Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetinin ortaya çıkarılması amacıyla Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel, hâkimlik kararıyla “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Tunceli Sulh Ceza Hâkimliği; tanık ifadeleri, ikamette yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyaller, ruhsatsız silah, soruşturmaya konu araç ve iletişim kayıtları ile bilirkişi incelemelerini birlikte değerlendirerek adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağına hükmetti.

Kaybolduğu Gün Hizmetliye Panik Halinde Talimat: "Hemen Çıkın, Evinize Gidin"
Soruşturma dosyasında yer alan en dikkat çekici detaylardan biri, vali konutunda çalışan hizmetli Selvi Yeşil’in ifadesi oldu. Yeşil, Gülistan Doku’nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 günü saat 13.00 ile 13.30 arasında Handan Sonel’in mutfağa panik içinde gelerek kendisine, “Selvi Hanım hemen çıkın. Bırakın, çabuk çıkın, evinize gidin” dediğini öne sürdü.
Tanık Yeşil, daha önce böyle bir durumla karşılaşmadığını ve kamera kayıtlarına göre saat 13.36 sıralarında konuttan ayrıldığını belirtti. Savcılık sorgusunda Gülistan Doku’nun cep telefonu sinyalinin tam da bu saatlerde, 13.22’de kesildiğine dikkat çekilerek Sonel’e çalışanını neden apar topar gönderdiği soruldu. Sonel ise iddiaları reddederek tanığın baskı veya tehdit altında ifade vermiş olabileceğini savundu.

"Oğlum 3-4 Gün Odasından Çıkmadı" İddiasına Çelişkili Yanıtlar
Soruşturmada Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in kayıp olayının hemen ardından sergilediği davranışlar da incelemeye alındı. Tanık Selvi Yeşil, Mustafa Türkay Sonel’in olaydan sonraki 3-4 gün boyunca kahvaltı yapmadığını, odasından çıkmadığını ve okula gitmediğini iddia etti.
Handan Sonel ise bu durumu olayla ilişkilendirmeyerek oğlunun, okulda beş askerin şehit edilmesi üzerine arkadaşlarıyla yaşadığı bir tartışma nedeniyle kapandığını ileri sürdü. Ancak Sonel’in, jandarmadaki “Oğlum hiçbir gece eve gelmemezlik yapmadı” ifadesine karşın savcılıkta oğlunun zaman zaman öğretmenevinde kaldığını söylemesi çelişki olarak dosyaya yansıdı. Ayrıca bilirkişi raporunda yer alan, oğlunun telefonunun 13-14 Ocak tarihlerinde Rostan mevkiinde sinyal verdiği bilgisine ise Sonel, “Bilgim yoktur” yanıtını verdi.

"Çıkarılan 4 Kolide Solucan ve Böcek Vardı"
Bir diğer vali konutu çalışanı Gönül Gülmez ise Gülistan Doku’nun kaybolduğu günlere yakın bir tarihte Vali Tuncay Sonel’in oğluna çok kızarak odasındaki eşyaları 4 koliye doldurttuğunu ve korumalara “Bunları atın, gitsin” dediğini beyan etti.
Suçlamalara yanıt veren Handan Sonel, kolilerde delil bulunmadığını, oğlunun balık yemlemede kullandığı solucan ve böceklerin yer aldığını iddia etti. Olayın üniversite sınavına bir ay kala yaşandığını öne süren Sonel, eşinin ders çalışmak yerine böceklerle uğraşan oğluna öfkelendiği için kutuları attırdığını savundu.
Aramalarda Çıkan İkinci Dijital Dalga ve Ruhsatsız Tabanca
Savcılığın tutuklama talebinde en çok üzerinde durduğu hususlardan biri de evde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyaller ve ruhsatsız silah oldu. Tuncay Sonel hakkında yürütülen ilk soruşturma aramasında bulunmayan 3 cep telefonu, 3 tablet, 2 hard disk, 1 flaş bellek, 1 harici bellek ve 1 MacBook, sonraki aramada ele geçirildi. Savcılık, cihazların delil karartma amacıyla sonradan ikamete getirilmiş olabileceğini değerlendirerek incelemeye aldı.
Bunun yanı sıra evde yapılan aramada kutusunda SIG Sauer marka ruhsatsız tabanca ve üç şarjör bulundu. Tabancanın nereden geldiğini bilmediğini belirten Sonel, gerçek bir silah olup olmadığını dahi anlamadığını, eşine ait bilinen iki tabancanın ise ruhsat durumlarına vakıf olmadığını ifade etti.

"100 Bin Lira Karşılığında Cesedi Yok Et" Suçlaması
Dosyadaki en ağır iddia ise hükümlü tanık Turan Güler’den geldi. Güler’in ifadesinde; Handan Sonel’in, Mustafa Türkay Sonel tarafından iki el ateş edilerek öldürüldüğünü söylediği Gülistan Doku’nun cesedini yok etmesi karşılığında kendisine 100 bin lira verdiğini ileri sürdüğü belirtildi. Handan Sonel ise tanığı hiç tanımadığını belirterek suçlamaları kesin bir dille reddetti.
Gizlilik Kararına Rağmen "Arabalar Temiz Çıktı" Bilgisi ve Kapatılan Hat
Soruşturma dosyasında Handan Sonel’in cezaevindeki oğluyla yaptığı görüşmede, dosyada gizlilik kararı bulunmasına ve incelemeler sürmesine rağmen “Arabalar temiz çıkıyor” dediği tespit edildi. Sonel, bu bilgiyi nereden aldığı sorusuna sosyal medyadan gördüğü yanıtını verdi.
Öte yandan, operasyonun ardından Sonel’in 15-20 yıldır kullandığı telefon hattını aniden kapatarak kızı adına yeni bir hat çıkarttığı belirlendi. Sonel, eski hattını gazetecilerin ve çevrenin rahatsız etmemesi için kapattığını söyledi.
"Hamilelik Testi" İddiası Soruşturma Dosyasında
İfadesinde Doku'nun kaybolmasından kısa süre sonra konut çalışanlarının konuşmalarına kulak misafiri olduğunu belirten Sonel, Gülistan Doku’nun hastanede birkaç kez hamilelik testi yaptırdığı yönünde duyum aldığını ve bunu eşine söylediğini açıkladı. Eşinin kendisine “Duyumla hareket edilmez, konuşma” dediğini aktaran Sonel, bu bilgiyi ilk kez savcılık sorgusunda paylaştığını belirtti.
Ayrıca Doku'ya ait yedek SIM kartın adli makamlara bildirilmeden Ankara'ya gönderilmesi hususunda ise eşinin telefonda bir SIM kart hakkında konuştuğunu duyduğunu ancak detay bilmediğini ifade etti.
"KATİLLER" SLOGANLARIYLA CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
Tüm suçlamaları reddeden Handan Sonel, Tunceli Sulh Ceza Hâkimliğince; delillerin henüz toplanma aşamasında olması, şüphelinin delilleri karartma veya yönlendirme ihtimalinin bulunması gerekçeleriyle tutuklandı.
Aadliye çıkışında toplanan kalabalığın "Katiller" sloganları arasında adliyeden çıkarılan Sonel, geniş güvenlik önlemleri altında cezaevine sevk edildi.


















