Düzenlenen törende günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı gerçekleştiren Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Doktor Öğretim Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan: “Bursalılar için Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü ayrı bir öneme haiz durumda. Bilindiği gibi Bursa şehri, milattan önce 2’nci yüzyılda Bitinya Kralı Prusias tarafından kurulmuştur. Bu bakımdan Prusias isminin zamanla tahrif olmasıyla “Bursa” adı ortaya çıkmıştır. Daha sonra Bizans döneminde Bursa, Bizans’ın son dönemlerinde elinde kalan sayılı şehirlerden biri olmuştur. O dönemde yaklaşık 3-5 bin kişinin yaşadığı, kale içinden ibaret bir şehir olduğu bilinmektedir.
Ancak 1308 yılında Bursa Tekfuru’nun, diğer tekfurlarla birlikte Osman Gazi’yi mağlup etme amacıyla Dimboz mevkiine çıkması ve burada Osmanlılar tarafından yenilgiye uğratılması üzerine Bursa kuşatma altına alınmıştır. Bu bakımdan 1308 yılından itibaren Bursa’nın bir muhasara sürecine girdiğini söylemek mümkündür. Osman Gazi, Bursa’nın iki yakasına birer havale kulesi inşa ettirerek fetih sürecini başlatmıştır. Bu yöntem, Osmanlı’nın kuruluş döneminde önemli şehirleri ele geçirme stratejisinin bir parçasıydı. Nitekim şehir, uzun süren kuşatma ve yaşanan sıkıntılar nedeniyle Bursa Tekfuru’nun şehri terk etmek zorunda kalmasıyla Osmanlıların eline geçmiştir. Dolayısıyla 1326 yılının 6 Nisan günü, Osmanlıların Pınarbaşı semtinden güneye inerek Bursa’yı fethettiğini biliyoruz.
Bursa, Osmanlı Devleti’nin bir beylikten devlete dönüşme sürecinde önemli bir payitaht olarak hizmet etmiş çok kıymetli bir şehirdir. Özellikle kuruluş devrinde Bursa’nın önemi tartışılmazdır. İstanbul’un fethinden sonra başkent İstanbul olsa da Bursa, Osmanlı’nın en önemli 3 şehrinden biri olma özelliğini sürdürmüştür. Bu önemini devletin sonuna kadar korumuştur. Bu bakımdan Bursa; önemli devlet adamları, bürokratlar, mutasavvıflar ve şairler yetiştirmiş köklü bir medeniyet merkezidir. Evet, Bursa bugün fethinin 700’üncü yıl dönümünü kutluyor. Bu, bizler için, özellikle Bursalılar için son derece önemli bir bayramdır. Sözlerimi Keçecizade Fuat Paşa’nın 1855 depremi sonrası Bursa için söylediği veciz ifadeyle tamamlamak istiyorum: “Bursa, Osmanlı’nın ibadetidir.” Bu duygu ve düşüncelerle hepinize saygılar sunuyorum.” dedi.
Düzenlenen törene Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu: “Öncelikle şahsım, akabinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey adına sizleri saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum. Hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bugün burada, köklü tarihimizin önemli bir dönüm noktası olan fethin 700. yılını anmak ve bu büyük mirası birlikte hatırlamak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bundan 700 yıl önce Bursa’nın fethi yalnızca bir kentin kazanılması değil, aynı zamanda büyük bir medeniyetin filizlenmesinin başlangıcı olmuştur. Bursa’mız; devlet aklının, kültürün, sanatın ve ticaretin şekillendiği, geçmiş ile geleceğin buluştuğu çok özel bir kenttir. Bu güçlü mirasın emanetçileri olarak, geçmişten aldığımız ilhamla geleceği kurma sorumluluğunu birlikte taşıyoruz. Bu anlayışla fethin 700. yılına yakışır kapsamlı bir program hazırladık. Gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla Bursa’mızın tarihsel birikimini hem yerelde hem de uluslararası alanda görünür kılıyoruz. Aynı zamanda tarihsel hafızamızı koruyan ve yaşatan projelerimizi sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki Bursa’mız, geçmişi anlatan değil, geçmişi yaşatan bir kenttir.
Bugün de bu anlayışın bir parçası olarak Pınarbaşı Parkı’nda çok değerli bir eseri kentimize kazandırıyoruz. Geleneksel İznik çinisi teknikleriyle hazırlanan bu anıt, fethin ruhunu yaşatacak ve gelecek kuşaklara güçlü bir iz bırakacaktır. Bu eserin ortaya çıkmasında emeği geçen sanatçımıza ve bu eserin oluşmasına öncülük eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey’e yürekten teşekkür ediyorum. Bizler inanıyoruz ki tarihini koruyan kentler, geleceğini de güvence altına alır. Bu anlamlı günde başta Osmangazi ve Orhangazi olmak üzere tüm ecdadımızı rahmetle ve minnetle anıyorum. Bursa’nın fethinin 700. yılı hepimiz için kutlu olsun. Hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.” dedi.
Günün anlam ve önemini belirten konuşmalarının ardından Bursa İpekçilik Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Fadime Sena Yıldırım tarafından “Bülbül” adlı şiir seslendirildi.
Öğrencisin Bülbül adlı şiiri seslendirmesi sonunda Mehteran Takımı ve Kılıç Kalkan Ekibi ile Bursa’nın fetih ruhu gönüllerde bir kez daha canlandı.
Mehteran Takımı ve Kılıç Kalkan Ekibinin gösterileri sonrasında “Fetih Minyatürünün” açılışı gerçekleştirildi.


















