Üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız
Gerçekleştirilen törende açıklamalarda bulunan Uludağ Üniversite Rektörü Ferudun Yılmaz: “Bursa Uludağ Üniversitesi olarak, Türkiye'nin önemli araştırma üniversitelerinden biri olarak, Bursa gibi sanayi ve iktisadi açıdan son derece güçlü bir şehrin önemli bir üniversitesi olduğumuzun bilincindeyiz. Üzerimize düşen görevin ve sorumluluğun farkındayız. Bu nedenle, ülkemizin hem beşeri sermayesine hem de AR-GE altyapısına katkı sağlamak için var gücümüzle çalışıyoruz. Araştırma üniversiteleri arasında kendi içindeki tatlı rekabetler hızla yukarı doğru gitmeye çalışırken, sadece bazı parametrelerden dolayı gösterge sıralamasına odaklanmıyoruz. Bunun yerine, güçlü bir biçimde önce Bursa sanayisine ve buna bağlı olarak Türkiye ekonomisine hizmet verme gayreti içerisindeyiz. Çok güçlü bir öğretim kadromuz ve araştırmacı havuzumuz var. Mevcut ekosistemi dışarıdan katkılarla daha güçlü hale getirmeye çalışıyoruz. Buradaki en güçlü destekçilerimizin başında TÜBİTAK gelmektedir. Ulusal projeler bazında TÜBİTAK'tan elde ettiğimiz fonlar ve sunduğu diğer imkanlar, çalışmalarımızı desteklemektedir. Ancak, Bursa'nın sanayisine hizmet verirken sanayicilerimizden de büyük destek alıyoruz. Şu an bulunduğumuz bina için, buraya gelirken Sayın Bakanım, biraz dıştan geldik ama özellikle mühendislik fakültemizin temel bölümlerinin önemli bir kısmını Bursa inşa etti ve bize bağışladı. Süremiz çok dar olduğu için uzun konuşmayacağım. Ancak huzurunuzda, bu eserin ortaya çıkmasında başta merhum Ağaoğlu olmak üzere, onun döneminde başlamış olan süreçte katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum. Rahmetle anıyoruz kendisini. Merhum Ağaoğlu'nun kıymetli evlatları ve çok değerli eşi de şu anda yanımızdalar. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Sürecin başlangıcında, önceki dönem rektörümüzün de önemli katkıları olmuştur. Zaten şükran plaketimiz binada yer alıyor. Bugüne kadar bu eserin ortaya çıkmasına katkıda bulunan herkese huzurunuzda teşekkür ediyorum. Bakanımızı daha uzun dinleyebilmemiz için ben kısa tutuyorum. Ancak huzurunuzda, bakanımızdan önemli bir müjde aldık. Altmış beş elli üç yılda, Bursa’yı kardeş üniversitelerimizle birlikte, ekonomisindeki güce bağlı olarak çok güçlü bir üniversite şehri haline getirmek için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.” dedi.
Bizler onun adının eğitim dışında da var olmasını istedik
Merhum Ali Ağaoğlu’nun oğlu Ahmet Ağaoğlu: “Uludağ Üniversitesi, 1970'lerde Bursa'mızda yeni teknoloji ve öğrenme isteği ile gelişimciliğiyle 1980'lerde iş hayatının çocuğu gibi büyüklüğünü taçlandırmış ve nice başarılardan sonra bizlere emanet etmiştir. Maalesef, Allah rahmet eylesin, babam hayatında çalışkanlığı ile insanlara faydalı olma gayesiyle örnek olmuştur. Bizler, onun adının eğitim dışında gençlerle birlikte var olmasını istedik. Burada yetişecek her öğrencinin emeğiyle, başarısıyla onun anısını yaşatmasını temenni ederim. Bu projeye destek veren Uludağ Üniversitesi'ne, Sayın Yılmaz Hocama ve sürekli yanımızda olan diğer hocalarımıza teşekkür ederim. Bakın, burada emeği geçen herkese de teşekkür ettim. Bu laboratuvar eşsiz olsun, katkı sağlasın ve hayırlara vesile olsun. Teşekkür ederim.” dedi.
Açılış töreninde kısa bir konuşma gerçekleştiren Bursa Valisi Erol Ayyıldız merhum Ali Ağaoğlu’na Allah’tan rahmet dilerken, ailesine başsağlığı diledi. Açılışı yapılan binanın Uludağ Üniversitesine hayırlı ve uğurlu olmasını diledi.
