Osmangazi Belediyesi, 8 Mart kapsamında düzenlediği anlamlı bir etkinlikle kadın emeğinin tarihsel mücadelesine dikkat çekti. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla gerçekleştirilen program, Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nın tarihi atmosferinde düzenlendi. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen “Kadın Emeği Almanağı” söyleşisi ve sergisi, kadın emeğinin geçmişten günümüze uzanan yolculuğunu gözler önüne sererken, sahnelenen “Küllerinden Kanatlanan Kadınlar” adlı tiyatro oyunu ise katılımcılardan büyük alkış aldı.
Kadının toplumdaki yerini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, kadın emeğinin tarihsel değerini hatırlatmak amacıyla düzenlediği bu etkinlikte hem söyleşi hem de sanatsal bir performansı bir araya getirdi. Program kapsamında gerçekleştirilen “Kadın Emeği Almanağı” söyleşisi ve sergisi, kadınların tarih boyunca verdiği emek mücadelesini ve bu mücadelenin toplumsal dönüşümdeki rolünü katılımcılara aktardı.
Program kapsamında gerçekleştirilen söyleşide, **“Kadın Emeği Almanağı”**nın hazırlayıcıları Necla Akgökçe ile Feryal Saygılıgil konuşmacı olarak yer aldı. İki isim de almanakta ele aldıkları kadın emeği mücadelesinin tarihsel boyutlarını katılımcılarla paylaştı.
“Tarihi dokuyu koruyacağız, ipekçiliği de sembolik olarak yaşatmaya devam edeceğiz. Bunları tamamlamak ivedi planlarımız içerisinde. Sergi ise sergiden daha öte bir şey. Sergide uygarlık tarihinin izlerini görüyoruz. Feodal toplumdan endüstri toplumuna geçişi ve 1789’daki Fransız Devrimi’nden 20. yüzyıla kadar uzanan bir hikâyeyi anlatıyor.”
Akgökçe konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Almanağı hazırlayanlar olarak Bursa’dan böyle bir davet aldığımızda çok sevindik. Romangal Fabrikası, almanakta işlediğimiz kadın ipek işçilerinin en erken dönemlerde çalıştığı yerlerden biri. Bu nedenle burada olmak bizim için çok anlamlı bir çakışma oldu. Osmangazi Belediyesi’ne bu anlamda çok teşekkür ediyoruz. Bursa zaten erken dönem ipek endüstrisinin en gelişmiş olduğu Osmanlı dönemindeki illerden bir tanesi ve burada kadın emeği inanılmaz büyük.”
İpek endüstrisinin 17. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar kadınların yoğun olarak çalıştığı bir alan olduğunu belirten Akgökçe, bu fabrikaların kadınların ilk fabrika deneyimlerini yaşadığı yerler olduğuna dikkat çekti. Bu açıdan bakıldığında hazırlanan almanak çalışmasının amacına ulaştığını düşündüklerini belirten Akgökçe, etkinliğin kendileri için oldukça heyecan verici ve mutluluk verici olduğunu dile getirdi.
Saygılıgil ayrıca fabrikanın restore edilmesinin ardından tekrar ziyaret etme fırsatı bulmayı umut ettiklerini belirterek tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladı. Kadınların zorlu bir dönemden geçtiğini dile getiren Saygılıgil, böyle anlamlı bir günde bu tarihi mekânda bulunmanın kendileri için çok özel bir an olduğunu vurguladı.

Gözde Akın yönetmenliğinde sahnelenen gösteri, özellikle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel olarak hazırlandı. Kadınların tarih boyunca karşılaştığı engelleri ve mücadelelerini sahneye taşıyan performans, izleyenlerden uzun süre alkış aldı.
Gösteri öncesinde konuşan yönetmen Gözde Akın şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada, tarih boyunca kadının yerinin sokaklar değil, gökler değil, evidir; dar alanıdır diyen zihniyeti reddetmek için buradayız. Korksak da, ağlasak da, ölüp ölüp dirilsek de küllerimizden yeniden doğmak için, kendi hikâyemizin kahramanı olmak için, yan yana durup dayanışmayı büyütmek için, insan hakları için buradayız.”
Kadının toplumdaki yerini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, kadın emeğinin tarihsel değerini hatırlatmak amacıyla düzenlediği bu etkinlikte hem söyleşi hem de sanatsal bir performansı bir araya getirdi. Program kapsamında gerçekleştirilen “Kadın Emeği Almanağı” söyleşisi ve sergisi, kadınların tarih boyunca verdiği emek mücadelesini ve bu mücadelenin toplumsal dönüşümdeki rolünü katılımcılara aktardı.
Tarihi Mekânda Anlamlı Buluşma
Bursa’nın ipek üretimi tarihinde önemli bir yere sahip olan ve geçmişte çok sayıda kadın işçinin çalıştığı Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nda düzenlenen etkinlik, mekânın tarihsel kimliği nedeniyle ayrı bir anlam kazandı. Kadın emeğinin özellikle ipek üretiminde belirleyici rol oynadığı bu fabrikada yapılan söyleşi, geçmişte burada çalışan kadın işçilerin hatıralarını ve mücadelelerini yeniden gündeme taşıdı.
