Usta oyunca Halil Ergün’e “Osmangazi Belediyesi'nin düzenlediği Birinci Altın Çınar Uluslararası Kısa Film Yarışması'nın gala gecesinde ödüller sahiplerini bulacak. Bugünle ilgili duygu ve düşüncelerinizi alabilir miyiz? sorusuna Usta oyuncu Ergün: “Bütün bu sonuçlar üzerine buluşmak, hem heyecan verici hem de çok değerli bir durumdur. Emekler, bölünmüş diziler ya da belgeseller çekmiş ve bunlar belli bir değerlendirmeye tabi tutulmuş. Sonuçları var. Arkadaşlar için seyirciyle buluşuyor. Bu yüzden her zaman çok değerli bulurum. Sanatın, sanatçılığın seyirci karşısına çıkarak sınav vermesi heyecan verici bir şeydir.” şeklinde yanıtladı.
Uzun zamandır ekranlarda göremediğimiz Usta Oyuncu bu soruya ise: “Benim dizilerim hala ekranlarda oynuyor ve izleniyor. Bu dönemde projelere dikkat ediyorum; her şeye evet diyemiyorum.” dedi.
Oyuncu Ergün’e yöneltilen sinema sektörünü son yıllarda nasıl değerlendirirsiniz?sorusuna Ergün: “Geçmişten günümüze sinema sektöründe değişimleri görüyoruz. Bunu çok konuşuyorum röportajlarımda. 1974 yılında sinemaya girdim, tiyatrodan sonra özellikle. Ama çok sonraları, o yapı içinde bulunmanın zenginliğini yaşıyorum. Yeşilçam Sineması, Cumhuriyet'le paralel gelişimi boyunca devletin beş kuruşluk yardımı olmadan Türkiye'nin toplumsallaşmasında kitlelere sanatı götürme noktasında çok önemli işler yerine getirmiştir. Bununla iftihar ediyorum. Ancak gelişim süreci içinde televizyonlar ve gelişen dünyanın şartları yaşam perdesini kapattı. Sinema devam ediyor; gençler çaba gösteriyorlar, filmler çekiyorlar. Ama sanatın gerçek işlevi noktasında henüz bir oluşum göremiyorum doğrusu. Film çekmek istiyorlar, meşhur olmak istiyorlar, para kazanmak istiyorlar. Ama bu bir sanatsal iştir. İnsanımızın, toplumumuzun sanata ihtiyacı var. O nokta örgütlenecek ve o noktaya gelecektir.” dedi.
Oyuncu olmak isteyenlere kısa tüyolar veren usta oyuncu: “Oyunculuk sevilmesi gereken bir meslek. Çok para kazanmak veya meşhur olmak için yola çıkmamalı. Eğer oyunculuğu, hayata ait bir seçim olarak görebiliyorsa, hayatın içinde oyunculuk yaparak tat almayı, yakalamak çabası içindeyse onlara "Hodri meydan" demek lazım. Ancak "meşhur olacağım, para kazanacağım, beni çok beğenecekler" gibi bir bakış açısıyla değil; sanatın dilini yakalayıp, insanın hayatına işlev katabilecek ürünler ortaya koymaları gerektiğini unutmamalıdırlar.” şeklinde basın mensupların sorularını yanıtladı.

















