Bursa İYİ Parti Büyükşehir Belediye adayı ve Milletvekili Selçuk Türkoğlu Bursa BUSKİ binası önünde basın toplantısı gerçekleştirdi. Gerçekleşen basın toplantısı parti üyelerinden çok sayıda kişi katılım sağladı. Türkoğlu yaptığı toplantısı BUSKİ binasından vatandaşların hesaplarına yüklü miktar para transferlerin olduğunu ve yüklü miktarda paraların kaçırıldığını açıkladı. Yapılan toplantı sonrasında Selçuk Türkoğlu önderliğinde parti üyeleri BUSKİ giriş kapısının önüne kadar düdük çalarak ve kırmızı kart göstererek yürüdüler.
BUSKİ kasasının hortumlanan borusu patlıyor
Bundan bir buçuk ay önce basına da BUSKİ skandalı başlığıyla yansıyan bir rezalet yaşandı. Neydi o skandal? Kısaca özetleyelim. Bir vatandaşın hesabına BUSKİ'den doksan sekiz bin yedi yüz kırk beş lira para yatıyor. Vatandaş bir anlam veremiyor. Durumu ilgililere bildiriyor. Ve ne olur ne olmaz diyerek parayı iki gün içinde BUSKİ'ye iade ediyor. Aynı gün içinde beş altı vatandaşın ismine de aynı miktarda paraların gönderildiği ortaya çıkıyor. İlk belirlemelere göre 150 milyon sonrasında 400 milyon TL'ye vardığı iddia edilen bir para sirkülasyonunun olduğu belirleniyor. Gemlik arıtmada çalışan bir şahıs, bir tanıdığına, benim yevmiyeler yatacak. Hesabında bloke var. Senin IBAN'ını versem de sana yatırsalar sen de bana verirsin diyor. Imanını gönderen şahsın hesabına on dört Aralık'ta 98.475 lira. para geliyor. Vatandaş bu meblağa bir anlam veremiyor. 98.000 liralık yevmiye mi olur şüphesiyle bizim meclis üyemiz sayın Mehmet Demirtaş'a ulaşıyor. Dekontu gönderiyor. Meclis üyemiz ve avukatının da tavsiyesiyle ne olur ne olmaz diyerek parayı da BUSKİ'ye iade ediyor. Meclis üyemiz sorunlu muhalefet anlayışıyla BUSKİ Genel Müdürü'ne, dolandırıcılık olabileceği şüphesiyle olayı öğrendiği gecenin sabahında, yani 15 Aralık'ta. Sayın genel müdüre durumu bildiriyor. Mehmet Bey. Geri dönüşte bir sıkıntı olmadığı, bütün bir ödeme olduğu söylenince tekraren genel sektöre, sekretere. izah ediyor ve böylece BUSKİ kasasının hortumlanan borusu patlıyor. Anlaşılıyor ki aynı gün içinde beş altı vatandaşın ismine de aynı paraların gönderildiği ortaya çıkıyor. İlk belirlemelere göre 150 milyon lira sonrasındaki iddialara göre 400 milyona varabileceği düşünülen bir soyulma işi var. Şu gördüğünüz arkadaki binada. İddia ediyoruz. Çünkü soruşturma açıldıktan sonrası ise tam bir muamma. Dosya nedir bilinmez. Kamuoyundan püsun püsün saklanıyor. Soruşturma tutanakları, ifadeler, meselenin hangi isimlere kadar uzandığı ise sürekli kamuoyundan gizleniyor. Mesela ben bir milletvekili olarak dosya hakkında bilgi almak için arıyorum. Ne yazık ki savcılık kapı duvar ve istediğimiz bilgileri vermiyorlar. Kamu yararı adına açılan adı da kamu davası olan bir dosyayla ilgili gelişmeyi bir milletvekili olarak ben öğrenemiyorsam vatandaş. Nasıl öğrenecek? Hadi bunu geçtik. Yönetim zafiyeti oldu. Ayan beyan ortadayken olay henüz soruşturulurken bu skandala yol açan genel müdür ve yardımcı neden hala koltukta oturmaya devam ediyor? Soruşturmanın selameti açısından gönüllerin karartılma ve yok edilme ihtimali biline biline genel müdür dahil olmak üzere ilgili daire müdürleri, sorumluluğu olan genel müdür yardımcıları görevlerini hangi gerekçeyle halen sürdürüyorlar. Hadi onlar utanma, arlanma duygusundan bihaber. Büyükşehir belediye başkanı ve başkan adayı ne iş yapar? Derhal açtırdık. Gereğini yapıyoruz diyen Sayın Alinur Aktaş bugünlerde oy istediği Bursalılara tatmin edici cevap vermek zorunda. "dedi.
"2001'den 2021 yılına kadar iç denetim mekanizması var ve sorunsuz işliyor. 2022 yılından bu yana ise iç denetim birimi bulunmuyor. Çünkü genel müdür ruhuyla iç denetim birimi kapatılıyor. İşlevsiz hale getiriliyor ve atama yapılmıyor. Neden denetimden kaçıyorsunuz? Neden denetim mekanizmasını çalıştırmıyorsunuz. Bu şu demek. BUSKİ'nin ikinci, üçüncü şahıslara yaptığı sözleşmeler ön mali kontrolden geçer. Bunu da denetim birimi yapar. O birim kaldırıldığı için denetim falan hak getire. Nitekim Sayıştayın BUSKİ'yle ilgili 2022 raporunda bu durumu somut bulgu olarak tespit ediyor ve o bulgu da biz demiyoruz. Sayıştay diyor ki "kurumda ön mali kontrol sisteminde yetersizlik bulunmaktadır. Ön mali kontrolden geçmesi gereken sözleşmelerin anılan bilim tarafından kontrol edildiğine dair bilgi rastlanmamıştır". Yok ki kontrol etsinler. Kurumda atanmış iç denetçi ve dolayısıyla iç denetim birimiyle ilgili bunların üretmesi gereken herhangi bir rapor bulunmamaktadır diyor. Aynı raporda Sayıştay bir başka somut bulguya da şöyle dikkat çekiyor. "BUSKİ'de borç stoğu kanuni limitleri aşmıştır". Şöyle ki 53-93 Belediyeler Kanunu'na göre belediyeler önceki yıl gerçekleşen bütçe araştırılması yeniden değerlendirme sonucu bulunacak rakamın en fazla bir buçuk katı kadar borçlanabilirler. Bizimkininn2020 yılı sonu bütçe geliri 1 milyar 210 bir. Milyon yüzde dokuz nokta on birlik yeniden değerleme oranı uygulandığında ve bunun bir buçuk katı alındığında borçlanma stoku tavanı bir milyar sekiz yüz. Seksen milyon. Oysa kurum iki bin yirmi bir yılı sonu mali bilançosuna göre tamı tamına iki milyar yüz yirmi üç milyon borçlanmış. Özetle kanuna uymuyorsun. Mevzuata uymuyorsun. Denetimi kaldırmışsın. Buz gibi yapmışsın, Ali Baba'nın çiftliği. Alinur Aktaş'ın çiftliği haline getirmiştir." dedi


















