“Bizler görevimizin başındayız”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız: “Bugün 31 Mart’ın yıl dönümündeyiz. Bundan 2 yıl önce, tam da bugün, milletimizin güçlü desteğiyle göreve gelmiştik. Ancak ne yazık ki bugün sabahın erken saatlerinde gerçekleştirilen bir operasyonla Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey gözaltına alınmıştır. Şunu açıkça ifade etmek istiyorum: Başkanımız hakkında herhangi bir iddia varsa, kendisi ifadesini verir ve Bursalı hemşehrilerimize gereken açıklamayı yapar. Bu durum yalnızca başkanımıza yönelik değil, aynı zamanda Bursa’mızın iradesine ve hemşehrilerimizin demokratik tercihine açık bir müdahaledir. Bu tablo doğrudan kentin ortak iradesini hedef almaktadır. Ancak bilinmelidir ki Bursa’nın iradesi yok sayılamaz. Bursa burada. Bugün her koşulda hukukun, adaletin ve demokrasinin yanındadır. Bizler görevimizin başındayız. Buradayız ve görevimizin başında olmaya devam edeceğiz. Başkanımızla görüştüm; her birinize ayrı ayrı selamları ve teşekkürleri var.
“Bizler Bursa İçin Hizmet Etmeye Devam Edeceğiz”
Başkanımız, bu zorlu koşullarda dahi ilk olarak hemşehrilerimizi ve hizmetlerin aksamamasını düşünmektedir. Danışman arkadaşlarımız aracılığıyla şu mesajı iletti: “Geçici yokluğumda tüm çalışma arkadaşlarım, ben görevimin başındaymışım gibi Bursa’ya hizmet etmeye aynı kararlılıkla devam etsin. Hiçbir hizmet aksamasın, hiçbir vatandaş mağdur edilmesin. Görevlerini layıkıyla yerine getirsinler.” Bizim önceliğimiz ve sorumluluğumuz Bursa ve Bursalı hemşehrilerimizdir. İşte başkanımız; Bursa’yı böylesine gönülden seven ve bağlı bir yöneticidir. Bizler de ilk günkü kararlılıkla Bursa’mıza hizmet etmeye, Bursa’nın bize verdiği yetkiyi sizlerle birlikte aynı sorumlulukla sürdürmeye devam edeceğiz. Bu süreçte gösterdiğiniz dayanışma ve verdiğiniz destek yalnızca Bursalılar için değil, ülkemizde adalet ve hukuk isteyen herkes için çok değerlidir.” dedi.
“Bugün Halk Bizimle”
Düzenlenen basın açıklamasında CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş: “Kendi geleceğini kurtarmak için halkın geleceğini yok etmekte hiçbir sakınca görmeyen bir azınlık iktidarı, bu ülkeye tarihin en karanlık dönemlerinden birini yaşatıyor. Son yerel seçimlerde her 2 kişiden 1’inin oyunu almış, bugün seçim olsa yine farkla kazanacak olan değerli belediye başkanımız Mustafa Bozbey, 31 Mart seçimlerinin tam da 2. yılında, bilinçli olarak seçilen bir günde, şafak operasyonuyla gözaltına alındı. Bugün bize yaşatılanların sebebini biliyoruz. Halkta hiçbir karşılığı kalmamış bir azınlık iktidarı, halkın partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve onun seçilmiş belediye başkanlarına saldırıyor. Neden biliyor musunuz? Çünkü korkuyorlar. Çünkü biliyorlar ki bugün seçim olsa Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olacak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı olacaktır. İşte bu yüzden saldırıyorlar, işte bu yüzden kuşatmaya çalışıyorlar, işte bu yüzden hukuku araç haline getiriyorlar. Değerli Bursalılar, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey’e yapılanlar ne bağımsız bir yargı kararıdır ne de objektif bir hukuk sürecidir. Bu açıkça siyasi bir operasyondur. 10 yıl önceki dosyayı raftan indirip bugün önümüze koyuyorlar. Soruyorum size: 10 yıldır neredeydiniz? O dosya neden bugün? Çünkü bugün daha güçlüyüz. Çünkü bugün halk bizimle, millet bizimle.
“Milletin İradesi Hapsedilemez”
Görevinin başında olan ve kaçma şüphesi bulunmayan, çağrılsa gidip ifade verecek olan belediye başkanımız Bozbey’in bir şafak operasyonuyla gözaltına alınması tamamen siyasi bir operasyondur. Bu ne demek biliyor musunuz? “Seni sandıkta yenemedim, seni yargıyla durdurmaya çalışıyorum” demektir. Bu, halkın verdiği iradeyi tanımamak, milletin iradesini görmezden gelmek ve ona engel olmak demektir. Bunu açıkça söylüyorum, buradan herkes bilsin: Milletin iradesi hapsedilemez, Bursa’nın iradesi teslim alınamaz. Bu sadece bir Bursa meselesi değildir. Bu bir cumhuriyet, demokrasi ve adalet meselesidir. Bu, kayıtsız şartsız millet egemenliği meselesidir. Biz bu operasyon senaryosunu İstanbul’da, Adana’da, Antalya’da, Bolu’da gördük. Seçimde kazanamadıklarını yargı eliyle almaya çalışıyorlar. Ama buradan bir kez daha söylüyorum: Bu halk buna izin vermez. İnanın, bugün yaşananlar demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçecektir. Ancak bugün burada Bursa’da verdiğimiz direniş ve mücadele de hem Bursa’nın hem Türkiye’nin tarihine geçecektir. Biz kazanacağız. Direne direne kazanacağız.
