Milliyetçi Hareket Partisi grup sözcüsü İsmail Şenol: “Bursada meydana gelen orman yangını hepimizi korkuttu. Ama yangın büyümeden kontrol altına alınmıştır. Ormanlarımızı korumak sadece itfaiye ve orman müdürlüğümüzün değil bütün vatandaşlarımızın sorumluluğudur ve yeşil Bursa için atılacak her adımın arkasındayız. Çınarcık içme suyumuzun temelleri atıldı ve hizmete açıldı. Bu tesis ile vatandaşlarımız temiz suya kavuşurken şehrimiz ise sağlam bir altyapıya kavuşmuştur.” dedi.
İYİ Parti Grup Sözcüsü Ömer Silahlı ise Kayapa’da yapılması planlanan katı atık bertaraf tesisleri hakkında: “İYİ Parti olarak mağduriyetlerin giderilmesine karşı değiliz. Ancak yeni bir sorunun temelini atacak uygulamalara da sessiz kalamayız. Bugün vatandaşlarımızın katı atık bertaraf tesisine ilişkin planların hangi aşamada olduğu, askı süreçlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı, mevcut ÇED sürecinin hukuki durumu, tesis kapasitesinin ne olacağı ve uygulanacak teknoloji konusunda yeterince bilgilendirilmediğini görüyoruz. Şeffaf olmayan hiçbir planlama süreci toplum vicdanında karşılık bulmaz. Akademik odaların, meslek kuruluşlarının, çevre örgütlerinin ve bölge muhtarlarının dile getirdiği uyarılar dikkate alınmalıdır. Kayapa’nın nüfus yoğunluğu, jeolojik yapısı, tarım alanları ve yer altı su kaynakları bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmelidir. Bölgenin kalkerli ve karstik yapısı dikkate alındığında, oluşabilecek sızıntı sularının yer altı su kaynaklarına ulaşma riski göz ardı edilemez. Bu risk yalnızca Kayapa’yı değil, Bursa’nın geleceğini de ilgilendirmektedir. Biz yatırımlara karşı değiliz. Bilimden uzak, plansız ve kamuoyuna kapalı yürütülen planlama süreçlerine karşıyız. Eğer Bursa’ya yeni bir katı atık bertaraf tesisi yapılacaksa, planlama süreci tamamen şeffaf yürütülmeli; tüm veriler kamuoyunun denetimine açılmalı ve akademik odalar ile uzmanların görüşleri mutlaka dikkate alınmalıdır.” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi grup sözcüsü Yücel Akbulut ise Büyükşehir Belediyesi meclis toplantısı öncesi akreditasyon yapılmasını eleştirdi. Akbulut: “Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi toplantılarında ilk kez basın mensuplarına akreditasyon şartı getirilmesini doğru bulmuyoruz. Bu uygulama hangi ölçütlere göre yapılacaktır? Kimler gazeteci olarak kabul edilecek, kimler edilmeyecektir? Başvurusu reddedilen basın mensuplarına gerekçeleri açıklanacak mıdır? Belediye meclisi toplantıları halka açıktır. Basın mensupları buraya bir lütufla değil, Bursa halkının haber alma hakkı adına gelmektedir. Basını “akredite olanlar” ve “olmayanlar” şeklinde ayırmak yerine tüm gazetecilere eşit davranılmalıdır. Hiçbir basın mensubu, eleştirel yayın yaptığı gerekçesiyle engellenmemeli ya da ayrımcılığa maruz bırakılmamalıdır.” dedi. Akbulut konuşmasınında devamında ise Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesine değinerek: “NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da gerçekleştirilen operasyonlarda 225 kişi gözaltına alındı. Bunlardan 178’itutuklandı, 34 kişi hakkında ise ev hapsi kararı verildi. Tutuklananlar arasında gazeteciler, avukatlar, öğretmenler, akademisyenler ve TEMA Vakfı gönüllüleri de bulunuyordu. Tutuklananlar arasında 75 yaşındaki emekli öğretmen ve TEMA gönüllüsü Hayten Hanım da vardı. Hayten Hanım, sabaha karşı evine düzenlenen baskınla gözaltına alındı ve silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklandı. Oysa hukukta sorulması gereken temel soru şudur: Tutuklamayı zorunlu kılan somut bir neden var mı? Çünkü tutuklama kural değil, istisnadır. Tutuklama, suç işleme ihtimalini önlemeye yönelik bir tedbir değildir. Bağımsız bir yargı, tutuklamanın hukuki gerekçesini arar. Bağımsız bir yargı, iktidarın güvenlik politikalarını onaylamak için değil; vatandaşın özgürlüğünü iktidara karşı korumak için vardır. Anayasamızın 34. maddesi son derece açıktır. Herkes, önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Protesto etmek suç değildir. Hükümeti eleştirmek suç değildir. NATO’ya karşı olmak suç olmadığı gibi, NATO’yu desteklemek de suç değildir.” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Grup Sözcüsü Yücel Akbulut Kayapa’da yapılması planan Katı Atık Bertaraf Tesisi hakkında: “Biz burada Kayapa ile ilgili önemli bir karar aldık. Siz de Nilüfer Belediye Meclisi üyesisiniz. Aynı zamanda bildiğim kadarıyla bölgede, Görükle’de oturuyorsunuz. Bu konudaki düşüncelerinizi gerçekten merak ediyoruz. Örneğin şunu sormak istiyoruz: Kayapa ile ilgili yer seçimi 2015 yılında yapılmış. Ancak 2026 yılında, nüfusun ve demografik yapının tamamen değiştiği bir bölgede çöplük yapılmasını doğru buluyor musunuz? Ayrıca, yaklaşık 800 metre yükseklikte bulunan bir alanda böyle bir tesisin yapılmasını siz, bir mimar olarak, doğru değerlendiriyor musunuz?” dedi. Akbulut konuşmasında ise işten çıkarılan belediye işçilerinin hangi amaçla çıkarıldığının açıklanması için belediye başkan vekili Biba’ya açıklaması yapmasını istedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Yücel Akbulut’un konuşmasının ardından eleştirilere cevap veren Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba: “Bakın, 4.599 kişi işten çıkarıldı. İki yıl boyunca bu konuda tek kelime etmediniz. Ardından 5.387 kişi işe alındı. Neden çıkarıldılar, hangi gerekçelerle çıkarıldılar, bunu açıklayın. Ardından işe alınan 5.387 kişinin hangi kriterlere göre alındığını da açıklayın. Ondan sonra biz de kimleri neden işten çıkardığımızla ilgili detaylı raporu sunarız. Merak etmeyin. Ancak o raporu açıkladığımızda siz burada olmayacaksınız. Çünkü bu tablo karşısında burada duramayacaksınız. Bu katı atık geri kazanım ve bertaraf tesisi gökten zembille inmeyecekti. Bununla ilgili siz ne yaptınız? Bir çalışma sundunuz mu? “Biz şu projeyi hazırladık” diyebiliyor musunuz? Önce bunu ortaya koyun, sonra bu soruları sorma hakkına sahip olun.” diyerek eleştirilere sert bir şekilde cevap verdi.
