Dünya’da 14. sıraya çıktık
Açılışa katılım sağlayan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: “Üniversite-sanayi iş birliğini perçinleyecek bu güzel tesisin faaliyete geçmesinde büyük katkıları olan A Plus firmasına ve kıymetli Ağaoğlu ailesine teşekkürlerimi sunuyorum. Merkezde merhum Arif Ağaoğlu'na Cenabı Allah'tan rahmet diliyorum. Geride bıraktığımız 23 yılda Türkiye, bilim ve teknolojide büyük bir atılım gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde her alanda büyük ve güçlü Türkiye'nin temelini oluşturan bir araştırma ve inovasyon altyapısı inşa ettik. Bu dönemde bir yılda gerçekleştirilen Türkiye kaynaklı bilimsel yayınların sayısını 9.052'den 52.000'e yükselttik. Dünyada en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22. sıradan 14. sıraya çıktık. Araştırmacılarımız ve bilim insanlarımız, sunduğumuz desteklerle ülkemizin bilimsel bilgi üretme kapasitesinde kat edilen mesafe bizleri ziyadesiyle mutlu ediyor. Elbette bilim ve teknoloji temelli kalkınma yolculuğumuzda en az bu kazanımlar kadar önemli olan, araştırma yetkinliğimizin ekonomik kıymete dönüşmesi, üniversitelerimizin sahip oldukları kapasite ve kabiliyetlerle araştırma ve inovasyon ekosistemimizi çok yönlü besleyen sanayicilerimiz ve girişimcilerin omuz omuza çalışan dinamik bir yapıya kavuşmasıdır. Türkiye Yüzyılı'nda bilimde ve teknolojide öncü Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesi, üniversitelerimizce yetiştirilmesi önceliğimizdir.
Teknoparklarımızın sayısını 113’e çıkardık
Son yıllarda üniversitelerimizle sanayimiz arasındaki sinerjiyi güçlendiren pek çok adım attık. Üniversitelerimizin bilgi ve araştırma potansiyelini Ar-Ge ve inovasyon odaklı kalkınmamız için harekete geçiren teknoparklarımızın sayısını 23 yılda 2'den 113'e çıkardık. 23 yıl öncesinin Türkiye'sinde sadece 56 şirket teknoparklarda faaliyet gösteriyorken, bugün Türkiye'nin teknoparklarında araştırma geliştirme inovasyon odaklı çalışan 11.500 teknoloji girişimi var. Eklemeli imalat, yerli ilaç ve aşı, sürdürülebilir tarım, elektrikli araç, yenilenebilir enerji, bölgesel ekonomi, kuantum gibi stratejik alanlarda kurduğumuz 20 yüksek teknoloji platformuyla Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileşmesini hızlandırıyoruz. 6.550 sayılı kanun kapsamında 7,2 milyar lira kaynak sağladığımız 12 ulusal araştırma altyapısı, sağlık teknolojileri, çip, nano malzemeler, optik, yenilenebilir enerji, raylı sistem teknolojileri gibi kritik alanlarda yürüttüğü çalışmalarla sanayimizin Ar-Ge ve inovasyon kapasitesini derinleştiriyor. Sektör kampüste programıyla üniversite öğrencilerine sektör profesyonelleri tarafından güncel ve sahadan içeriklerle hazırlanan zenginleştirilmiş dersler alma imkanı sağlıyoruz.
Bursa'da üniversite-sanayi ilişkisini daha da güçlendirmek için somut adımlar attık
Sanayinin, üretimin, katma değerin, istihdamın, emeğin şehri Bursa'mız, üniversite-sanayi iş birliğinde örnek şehirlerimizden elbette biri. Bursa'mızda başta Uludağ Üniversitemiz olmak üzere 3 üniversitemiz, sahip olduğu yüksek araştırma yetkinliği ile ülkemizin bilim ve araştırma yolculuğuna güç katıyor. Bursa, ülkemizin katma değerli üretiminde kat ettiği mesafenin kanıtı niteliğindeki büyük ölçekli yatırımlar ve bu yatırımlarla kümelenme anlayışı içinde hareket eden binlerce KOBİ'siyle özellikle otomotiv, hazır giyim, tekstil ve mobilya sanayimize yön veriyor. Şehrimizde 130 Ar-Ge ve 31 tasarım merkezinin yanı sıra 2 teknoparkla teknoloji olarak bir yolculuğumuzun vitrin şehirleri arasında yer alıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak Bursa'da üniversite-sanayi ilişkisini daha da güçlendirmek için somut adımlar attık. Teknik tekstil ve kompozit malzeme sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ'lerin küresel pazarlarda rekabetçiliğini güçlendiren Buket Sport Mükemmeliyet Merkezini hizmete aldık. Girişimlere, sanayicilere, akademisyen ve öğrencilere hızlı ve düşük maliyetle prototipleme hizmeti sunan Ulutek Prototipleme Merkezi'ni kalkınma ajansımızın desteğiyle hayata geçirdik. Özel sektörümüzün Ar-Ge odaklı projelerine TÜBİTAK eliyle 8 milyar lira kaynak sağladık.
