Bursa'da kendi evindeyim
İl Binasında basın açıklamasında bulunan Özel'in konuşmasının satır başları:" Bursa benim kendi memleketim. Kızımın adını aldığı memleket. İpek'in memleketi. Değerli eşimin memleketi. O yüzden burada gerçekten kendi evimde olduğumu hissediyorum. Bizler bu salona defalarca geldik, gittik, çok önemli toplantıları bu salonda gerçekleştirdik. Bugün ancak bu salona daha bir keyifli girdim. Zira bu salonda bir tarafımda örgütümüzün başkanı Atatürk'ün kurduğu partinin Bursa'daki temsilcisi oturuyor. Diğer tarafımda da Cumhuriyet Halk Partili Bursa büyükşehir Belediye başkanı Mustafa Bozbey oturuyor. Büyükşehir seçimindeki büyük başarıdan dolayı Osmangazi'de, Harmancık'ta, Nilüfer'de, Gemlik'te, Mudanya'da ve Mustafa Kemal Paşa'da gösterdiğiniz büyük başarıdan dolayı tüm örgütümüzü ayrı ayrı kutluyorum. Onların şahsında il başkanımıza ve ilçe başkanlarımıza yürekten teşekkürlerimi iletiyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi hala aynı ruhta
Seçimlerine baktığınızda iki şey görünüyor. Seçimi ya kazandık ya kaybettik. Kazandıysak iki kişiden birinin oyunu alarak kazandık. Mustafa Kemal Paşa'da yüzde 49, Osmangazi'de yüzde 46, Nilüfer'de yüzde 60, Gemlik'te yüzde 51, Mudanya'da yüzde 55, Büyükşehirde yüzde 48, Harmancık'ta yüzde kırk. iki kişiden birinin oyunu aldık. Yani insanlar Cumhuriyet Halk Partisi'nin kazanacağına inandıkları yerde büyük bir mutabakatla Cumhuriyet Halk Partisi'nin adaylarına destek verdiler. Bu şunu gösteriyor. Geçmişte birileri efendim yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin, geleceğinden endişelisin. Ama bize oy vermelisin. Millete büyük oyun oynuyorlardı. İnsanları şuna inandırıyorlardı. Şu büyük yalana inandırıyorlardı. Efendim Cumhuriyet Halk Partisi gelirse vatanı böldürecekler. Bayrağı indirecekler. Ezanı dindirecekler diye. Bu büyük miktar, bu büyük yalan maalesef ama maalesef bazı yerlerde karşılık buluyordu. Bunun için yalan videolar mı yaptırmadılar. Bunlar için yalan haberler mi yaptırmadılar? Bunun için atmadıkları iftiralar mı kalmadı. Geçtiğimiz günlerde de efendim Cumhuriyet Halk Partisi geçmişte şöyleydi, böyleydi diyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi 100 yıl önce Cumhuriyet Halk Partisi 105 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1919'da Samsun'a çıkarken hangi ruhtaysa Sivas'ta hangi bilinçteyse, Amasya'da hangi kararlılıktaysa Erzurum'da hangi dirayetteyse bugünde bizler aynı duygu, aynı kararlılık, aynı inanç, aynı dirayettedir. Cumhuriyet Halk Partisi gücünü ay yıldızlı al bayraktan alır. Milli mücadeleden alır. Kuvayı Milliye'den alır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten alır. O günden bugüne bütün genel başkanlarımız bütün yöneticilerimiz bu bilinçli olmuştur. Bundan sonra da olmaya devam edecektir. Biz her gittiğimiz ilde şunu söyledik. