bir işlem olduğunu söyledi.

