“Aydınlık bir Türkiyeyi birlikte kuracağız”
Bugün devletin tüm imkânlarını kullanarak bizleri kuşatacaklarını ve teslim alacaklarını düşünüyor olabilirler. Ama unutmasınlar: Zulmün hüküm sürdüğü yerde direniş de büyür. Tarihin en güzel yerinde son sözü her zaman direnenler söyler. Son sözü biz söyleyeceğiz. Son sözü bu onurlu halk söyleyecek. Ve aydınlık bir Türkiye’yi birlikte kuracağız. Yarınları birlikte kuracağız. Selam olsun bu ülkenin aydınlık yarınları adına mücadele edenlere. Selam olsun direnişi ve laik mücadeleyi yaşam biçimi haline getirenlere. Kazanacağız. Biz kazanacağız. Mutlaka kazanacağız. Aydınlık günler bizimdir.” dedi.
“Antidemokratik uygulamalarla karşı karşıyayız”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek: “31 Mart 2024’ün tam ikinci yıl dönümündeyiz. Neydi 31 Mart? “Yenilmez” denilen, girdiği tüm seçimleri kazanan bir iktidarı geriletmek; 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi yapmak; yine 47 yıl sonra Bursa’yı Cumhuriyet Halk Partisi belediyesi yapmak demekti. 14 büyükşehir, 21 il ve 412 ilçe belediyesiyle; Türkiye nüfusunun belediye sınırları içinde yaşayan %65’inin yönetme yetkisini, yani milletin iradesini alan Cumhuriyet Halk Partisi gerçeğinin ortaya çıktığı gündür 31 Mart. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyen; padişahlık yerine egemenliği millete ve onun seçtiklerine veren cumhuriyet rejimini kuran Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nde, 103 yıllık tarihte eşi benzeri görülmemiş antidemokratik uygulamalarla karşı karşıyayız. bu süreçte sokaklar da konuştu. Biraz önce ifade edildiği gibi, ben de buradan tekrar vurgulamak isterim: Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm belediyelerimizi ölçüyoruz. Nasıl ki partimiz 104 haftalık süreçte 102 hafta boyunca Türkiye’nin birinci partisi olduysa, belediyelerimizi de tek tek değerlendirdik. %47,5 oyla seçilen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey’in, bugün yapılacak bir seçimde anketlere göre alacağı oy oranı %61’dir. Nilüfer’de, Mudanya’da, Gemlik’te ortaya konan başarılı belediyecilik anlayışı; halkçı, kamucu ve toplumcu belediyecilik anlayışıyla harmanlanarak Osmangazi ve Mustafa Kemalpaşa kazanılmış, Bursa Büyükşehir Belediyesi alınmıştır. Şimdi soruyorum: 860.490 oy mu fazladır, yoksa 603.000 oy mu? Aradaki 167.459 oy farkını nereye koyacağız? 20 yıl Nilüfer Belediye Başkanlığı yapan, başarılı hizmetleriyle 2019 yılında Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Mustafa Bozbey, o seçimde az bir farkla kaybetti. 5 yıl boyunca belediye başkanı değildi, kamu yöneticisi değildi. Ama durmadı; çalıştı, halkın içine girdi, yanlışları anlattı.
“Cezalandırılan milletin kendisidir”
Bu millet, 20 yıl Nilüfer’i yöneten Mustafa Bozbey’i Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçti. Bursa, Türkiye’nin 4. büyük şehridir. En büyük nüfusa sahip 6 büyükşehrin tamamını Cumhuriyet Halk Partisi kazanmıştır. Buna rağmen, belediye meclisinde çoğunluk olmamasına karşın, Bozbey ve ekibi halkın iradesini esas alan bir yönetim anlayışı ortaya koymuştur. Soruyorum: Daha önce köylüye destek veren bir büyükşehir belediyesi gördünüz mü? Besiciye yardım eden, dar gelirliye destek olan, halka doğrudan dokunan projeler üreten bir anlayış gördünüz mü? Bugün cezalandırılan Bozbey yönetimi değildir. Asıl cezalandırılan; yapılan hizmetlerden faydalanan Bursa halkıdır. Burs alan öğrenciler, Kent Lokantası’ndan yararlanan emekliler, geçim sıkıntısı çeken vatandaşlar cezalandırılmaktadır. Cezalandırılan, milletin kendisidir.” dedi.
Başkan Bozbey’in mektupları okundu
Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek’in konuşması sonrasında Başkan Bozbey tarafından gönderilen mektuplar okundu. Başkan mektuplarında Bursaspor’un Mardin maçını geçerek şampiyonluğunu kutlayacağını dile getirdi. Gönderilen 2. mektupla il teşkilatına hep birlikte mücadele edeceklerini ve tüm yöneticilere il başkanlarına teşekkür etti. 3. Mektupta ise Bursa vatandaşları için gönderildi. Gönderilen mektupta Bursa için hizmet edeceklerini ve Bursanın biriken sorunlarını çözmek için canla başla çalıştıklarını ve çalışmaya devam edeceklerini dile getirdi. Mektupta Bozbey: “Benim ve ailemin Bursalılara verilemeyecek hiç bir hesabımız yoktur.” dedi.


