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu seçim de ittifak kurmadık. Ama Türkiye'nin en büyük ittifakına davet ediyoruz herkesi. Türkiye ittifakına davet ediyoruz dedik. Türkiye ittifakı kimdir diye soranlara milli takım gol atınca ayağa kalkan herkes Filenin Sultanları şampiyon olup göndere ay yıldızlı al bayrağa çektirirken İstiklal Marşı okunurken gırtlağı düğümlenen, ağlayan, tüyleri diken diken olan herkesi Türkiye ittifakına davet ettik ve bu çağrımız bundan bir yıl önce birileri bu partinin efendim bölücülerle birlikte olabileceğine, ezanı dindirebileceğine, bayrağı indirebileceği gibi yalanlara. inandırmaya çalışa dursun bütün bu yalan, bütün bu iftiralar duvara tosladı. İşte Mustafa Bozbey Bursa'da, Cumhuriyet Halk Partisi'nin bundan iki üç seçim önce Büyükşehirde yüzde 20'lerde oy aldığı yerde yüzde 50 oy alarak geldi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bütün seçilen belediye başkanları iki kişiden birinin oyunu alarak geldiler. Erdoğan bugünkü yolculuğuna İstanbul'da muhalefetin adayları dörde beşe bölünmüş oyları dörde beşe bölünmüşken yüzde 23 oy alarak çıktı. Bizim belediye başkanlarımız bugün. Ankara'da yüzde 60, Manisa'da yüzde 60, Mersin'de yüzde 60, Denizli'de yüzde 55 oylarla Türkiye'nin dört bir yanında her iki kişiden birinin oyunu alarak geliyorlar. Milli irade diyenler milletin iradesini bu seçimlerde gördüler. Bundan sonra da ant olsun ki Cumhuriyet Halk Partisi millete güvenerek millete sarılarak Türkiye ittifakını koruyarak ve güçlendirerek yapılan nasıl cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk seçimlerinden birinci parti çıktıysa 47 yıl sonra bundan sonra yapılacak ilk seçimlerden de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini iktidar yaparak çıkacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Herkesin yüzünü güldüreceğiz
Cumhuriyet Halk Partisi'nin güçlenmesinden birinci parti olmasından rahatsızlık duyuyorlar, saldırıyorlar. Hakaret ediyorlar, iftira ediyorlar. Hiçbirisini duymuyoruz. Birlik ve beraberlik halinde kararlılıkla yürüyoruz. Dün Temmuz ayı Anketleri açıklandı. Farklı firmalar açıklıyor. Hepsini takip ediyoruz. Allah'a şükür hiçbirinde seçimden beri ikinci parti olmadık. Dün açıklanan ankette aynı firmanın sonuçlarında da birinci parti olduğumuzu söyleyebiliriz. Geçen aya göre partimiz yine oyunu yarım oy attırdı. Yarım puan attırdı. AK Parti yarım puan azaldı ve Cumhuriyet Halk Partisi yüzde 35.4 oy ile yine birinci parti Adalet ve Kalkınma Partisi de yüzde 31 küsur bir oyla ikinci parti. Yerel seçimlerdeki 1.8'lik farkla her ay istikrarlı bir şekilde yarım puan, bir puan, 0.4 puan arttırarak şu anda 4 puana çıkarmış durumdayız. Aynı şekilde devam edeceğiz. Kavga etmeden hakaret etmeden, vatandaşın derdi dışında hiçbir derdi, hiçbir meseleyi konuşmadan, emekliyi konuşarak ve savunarak, emekçiyi konuşarak ve savunarak asgari ücrete zam yapılmasına direnerek, mücadele ederek, çayın, buğdayın, zeytinin, üzümün, fındığın, taban fiyatlarını, narenciye üreticisinin sıkıntılarını, Bursa'daki meyve üreticisinin sıkıntılarını konuşarak köylüyü yeniden milletin efendisi yapma iradesini konuşarak esnafın borç batağındaki esnafın sorunlarının nasıl çözüleceğini konuşarak devam ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu ülkeyi, bu ülkenin insanlarıyla kurtardı. Cumhuriyeti bu ülkenin insanlarına güvenerek kurdu. Onun derdiyle dertlenerek ve başka hiçbir dertle meşgul olmayarak ülkeye büyük bir atılım göstererek kurdu. Şimdi Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında CHP iktidarında yeniden bu ülkeyi ayağa kaldıracağız. Bir kez daha söylüyorum. Tayyip Bey, Sayın Erdoğan en çok övündüğü konu altı tane sıfır attım paradan diyor. Biz de atacağız. Biz onun gibi altı sıfır atmayacağız, bir sıfır atacağız. Ama o altı sıfırı etiketlerden, fiyatlardan, masraflardan da atacağız. Sıfırların dördünü maaşlardan da arttı. CHP iktidarının onuncu yılında bugüne dönüp baktığınızda bir sıfır attığımızı göreceksiniz. Ama maaşlardan değil. Sadece fiyatlardan. Yani bugünkü maaşı alacaksınız ama mazotun 4 lira olduğunu göreceksiniz. Bugünkü maaşı alacaksınız ama dana kıymanın 55 lira olduğunu göreceksiniz. Bu şu demek alım gücünün on kat artması demek. Bu Tayyip Bey'in gösterdiği istikamette olmuyor. Şanghay iş birliği örgütünde ortalama milli gelir dört bin beş yüz dolar. Tayyip Bey'in peşine takılan oraya gider. Atatürk'ün gösterdiği yöne muasır medeniyetler yoluna giderseniz, batıya giderseniz, Avrupa Birliği hedefiniz olursa orada ortalama milli gelir kırk beş bin dolar. Arada on kat fark var. Burada dünyanın en iyi arabaları üretiliyor. Ama kendileri mütevazı arabalara biniyorlar. Bu taraftakilere satıyorlar. Dünyanın en pahalı Mercedes'ini Limuzin Mercedes'ini on tane Merkel'in ülkesi üretti o tarihte. Merkel kendisi mütevazı minibüse bindi. İki tanesini bize sattı. Geri kalanını bu taraftaki ülkelere sattı. Burada saraylar büyük. Liderler zengin. Avrupa Birliği hedefinde hızla kalkınan zenginleşen bir ülke mi? Şangay iş birliği örgütünün peşinde dört bin beş yüz dolarlık bir ülke mi? Biz bu ülkeyi önce kırk beş bin sonra elli beş altmış bin dolar milli geliri olan bir hale getireceğiz paradan değil etiketlerden. Maaştan değil masraftan sıfır atacağız. Tayyip Erdoğan gibi altı golü bu tarafa, altı golü bu tarafa atıp milletin yüzüne bakıp altı sıfır attık demeyeceğiz. Bir sıfır atacağız, bir sıfır olsun, bizim olsun diyeceğiz. Herkesin yüzünü güldüreceğiz.
Devlete karşı millet kazandı
İki gündür, üç gündür bir tartışma var. Efendim, Sosyal Güvenlik Kurumu'na belediyelerin borcu çok, tahsile vereceğiz. Sosyal Güvenlik Kurumu'na belediyelerin borcu hep çoktu, hep çok olacak. Çünkü sebebi şu Türkiye'de Cumhuriyet Halk Partili belediyeler icraat yapmasın, iş yapmasın diye çok haksızlığa uğruyorlar. Örneğin Antalya'da iki buçuk milyon kişinin nüfusuna göre para yolluyorlar. Yirmi beş milyona hizmet et diyorlar. Muğla'da da öyle Aydın'da da öyle. Bütün tatil beldelerinde öyle. Bursa gibi bir belediyeyi yıllarca yönettiler. Yeni aldık. İşte Mustafa Bozbey burada. Kaç para borcun var diye sordum. Dokuz yüz milyon dolar. Otuz milyar TL. Bakın diyorlar ki Sosyal Güvenlik Kurumu'na biz eldeki net verilere bakarız. Sayıştayın iki bin yirmi iki