Bursa için Türkiye için sorumluluk almaktan geri durmuyoruz
Toplantının açılış konuşmasını yapan İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya: “Türkiye’nin sanayi, tarım ve ihracat gücü olan Bursa, ne yazık ki hak ettiği yatırımları alamamıştır. Plansız büyümenin bedelini ağır şekilde ödemiş; çevre sorunlarıyla boğulmuş, ulaşım ve altyapı problemleri kronik hâle gelmiştir. Bursa, bu iktidar döneminde adeta üvey evlat muamelesi görmüştür. Ancak şunun özellikle altını çizmek isterim. İYİ Parti teşkilatları vardır. Bursa sahipsiz değildir. İYİ Parti Bursa milletvekillerimiz Sayın Hasan Toktaş ve Sayın Selçuk Türkoğlu, Ankara’da Bursa’nın sesi ve vicdanı olmaya kararlılıkla devam etmektedir. Bursa’nın çevre felaketlerinden ulaşımdaki sıkıntılara, işsizlikten adaletsiz teşvik politikalarına kadar pek çok hayati başlık, milletvekillerimiz tarafından ısrarla ve kararlılıkla takip edilmiştir. Bursa’nın hakları için hiçbir zaman sessiz kalınmamış; Ankara koridorlarında yüksek sesle ve açık yüreklilikle savunulmuştur. Bizler İYİ Parti olarak günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir anlayışla hareket ediyoruz. Algı siyasetiyle değil, gerçeklerle yolumuzu çiziyor; Bursa için, Türkiye için sorumluluk almaktan geri durmuyoruz. 2026’ya, milletimizin aklına, vicdanına ve iradesine güvenerek geliyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu şehir de, bu ülke de çok daha iyisini hak ediyor. Bir kez daha açıkça ifade ediyoruz. 23 yıllık iktidar döneminde Bursa iyi yönetilememiştir. Ve kimse kusura bakmasın; bugün de hâlâ iyi yönetildiğini söyleyemiyoruz.
Koskoca kentin ulaşımı arap saçıdır
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Bozbey’in, 2025 yılı dâhil yaklaşık iki yıllık faaliyetleri incelendiğinde ortaya çıkan tablo nettir: Bursa yönetilemiyor. Kentin en temel ihtiyaçları olan ulaşım, altyapı, çevre ve güvenli yaşam alanları konusunda yıllardır ciddi bir zafiyet vardır ve bu zafiyet hâlâ aşılabilmiş değildir. Koskoca kentin ulaşımı dün de arap saçıdır, bugün de arap saçıdır. Bursa on yıl önce de altyapı ve su sorunu yaşıyordu; beş yıl önce de yaşıyordu, bugün de yaşamaya devam etmektedir. Çevre sorunları, kirlilik, soluduğumuz zehirli hava; ranta teslim edilmiş kentsel dönüşüm anlayışı ve güvensiz yaşam alanları… Saymakla bitmiyor. Bursa’nın sorunları ötelenerek, algıyla ve günü kurtaran söylemlerle çözülemez. Bu şehir ciddiyet, planlama ve liyakat bekliyor. Ulaşımımız neyi bekliyor?Doğru düzgün verim alınamayan kamu hizmetlerine, yeni yılda bir de rekor zamlar eklenmiştir. Cep yakan ulaşım ücretleri, elektrik faturalarını aşan su faturaları, katlanarak artan emlak vergileri, çevre temizlik vergileri ve esnafın sırtına yüklenen tabela vergileri… Bursa’da vatandaş her alanda daha fazla yük altına sokulmaktadır.