TOGG ile birlikte Türk milletinin özgüveni diriliyor
Bugün, ülkemizin öncü üniversitelerinden Uludağ Üniversitesi bünyesinde nitelikli bilimsel çalışmalara ivme kazandıracak Arif Ağaoğlu İleri Mühendislik ve İleri Teknoloji Merkezi'ni açıyoruz. 4.500 metrekarelik alana kurulu bu merkez, araştırmacılarımıza, gençlerimize ve sanayicilerimize sunduğu imkanlarla nitelikli insan kaynağının yetişmesi ve yenilikçi teknolojilerin gelişmesinde önemli bir rol oynuyor. Merkezimizde yer alan laboratuvarlardan biri elektrikli taşıtlar için batarya teknolojileri araştırma ve geliştirme platformu mükemmeliyet merkezi. Küresel otomotiv endüstrisi, dijitalleşme, otonom sürüş, iklim değişikliği, yenilikçi malzemeler ışığında büyük bir dönüşüm yaşıyor. Tüketici tercihlerindeki değişim, emisyon standartları ve devletlerin sağladığı teşviklerle elektrikli araçlara yönelim dünya genelinde ivme kazanıyor. Ülkemiz, sahip olduğu Ar-Ge ve inovasyon altyapısı, güçlü ve köklü üretim ekosistemi ve bütün bu kabiliyetlerle mobilite teknolojilerine liderlik etmeye hazır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ısrarı, iddiası ve güçlü liderliğiyle milletimizle buluşturduğumuz elektrikli ve akıllı otomobilimiz TOGG, yeni nesil mobilite vizyonumuzun sadece simgesi değil, aynı zamanda bu alandaki dönüşüm irademizin somut bir kanıtıdır. TOGG ile birlikte Türk milletinin kaybettirilmek istenen özgüveni hamdolsun diriliyor. Unutulmak istenen hayaller gerçeğe dönüştü. Bugüne dek Bursa'da üretilen 70.000'in üzerinde TOGG, sahipleriyle buluştu ve yollara çıktı. Önümüzdeki dönemde TOGG, Ar-Ge ve inovasyon adımlarını hızlandırarak yoluna devam edecektir.
Üreten bir toplumun temellerini atıyoruz
Genç ve dinamik nüfusumuzu Türkiye Yüzyılı'nda teknolojik bağımsızlığımızın teminatı olarak addediyoruz. Gençlerimize hayallerinin peşinden gidebilecekleri, fikirlerini ürüne dönüştürebilecekleri bir iklim oluşturmak üzere adımlar atıyoruz. 81 şehrimizde kurduğumuz Dene Yap Teknoloji Atölyeleri ile gençlerimizi geleceğe hazırlıyoruz. Bilim, TÜBİTAK bilim yayınlarıyla, bilim merkezlerimizle merak eden, sorgulayan ve üreten bir toplumun temellerini atıyoruz. Olimpiyatlarıyla araştırma proje yarışmalarıyla ülkemizin dört bir yanından yeteneklerimizi keşfediyor, onları bilim ve teknolojinin bir öncüsü haline getiriyoruz. Üniversite öğrencileri araştırma projeleri destekleme programıyla lisans ve ön lisans öğrencilerimizin proje hazırlama kültürlerini değiştiriyoruz. TÜBİTAK Stajyer Araştırmacı Burs Programı Star ile genç araştırmacılarımızın AR-GE inovasyon dünyasında aktif rol üstlenmelerini sağlıyoruz. Girişimcilik destek programı BİG ile gençlerimize projelerini gelişime dönüştürme fırsatı sunuyoruz.
Türk gençliğine kapı aralıyoruz
Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali Teknofest'te hayallerine giden hiçbir engelin karşısında duramadığı Türk gençliğine teknoloji geliştirme yolculuğunu kapı aralıyoruz. Teknofest'in ilkini 2018 yılında İstanbul'da düzenlediğimizde 14 teknoloji yarışmasına 20.000 genç katılmıştır. O günlerden bugüne yaşadıklarımız gösterdi ki o başlangıç büyük bir toplumsal seferberliğin ilk adımlarıymış. Geçtiğimiz yıllarda İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Samsun'da, Gaziantep'te milyonlarca gencimizle buluştuğumuz Teknofest'lerde umutlarımızı kat kat büyüten yeni rekorlara imza attı. Bu yıl yolculuğumuza Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde devam ettik. Kardeş vatanımızda ada tarihinin en büyük etkinliğini düzenledik. Teknofest Mavi Vatan'da denizlere taşıdık heyecanımızı. Ve son olarak milli teknoloji camisi er meydanı İstanbul Atatürk Havalimanı'nda büyük bir heyecanla Teknofest Ateş'i yeniden yaktık. Bu yıl 1.500.000 ziyaretçimizi ağırladığımız, 1.250.000'e yakın gencimizin yarıştığı Teknofest, sizlerle bir kez daha tarih yazdı. Biliyoruz ve kuvvetle inanıyoruz ki bu ivme devam edecek. Yeter ki milli teknoloji hamlesi hedeflerimiz doğrultusunda gençlerimizi yüreklendirmeye devam edelim.” şeklinde konuştu.

