raporu Sosyal Güvenlik Kurumu'na borcun on dört nokta altı milyar olduğunu belediyede bekliyor. Ama biz iştirakleri göremiyoruz. Onlar şirketlerin ticari sırları var. Bakan dedi ki dün. Doksan milyonun üstünde borç var. Türkiye'deki bütün belediyelerin sosyal güvenlik kurumuna toplam borcu doksan milyar. Belediyelerin ve şirketlerinin sadece Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde bize kalan borç otuz milyar. Ne konuşuyorsunuz siz? Sadece SGK borcu dört buçuk milyar. Yani doksan milyar liralık SGK borcunun dört buçuk milyarı Bursa Büyükşehir'in bize de. toplam borcu otuz milyar. Bütün Türkiye'deki belediyeler iştiraklerinin, SGK borcunu konuşuyor, bizim karşı karşıya olduğumuz bunun üçte birisi Bursa'da. Türkiye'nin en borçlu belediyeleri AK Parti'den CHP'ye geçen belediyeler. Denizli Belediyesi, Balıkesir Belediyesi, Bursa Belediyesi hemen dibimizde. En borçlu beş belediyeden üçü. Bize enkaz devrettiler. Belediye başkanlarımız her şeye rağmen inanılmaz bir gayretle çalışıyorlar. Ama maalesef elimizi kolumuzu bağlamaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Başaramayacaklar ama şunu söyleyeyim. 15 Temmuz kanlı bir askeri darbe girişimiydi. Orada CHP olarak demokrasinin yanında durduk, meclisin yanında durduk. Meclisi açtırdık, darbecilere meydan okuduk. Geçen otuz bir Mart seçiminden sonra Ekrem İmamoğlu'nun on üç bin oyla kazandığı seçimin iptal edilmesi yargı yoluyla darbe girişiminde yerel yönetimlerde milletin ferasetiyle fark sekiz yüz altı bine çıktı. Osmanlı tokatı atacağız diyenler demokrasi tokadıyla kendilerine geldiler sandık gelmemişler. Şimdi sayın Erdoğan'ın talimatıyla Cumhuriyet Halk Partili belediyelere mali darbe girişiminde bulunuluyor. Maksat şu milletin seçtiğinin millete hizmet etmesine engel olup onu bertaraf etmeye çalışmaktır. Bunu tankla, topla yaparsan silahlı darbe olur, askeri darbe olur. YSK kararıyla yaparsan adli yargı darbesi olur. Şimdi mali eliyle yapıyorsun. Seçilenin milletine hizmet etmesine engel olmaya çalışıyorsun. Yıllardır SGK primlerini ödememiş. AK Partili belediyeler dört buçuk milyar lira bırakmış buraya. Hesabı ortada ödemeden kaçmış. Bozbey'e diyor ki kendininkini de öde Ali Bey'in bundan önceki yönetimindeki dört buçuk milyar faizi de öde. Böylelikle hizmet yapamayacağız. O da diyecek ki bak CHP'li belediyeler çalışmıyor. Vallahi de yapacağız billahi de yapacağız. Hatırsan da yapsanız köpürsen de yapacağız. Gerekirse bütün Cumhuriyet Halk Partili üyeleri harekete geçiririz. Ne gerekiyorsa onu yaparız. Türkiye'nin en büyük dayanışmasını örgütleriz. Ama yine de vatandaşımızı mağdur etmeyeceğız göreceksiniz iyi yöneteceğiz, temiz yöneteceğiz, dürüst yöneteceğiz ve millet yerelde verdiği yetkiyi genelde de verecek. Bakın, bugün tahsil edilmeyen SGK alacaklarının hepsini birden alıp tahsilata koymak, vergi alacaklarının hepsini birden tahsilata koymak devlet eliyle milletin seçtiklerine meydan okumaktır. Devletle millet yarışmasın. Zaman zaman karşı karşıya geldi. Bunu bir daha yapmayın. Çünkü bizim