Türkiye’nin Ankara’ya en uzak şehri
Ulaşımı Bursa için iki boyutuyla ele almak gerekir. Bursa’ya ulaşım ve Bursa içinde ulaşım. Her zaman söylediğimiz gibi Bursa, maalesef 2025 yılında da “Türkiye’nin Ankara’ya en uzak şehri” olma özelliğini korumaktadır. Yıllardır vaat edilen hızlı tren projesi bu yıl da tamamlanamamıştır. Reklamlarla ve lansmanlarla sık sık gündeme getirilen Yenişehir Havalimanı’nda ise uçuş sayısında ve tercih edilirlikte bir artış yoktur. Bununla da kalınmamış, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin İstanbul Havalimanı’na verdiği ulaşım hizmeti ihalesi kaybedilmiştir. Bursa’dan İstanbul Havalimanı’na ulaşım artık daha zor, daha uzun ve daha pahalıdır. Sabahın erken saatlerinde dahi ulaşım bir çileye dönüşmüş durumdadır. Bu tablo, plansızlığın, öngörüsüzlüğün ve yönetim zafiyetinin açık bir göstergesidir. Ulaşım meselesi artık yalnızca yerel yönetimin değil, merkezi hükümetin de sorumluluk alması gereken büyük bir kriz hâline gelmiştir. Seçim döneminde Bursa’nın dört bir yanında Ulaştırma Bakanlığı billboardlarını süsleyen yatırım reklamları, seçimler kaybedildikten sonra yerine getirilmeyen vaatler çöplüğündeki yerini almıştır. Sayın Bozbey’e soruyoruz: “2024 yerel seçimlerinde sizleri iktidara taşıyan Bursa halkı en çok neyden şikâyetçiydi?” Elbette ki ulaşımdan. Peki siz ne vaat etmiştiniz? Seçim kampanyanızda ve proje lansmanlarınızda şunları söylemiştiniz: “Toplu ulaşım sisteminin entegre ve erişilebilir hâle getirilmesi için kapsamlı bir ulaşılabilirlik planı yapılacaktır. Bursa’da artık herkes yürüme mesafesinde toplu ulaşıma ulaşacaktır.” Devamında ise:
“Gelişen Bursa için öncelikle Bursa’yı metro ile tanıştıracağız.” Bugün gelinen noktada soruyoruz: Bu vaatlerin hangisi hayata geçirilmiştir? Ulaşım rahatlamış mıdır, yoksa Bursa’nın çilesi daha da mı artmıştır? Bursa halkı vaat değil, sonuç beklemektedir. Algı değil, gerçek çözüm istemektedir. Metro hattı 42 km, metrobüs hattı 42 km, yeni finiküler hattı 2 km, yeni metrobüs hattı ise 12,6 km olarak açıklanmıştır.
Buradan, vatandaşlarımızın sesi olma sorumluluğuyla soruyoruz:
– Çalı’yı Yunuseli’ne bağlayacak 8 kilometrelik tramvay hattı ne durumdadır?
– Şehir içinde planlanan 4 ayrı finiküler hattı unutulmuş mudur?
– Söz verilen 4 metro hattı ve 1 metrobüs hattı hangi aşamadadır?
– 30 kilometrelik Kestel–Vadimli Yolu Projesi neden rafa kaldırılmıştır?
– Ve en önemlisi, Bursa ulaşımının omurgası olması gereken Ulaşım Master Planı neden hayata geçirilememektedir?
Gelinen noktada ulaşım, Bursa’da artık yalnızca bir sorun değil; günlük hayatı felç eden ciddi bir kriz hâline gelmiştir. Özellikle Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinde sabah, akşam ve hatta gece saatlerinde dahi ana arterlerde yolculuk süreleri ortalama %30–40 oranında uzamıştır. Bu tablo; plansızlığın, gecikmenin ve tutulmayan sözlerin açık bir sonucudur. Bursa halkı artık mazeret değil, çözüm beklemektedir.
