İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde işçi statüsünde görev yapan personele yönelik sendikal baskı yapıldığı iddialarını Meclis gündemine taşıdı. Türkoğlu, iddiaların aydınlatılması amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığına ayrı ayrı yazılı soru önergeleri sundu.TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un adı kullanılarak çalışanlar üzerinde baskı kurulduğu yönündeki iddiaların son derece ciddi olduğunu belirten Türkoğlu, konunun tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi.TBMM Başkanlığına 1 Temmuz 2026 tarihinde 1888286 kayıt numarasıyla sunulan dilekçede yer alan iddialara dikkat çeken Türkoğlu, bazı çalışanların belirli bir sendikaya üye olmaya zorlandığı, fazla mesai ücretleri, kıdem zamları ve çeşitli mali hakların sendika üyeliğine bağlandığı yönündeki iddiaların hukuk devleti ilkesi açısından açıklığa kavuşturulmasının zorunlu olduğunu ifade etti.


"Anayasal haklar pazarlık konusu yapılamaz"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın yanıtlaması istemiyle hazırlanan soru önergesinde, Bakanlığa TBMM'deki sendikal baskı iddialarına ilişkin herhangi bir şikâyetin ulaşıp ulaşmadığı, iş müfettişleri tarafından inceleme başlatılıp başlatılmadığı ve kamu çalışanlarının belirli bir sendikaya üye olmaya zorlanmasının 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında hangi yaptırımları doğurduğu soruldu.Önergede ayrıca işçilerin fazla mesai ücretleri, kıdem zamları ve diğer mali haklarının sendika üyeliğine bağlanmasının hukuken mümkün olup olmadığı, Bakanlığın TBMM'deki iddialarla ilgili resen inceleme başlatmayı düşünüp düşünmediği, son beş yılda kamu kurumlarında sendikal ayrımcılık nedeniyle uygulanan idari işlemler ile kamu işyerlerinde sendikal tarafsızlığı güçlendirmeye yönelik yeni denetim mekanizmalarına ilişkin bilgiler de talep edildi.İçişleri Bakanlığına disiplin ve idari süreç soruları
İçişleri Bakanlığına sunulan soru önergesinde ise TBMM'de bazı çalışanların belirli bir sendikaya üyelik konusunda baskı yaptığı ve bazı kamu görevlilerinin isim ile makamlarının kullanıldığı yönündeki iddialar gündeme taşındı.Türkoğlu, valiliklere veya kolluk kuvvetlerine konuya ilişkin herhangi bir şikâyetin ulaşıp ulaşmadığını, ulaştıysa adli mercilere intikal ettirilip ettirilmediğini, kamu görevlilerinin sendikal faaliyetler nedeniyle çalışanlar üzerinde baskı kurmasının disiplin suçu sayılıp sayılmadığını ve bu tür fiillere karşı uygulanabilecek idari yaptırımları sordu.Önergede ayrıca son beş yılda kamu kurumlarında sendikal baskı iddiaları nedeniyle açılan disiplin soruşturmalarının sayısı ile kamu çalışanlarının anayasal sendika özgürlüğünü güçlendirmeye yönelik yeni bir genelge hazırlığı bulunup bulunmadığı da yer aldı.Adalet Bakanlığına TCK 118 vurgusu
Adalet Bakanlığına yöneltilen soru önergesinde ise Türk Ceza Kanunu'nun 118'inci maddesinde düzenlenen "sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi" suçuna dikkat çekildi.Türkoğlu, son beş yılda Türkiye genelinde TCK'nın 118'inci maddesi kapsamında kaç soruşturma açıldığını, bunlardan kaçının kamu kurumlarında gerçekleştiğini ve TBMM'de yaşandığı ileri sürülen olaylara ilişkin Bakanlığa intikal etmiş herhangi bir adli sürecin bulunup bulunmadığını sordu.Önergede ayrıca kamu görevlilerinin makam ve unvanlarını kullanarak çalışanlar üzerinde sendikal baskı kurmalarının hangi suçları oluşturabileceği, TCK 118 kapsamında kamu görevlileri hakkında verilen mahkûmiyet kararlarının sayısı ile sendikal hakların korunmasına yönelik yeni bir yasal düzenleme hazırlığı bulunup bulunmadığına ilişkin sorular da yöneltildi."TBMM örnek olmak zorunda"
İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Anayasa ile güvence altına alınan sendika özgürlüğünün hiçbir kamu kurumunda tartışma konusu yapılamayacağını belirterek, özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi demokratik temsilin merkezi olan bir kurumda gündeme gelen iddiaların süratle araştırılması gerektiğini söyledi.Türkoğlu, üç ayrı bakanlığa sunduğu soru önergeleriyle iddiaların idari, hukuki ve cezai boyutlarının açıklığa kavuşturulmasını, sürecin şeffaf biçimde yürütülmesini ve kamuoyunun ayrıntılı şekilde bilgilendirilmesini talep etti.




