milletimiz devletini seven, askere giden, vergisini veren, kurbanını kesendir. Bizim milletimiz devletine sahip çıkar. Yağmurun altında emekli öğretmen yirmi dokuz Ekim törenlerinde sunucuya şemsiyesini tutar. Çünkü onun gözünde o sunucu devlettir. Ama bir gün devlet milletin karşısına dizilirse orada devlet değil, millet kazanır. Bin dokuz yüz seksende Kenan Evren'in seç dediğimizi seksen üçte seçmediler. Çünkü devlet kendi adayını dayattı. Başbakan da yaptı. Özal'ı seçtiler. 15 Temmuz'da FETÖ'cüler, devletin bir kısmını milletin karşısına geçirse milletin yanında durduk. Millet kazandı. Son 31 Mart seçimlerinde bu seçimde Tayyip Erdoğan devletin kaymakamını ilçe başkanı yapmaya çalıştı. Valisini il başkanı gibi kullandı. TRT'yi partinin televizyonu yaptı. Bizim reklamlarımızı paramızla yayınlatmadı. Hakkımız olan yayının o yüzde birini bile yapmadı. Günde bir dakika bizi beş yüz dakika kendini verdirdi. Devletin ajansını canım, Atatürk'ün kurduğu Anadolu Ajansını Cepheden en hızlı bilgiyi getirsin diye kurduğu Anadolu Ajansı'nı Cumhur İttifakının ajansı yaptı.. Milletin yerine, devletin tarafını aldı.
Saray rejimi kaybedecek
Bizi çok hafife alıyorsunuz. Pandemide ne yaptınız? Bizimkiler dedi ki yardımlaşma hesapları açıyoruz. Saatler içinde İstanbul'da, Ankara'da bütün Türkiye'de milyonlarca TL para birikti. Sokakta yaşayan ve çalışamayanlar için sokak ekonomisindekiler için, yoksullar için, pandemide çalışamadığı için güçlük çekenler için o paralara el koydunuz. Eskişehir'de yirmi beş yıllık aş evinin banka hesabına el koydular. Ne oldu? Askıda fatura dedik. Vatandaş birbirlerinin faturasını ödedi. Ne oldu? Veresiye defterlerini kapatacağız dedik. Ankara'da millet birbiriyle yarıştı. Kapatılacak verisiye hesabı kalmadı. Partiye telefon geliyor. Hesabı kapatmak istiyorum. Her yerdeki kapanmış diye. Mansur Bey bize veresiye borcu olan insan gösterebilir mi diye. Siz bizi çok hafife alıyorsunuz. Üzerimize gelirseniz en yaratıcı formülleri en cesur kararları alırız. Tarih önünde bir kez daha mahcup olursunuz. Unutmayın, İstanbul seçimlerini iptal ettiğinizde hep birlikte oradaydınız. Bütün bakanlar, ilçe ilçe miting yaptı. Devlet Bahçeli MİT'ini İstanbul'a atacağım. Mazbatayı Binali Bey'e vermeden dönmeyeceğim dedi. Klip çektiler, çakarlı MHP'nin araçları konvoy, mehter marşıyla boğaz köprüsünü geçtiler. Bir gittiler millet yüzlerine bakmıyor. İki gün sonra İzmir Marşı'yla sessizce çakarları kapatıp köprüden geri gittiler
O yüzden milletimizi Cumhurbaşkanı talimatıyla Cumhuriyet Halk Partili belediyelere karşı girişilen mahalli darbe girişimine karşı müteakkiz olmaya, dikkatli olmaya ne yapıldığını görüp zihne yazmaya davet ediyorum. Sizin seçtikleriniz size hizmet edemesin diye otuz yıldır yapmadıkları işi yirmi iki yıldır yapmadıkları işi bugün yapıyorlar. Ama bunu başaramayacaklar. Bütün darbeleri püskürttüğümüz gibi bu darbe girişimini de geri püskürteceğiz. Biz kazanacağız. Millet kazanacak, devleti kendisine alet eden saray rejimi kaybedecek. " dedi.






