Kentsel dönüşüm Bursa için hayati sorumluluktur
Depremin ayak sesleri artık duyulmakta, bölgemiz adeta beşik gibi sallanmaktadır. Bu nedenle kentsel dönüşüm Bursa için bir tercih değil, hayati bir zorunluluktur. Ancak ne yazık ki mevcut yönetim bu konuda da sınıfta kalmıştır. Özellikle nüfus yoğunluğu, eski yapı stoku ve plansız kentleşme nedeniyle Osmangazi, Yıldırım ve Gürsu başta olmak üzere Bursa’nın çok büyük bir bölümü yüksek risk altındadır. Buna rağmen 2025 yılına girilirken elle tutulur, hızlandırılmış ve bütüncül bir kentsel dönüşüm planı ortaya konulamamıştır. Bursa, deprem gerçeği karşısında göz göre göre risk altında bırakılmaktadır. Daha da vahimi şudur. Şehrin adeta anayasası niteliğinde olan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı hâlâ ortada yoktur. Son geçerliliği 2020 yılına kadar olan bu plan, 2011 yılında hazırlanmasına rağmen onaylanmamış; Ali Murat Taş döneminde üzerinde çalışılan plan ise askıda kalmıştır. Sayın Bozbey, Sizin döneminizde üzerinde çalışıldığı söylenen plan da henüz kamuoyuna sunulmamıştır. Plansız bir şehirde ne güvenli konut üretilebilir, ne sağlıklı bir kentsel dönüşüm yapılabilir ne de Bursa geleceğe hazırlanabilir. Bursa’nın zamanı tükenmektedir. Bu şehir artık erteleme değil, kararlı ve somut adımlar beklemektedir. İmarda hukuksuzluk ve plansızlık adeta kural hâline gelmiş; ovalar talan edilmiş, tarım arazileri kaçak sanayi alanlarına dönüştürülmüş, şehir liyakatten uzak anlayışlara teslim edilmiştir. Bursa halkı bu çaresizlikten ve sahipsizlikten kurtulmak için sizlere güvenmiş, yerelde iktidarı size teslim etmiştir. Gelin, bu güveni boşa çıkarmayın. Gelin, bu şehri hak ettiği gibi yönetin.
Hava kirliliğinin çözümü maske dağıtmak değildir
Hava kirliliği, Bursa’nın kronikleşmiş sorunlarından biri olmaya devam etmektedir. Yılın her döneminde yaşanan bu sorun, özellikle kış aylarında Kestel, Gürsu, İnegöl ve Nilüfer’in sanayi bölgelerinde sınır değerlerin çok üzerine çıkmaktadır. Bu tabloya rağmen Kestel’de çevreye zehir saçmaya devam ettiği iddia edilen Bursa Çimento Fabrikası’nın hâlen ruhsatsız faaliyet göstermesine göz yumulması, AK Parti iktidarının en büyük ayıplarından biridir. Üstelik sorun bununla da sınırlı değildir. Bursa’nın yerleşim alanlarında hissedilen ağır ve rahatsız edici kokular artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaşmıştır. Bu durum yalnızca çevre sorunu değil, aynı zamanda halk sağlığını tehdit eden ciddi bir krizdir. Bursa temiz hava solumayı bir lütuf değil, en temel hakkı olarak istemektedir. Bu hak ihmalle, ertelemeyle ve sessizlikle yok sayılamaz. Vatandaşların şikâyetleri artık sadece gündemi meşgul eden başlıklar olmaktan çıkmış, insanlar pencerelerini açamaz hâle gelmiştir. Buna rağmen belediyeden kamuoyunu tatmin eden net bir açıklama dahi gelmemiştir. Belediye Başkanımızın geçtiğimiz dönemde yaptığı “Hava kirliliğinin yüksek olduğu bölgelerde maske dağıtacağız” açıklaması ise son derece talihsizdir. Hava kirliliğinin çözümü vatandaşa maske dağıtmak değildir. Çözüm; kirleten kaynakları tespit etmek, ortadan kaldırmak, denetimleri sıkılaştırmak ve caydırıcı yaptırımları uygulamaktır. Bu anlayışla devam edildiği sürece, billboardları süsleyen “Gülümseyin Bursa’dasınız” sloganının yerini “Bursa’da hava kirliliği uyarısı” tabelalarının alması kaçınılmazdır.