Program kapsamında gerçekleştirilen söyleşide, **“Kadın Emeği Almanağı”**nın hazırlayıcıları Necla Akgökçe ile Feryal Saygılıgil konuşmacı olarak yer aldı. İki isim de almanakta ele aldıkları kadın emeği mücadelesinin tarihsel boyutlarını katılımcılarla paylaştı.
“Tarihi Dokuyu Koruyacağız”
Söyleşiyi dikkatle takip eden Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, konuşması sırasında Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nın tarihi önemi hakkında katılımcılara bilgi verdi. Esendemir, fabrikanın tarihi dokusunun korunmasına büyük önem verdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Tarihi dokuyu koruyacağız, ipekçiliği de sembolik olarak yaşatmaya devam edeceğiz. Bunları tamamlamak ivedi planlarımız içerisinde. Sergi ise sergiden daha öte bir şey. Sergide uygarlık tarihinin izlerini görüyoruz. Feodal toplumdan endüstri toplumuna geçişi ve 1789’daki Fransız Devrimi’nden 20. yüzyıla kadar uzanan bir hikâyeyi anlatıyor.”
“Bursa’da Kadın Emeği İnanılmaz Büyük”
“Kadın Emeği Almanağı” hazırlayıcılarından Necla Akgökçe de etkinliğin kendileri için özel bir anlam taşıdığını ifade etti. Bursa’nın Osmanlı döneminde ipek endüstrisinin en gelişmiş merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Akgökçe, kadın emeğinin bu süreçteki belirleyici rolüne dikkat çekti.
Akgökçe konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Almanağı hazırlayanlar olarak Bursa’dan böyle bir davet aldığımızda çok sevindik. Romangal Fabrikası, almanakta işlediğimiz kadın ipek işçilerinin en erken dönemlerde çalıştığı yerlerden biri. Bu nedenle burada olmak bizim için çok anlamlı bir çakışma oldu. Osmangazi Belediyesi’ne bu anlamda çok teşekkür ediyoruz. Bursa zaten erken dönem ipek endüstrisinin en gelişmiş olduğu Osmanlı dönemindeki illerden bir tanesi ve burada kadın emeği inanılmaz büyük.”
İpek endüstrisinin 17. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar kadınların yoğun olarak çalıştığı bir alan olduğunu belirten Akgökçe, bu fabrikaların kadınların ilk fabrika deneyimlerini yaşadığı yerler olduğuna dikkat çekti. Bu açıdan bakıldığında hazırlanan almanak çalışmasının amacına ulaştığını düşündüklerini belirten Akgökçe, etkinliğin kendileri için oldukça heyecan verici ve mutluluk verici olduğunu dile getirdi.
“Sergi Tam Yerini Bulmuş Oldu”
Almanağın diğer hazırlayıcısı Feryal Saygılıgil ise özellikle serginin Romangal’da açılmasının çok anlamlı olduğunu ifade etti. Saygılıgil, fabrikanın tarihine dikkat çekerek şunları söyledi: “Burada olmaktan çok mutluyuz. Çünkü sergi tam yerini bulmuş oldu. 1910 yılında yaklaşık 3 bin kadın ve kız çocuğunun greve çıktığı yer burada. Bu mekânda çalışan kadın işçileri yeniden düşünmek ve onların hikâyelerini hatırlamak bizi çok heyecanlandırdı.”
Saygılıgil ayrıca fabrikanın restore edilmesinin ardından tekrar ziyaret etme fırsatı bulmayı umut ettiklerini belirterek tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladı. Kadınların zorlu bir dönemden geçtiğini dile getiren Saygılıgil, böyle anlamlı bir günde bu tarihi mekânda bulunmanın kendileri için çok özel bir an olduğunu vurguladı.
Plaket Takdimi ve Sergi Gezisi
Söyleşinin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, günün anısına Necla Akgökçe ve Feryal Saygılıgil’e teşekkür plaketi takdim etti. Programın bu bölümünün ardından Esendemir ve katılımcılar birlikte sergiyi gezerek sergide yer alan çalışmalar hakkında bilgi aldı.
“Küllerinden Kanatlanan Kadınlar” Büyük Beğeni Topladı
Söyleşi ve sergi programının ardından etkinlik tiyatro gösterisiyle devam etti. Osmangazi Belediyesi Tiyatro Topluluğu tarafından sahnelenen “Küllerinden Kanatlanan Kadınlar” adlı performans izleyicilerden büyük beğeni topladı.
Gözde Akın yönetmenliğinde sahnelenen gösteri, özellikle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel olarak hazırlandı. Kadınların tarih boyunca karşılaştığı engelleri ve mücadelelerini sahneye taşıyan performans, izleyenlerden uzun süre alkış aldı.
Gösteri öncesinde konuşan yönetmen Gözde Akın şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada, tarih boyunca kadının yerinin sokaklar değil, gökler değil, evidir; dar alanıdır diyen zihniyeti reddetmek için buradayız. Korksak da, ağlasak da, ölüp ölüp dirilsek de küllerimizden yeniden doğmak için, kendi hikâyemizin kahramanı olmak için, yan yana durup dayanışmayı büyütmek için, insan hakları için buradayız.”





















