Mikrofonu tekrar almamak için, ikinci bir konuya geçmek istiyorum. Gerçekten dağın başında program yapıyorsunuz. Ericek'te yaptınız, daha yukarıda da yaptınız. Oraya da geldik ve aynı kalabalık orada da vardı. Bütün belediyeler basın mensuplarıyla çalışıyor. Sürdürülebilirlik için bu çok önemli. Gürsu'yla paylaştığınız birçok değer var. Biz artık istiyoruz ki, biraz da gazeteci arkadaşlara destek olunsun. Bugüne kadar belki de birçok kişi bunu açıkça söyleyememiştir, ama bence herkesin içindeki düşünceyi ifade ediyorum. Mümkünse, karınca kararınca da olsa, özellikle bu tarz projelerin tanıtımında bizim mecralarımızda değerlendirirseniz, bizler de karınca kararınca destek teması kurarsak çok seviniriz. Öncelikle bunu hatırlatmak istedim.
Gazeteabc Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aydoğdu’nun sorusuna yanıt olarak Başkan Mustafa Işık: “Geçen ay AR-GE'de yaptığımız toplantıda birçok projeye, özellikle tarımda, gençlerde ve kadınlarla ilgili Avrupa Birliği'nden aldığımız destekler ve hibeler olduğunu konuştuk. Biz dedik ki, bir proje içerisinde basın mensubu arkadaşlarımızı değerlendirebilir miyiz? Gerçekten de, sizler ekonomik zorluk çekiyorsanız, biz de aynı şekilde zorluk yaşıyoruz. İnşallah deprem bölgesindeki konutlar toparlanınca hep beraber rahatlayacağız. Ama inanın, biz sizi düşünüyoruz. Bu imkansızlıklara rağmen buraya kadar geldiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bir diğer sorunuz ise, bu yalnızca basın mensuplarıyla ilgili değil; artık depremden sonra bütün vatandaşların isteği ve talebi haline geldi. Bununla ilgili de yine AR-GE'deki arkadaşlar çalışıyor. Hazineye ait yerler olabilir, bize ait yerler olabilir. Bunlarla ilgili bir planlama yapıp, bir kısmını belki basın mensubu arkadaşlara, bir kısmını da vatandaşa açarak, hem doğada yapacakları kaçak yapılaşmayı önlemiş olacağız, hem de planlı ve imarlı bir şekilde, kontrollü bir şekilde bu isteğinize cevap verebiliriz. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah güzel haberler vereceğiz.” dedi.
Gazeteabc Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aydoğdu bir diğer sorusunda: “Buraya gelirken konum beni Gürsu Deresi diye zehir akan bir suyun yanından getirdi. Bir kısmını baktım; dozerler temizlemiş falan ama Gürsu'ya doğru ortam, ağa köye doğru gelirken temiz akmaya başladı. Ondan önce bir iki tane fabrika var. Oradan sonrası siyah akıyor. Belli ki onlar kirletiyor. Yani, üstü hemen temiz bir su. Bu dereleri hakikaten artık kurtarın. Ya da deyin ki, "Ne haliniz varsa görün kardeşim. Biz yapmıyoruz." Öyle bir hakkımız yok. Gerçekten yıllardır böyle şişiyor, şişiyor; ağızdaki ciklet gibi patlıyor. Hadi baştan bir daha çiğneyelim. Yıllardır aynı şeyi söylüyor ve kimse sanayicinin önüne geçemiyor. Gürsu evet, Ayvamız güzel, armutumuz güzel. Her şeyimiz güzel ama herkesin bildiği gibi o kirli sudan suluyoruz. Her ne kadar dalgıç pompalarla yer altından temiz su çıkaranlar olsa da, birçok kişi oradaki zehirden tarımı suluyor maalesef. Öncelikle bunu sormak istiyorum; yani en azından Gürsu hattında bir şey yapacak mısınız? Bir de ben daha önce de söylemiştim, atıklardan ne kadar değerli geri dönüşümler alıyorsunuz? "Bir milyon şuradan tasarruf ediyoruz." Buradan tasarruf ediyoruz. Ben size toplayarak değil de atmayarak tasarruf yapmayı öneriyorum. Evet. Yani şu elimizdeki dosyalar, içindeki kağıtlar... Bu kadar dijitalleşmiş bir dünyada, bize mail atın, WhatsApp'tan atın. Yani bunu hiçbirimiz okumayacağız. Hep basının bize gönderdiği oradaki e-maili okuyacağız. Yazıları okuyacağız ve oradan faydalanacağız. Eskisi gibi kimse buradan okuyup da yazmıyor. Çünkü hızlı olmamız lazım, daha çok habere girmemiz lazım. Sizlerden ricam gerçekten; yani bir ayda ne kadar harcıyorsunuz? Öncelikle odanıza kağıt harcamamaya başlayın. Dijitalleşin artık. Mesela şu arkanızdaki dijital ekranı kullanıyorsunuz. Eğer dijital ekran olmasaydı, bu kadar projeyi gösteremezdiniz bize. O yüzden dijitale önem verelim. Kağıtları artık kullanmayalım. Ağaçları kesmeyelim. Bir de mümkünse, çoğu billboardları artık tonla reklam vermeyin. Billboardları da dijitalleştirin. Bir günde elli tane projeyi anlatabilirsiniz. Bir çocuk kaybolsa dijitallerden gösterebilirsiniz. Herhangi bir şey olsa dijitalden uyarabilirsiniz ama billboard'da... Artık Gürsu'nun dijitalleşmesi gerektiğini, Bursa'nın ve Türkiye'nin dijitalleşmesi gerektiğini düşünüyorum. Dijitale nasıl bakıyorsunuz? Yani artık şu kağıtları harcamayalım diye düşünüyorum.” dedi.
Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık soruya yanıt olarak: “Biraz önce e-ticareti anlattık. Bununla beraber yapay zekayı da anlattık. Bunların hepsini toparladığımız zaman, biz yaklaşık yedi yıldan beri anaokulundaki ve buradaki çocuklara da iklim değişikliği müdürlüğümüz eğitim veriyor. Yani dediğiniz gibi, atmadan çözebiliriz diye. Biz çevre kirliliğiyle ilgili aslında tavandan başlamasıyla ilgili bir inancımız var ve bunun çalışmasını da yapıyoruz. İnşallah burada da başarılı oluyorsunuz. Her geçen gün ben listeye bakıyorum; hem topladığımız artıyor, hem insanların bilinci artıyor, hem de artık insanlar birbirini uyarmaya başladı. Bu da çok güzel bir şey. Daha önceden birisi sigarayı attığı zaman kimse uyarmıyordu ama artık uyarmaya başladı.
Bir diğer konu, biliyorsunuz yeşil çevre arıtma tesisimiz var. Bizim şu andaki sanayideki bütün sanayi atıkları yeşil çevreye geliyor. Ve işçi çevresi artırılmış bir şekilde yine dereye salınıyor. Ama siz nerede gördünüz? Ona bakmak lazım. Tabii zaman zaman korsan salım yapılabiliyor. İşte bu korsan salım yapılmadan önce, balıkların olduğu, bizim de hayalimiz olan dereler bir gün, bir saat bile korsan salım yapsalar dereyi mahvediyorlar. Bununla ilgili de tabii hem kameralı çalışma sistemimiz devam ediyor. Yani bir salım olduğu zaman içeriye kameraya sokup nereden yapıldığı tespit edilmeye çalışılıyor. Burada çevre de BUSKİ'de, ilçede hep beraber bu hepimizin sorununu çözmeye çalışıyoruz.” şeklinde cevapladı.





