Bursa yönetilemiyor
Ne yazık ki Bursa, son 20 yılda skandalların ve yolsuzluk iddialarının zirve yaptığı, aynı zamanda bunların büyük ölçüde üstünün örtüldüğü bir dönem yaşamıştır. Bugün gelinen noktada şehir, tarihinin belki de en kötü yönetim dönemlerinden birini yaşamaktadır. Bu şehir bunu hak etmiyor. Bursa; şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat istiyor. Ve en önemlisi, artık bahane değil çözüm bekliyor. Sorumluluk sahibi olunamadığı için bu dönemde Bursa’ya ve Bursalıya adeta ızdırap yaşatılmaktadır. 2024 yılı ve 2025’in başı itibarıyla; Yıldırım ilçesinin Değirmenönü, Siteler ve Esenevler mahallelerinde, Osmangazi’nin Gaziakdemir, Akpınar, Akşemsettin ve Demirtaş bölgelerinde, Nilüfer’in Kayapa ve Aslanköy mahallelerinde saatlerce, hatta günlerce süren su kesintileri yaşanmıştır. Ve ne yazık ki Bursa, sizin döneminizde “blok su kesintileri” kavramıyla tanışmıştır. Bu kesintiler ne önceden planlanmış, ne vatandaş yeterince bilgilendirilmiş ne de kalıcı bir çözüm ortaya konulmuştur. Su gibi hayati bir konuda dahi bu denli plansızlık ve yönetim zafiyeti yaşanması, Bursa’nın nasıl bir anlayışla yönetildiğinin açık göstergesidir. Üstelik vatandaşlar susuz bırakılırken karşılarına kabarık faturalar çıkarılmaktadır. Bu tablo açık bir yönetim zaafı ve planlama başarısızlığıdır. İşte tam olarak söylemek istediğimiz budur: Bursa yönetilemiyor. Her gelen başkanın göreve kadro değişiklikleriyle başlaması, sistemi düzeltmek yerine daha da bozmuştur. Sayın Bozbey’in üçüncü yıla girerken hâlâ kadro değişiklikleriyle anılması, yönetimin hazır olmadığının göstergesidir. Sözün özü; ortada hizmet yoktur, çözüm yoktur. Ama zam vardır, mağduriyet vardır. İYİ Parti olarak açıkça söylüyoruz. Bursa’nın sorunu bütçe değildir, vizyon eksikliğidir. Bursa’nın sorunu çalışanlar değil, yöneten anlayıştır. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Bozbey’i 2026 yılını algı ve reklam yılı olmaktan çıkarmaya; mazeret üretmek yerine sorumluluk almaya, zamlarla değil hizmetle anılmaya davet ediyoruz. Bursa artık yıllardır süren bu ihmali, plansızlığı ve vizyonsuz anlayışı hak etmemektedir. Bursalıların alın teriyle geçinen herkesin hakkını savunmaya, bu kötü gidişatın takipçisi olmaya ve gerçekleri söylemeye kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi.
Bursalıların menfaati, kamunun menfaatidir
İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya’nın açıklaması sonrası gündem değerlendirmesinde bulunan İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu: “Bizim durduğumuz nokta nettir: Bursa’nın ve Bursalıların menfaati, kamunun menfaatidir. Bugüne kadar yapılmayanların hesabının sorulması gerekir. Bir muhalefet partisinin üzerine düşen sorumluluğu hem yerelde hem de genelde yerine getirmek noktasında İYİ Parti, eksiksiz bir şekilde görevini yerine getirmektedir. Başta İl Başkanımız olmak üzere, heyetimize ve ilçe başkanlarımıza; Bursa’nın bugüne kadar söylenmeyen tüm dertlerini, sorunlarını ve sıkıntılarını cesurca dile getirdikleri için teşekkür ediyorum. Hani vardır ya, herkesin bildiği ama konuşulmayan “sırlar”… İşte bu tür gerçekleri ifşa eden yaklaşımlarından dolayı teşkilatlarımızı tebrik ediyorum. Ben yalnızca 2025 yılına ilişkin Meclis çalışmalarımızla ilgili küçük bir istatistik paylaşmak istiyorum. 2025 yılında 205 soru önergesi, 11 araştırma önergesi, 75 genel kurul konuşması, 21 komisyon konuşması ve 4 kanun teklifi verdik. Allah var, gerçekten çalıştık. Bu çalışmaların tamamı, özellikle Bursa’nın ve Bursalıların dertleri ve sorunlarıyla ilgiliydi. Sürekli takipçisi olduk, olmaya da devam edeceğiz. Bu anlamda, teşkilatlarımızın sahadaki gayretlerinden ve aktif çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Biz de elimizden geldiğince, hatta zaman zaman parti rozetini dahi bir kenara bırakarak, Bursa’nın genel menfaatleri için mücadele etmeyi sürdüreceğiz.” dedi.


















