Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey: “Yaşanan bir kuraklık var, biliyorsunuz. Şu anda %50'si Doğancı Barajı, Nilüfer Barajları'ndan, %15'i olmak üzere su kuyularımız var. Uludağ'dan da su kaynaklarından yararlanıyoruz. Suyun %35’i 155 tane yeraltı su kaynağından temin ediliyor. Tabii zaman zaman bu kuyular çöküyor. Yani yine gerisine, hemen yakınında bir yere dünya açıyoruz. Sürekli olarak orada temin ettiğimiz %35, bakın az değil. Fakat 250 metrelere indiğini de söylemek istiyorum. İnanılmaz bir rakam var; 250 metrelere indi. Bu aslında Bursa'mızın, Bursa Ovası'nın ne kadar kuraklık yaşadığını gösteriyor. Ve sürekli geliyoruz, bakın. Yani üç-beş tanesi çöküyor, tekrar ihale yapıyoruz. Yeniden yakınına bir daha yapıyoruz ki suyla ilgili sıkıntı yaşamayalım.
Tabii şu anda doluluk oranımız Doğancı'da %6,81. Nilüfer'de ise sıfır. Nilüfer Barajı sıfır dolulukta. Yani ama Çınarcık %50 seviyesinde. Bu demektir ki 75 milyon metreküp civarında Çınarcık'ta su var. Ortalama doluluk oranımız ise %3,3. Yani hem Doğancı'yı hem de zirvede düşündüğümüzde, Bursa'nın günlük su tüketimi 525.000 metreküptür. Oldukça fazla. Tabii ben su fiyatlarına bir şey demeyeceğim. Yani şu anda biz 30 büyükşehir içerisinde herhalde 23-24'üncü sıralardayız. Ama maliyetimiz çok yukarıda. Maliyetimiz bugün ve aşağı yukarı 80-85 liraya kadar yükselmiş. Enerji maliyetlerinden dolayı.
Bizler bu konuda hassasiyetimizi geçen yıldan itibaren ortaya koyduk. Çünkü dünyadaki kuraklık haritalarını incelediğimizde, bilim insanlarının da raporlarına göre Türkiye, çölleşecek olan ilk ülkelerden bir tanesi. Bunu 2010 yıllarından beri biliyoruz. 2010 yılında Amerikalı bir bilim insanı geldi, anlattı. Dedi ki, 2040'lı yıllardan itibaren Türkiye'nin çölleşecek olan haritasını gösterdi orada bize tedbirlerinizi şimdiden alın dedi. 2010, 2025... Ne yaptık? Hiç bir şey, etkin tedbir aldık mı? Yok. Onun için aslında bilimsel anlamda belli; nereye gittiğimiz belli.
Yine son zamanlarda Dünya Meteoroloji Örgütü'nün açıklamaları var. Zaman zaman paylaşıyoruz. Dünyanın ısısının 2050'deki beklenen ısısının 2020'de gerçekleştiğini ifade etti. Yani 25 yıl önce gerçekleşti diyor. Ve üzerine çıktı. Dünyamız. Bunun karşılığında ne olacak? Bunun karşılığında buzullar eriyecek. Deniz seviyesi yükselecek. O zaman başka bir dert daha var; şu anda. O da nedir? Kıyılarda, örneğin Marmara ile ilgili bir de önceki gün basında çıkan bir haber. Belki görmüşsünüzdür. 1,6 milyon insanı etkileyecek bir durumdan bahsediliyor. Aslında biz hep deprem felaketi diyoruz ya da sel felaketi diyoruz, vesaire. Ama bir taraftan da denizin yükselmesiyle birlikte oluşacak bir felaket de var.” dedi.
Başkan Bozbey açıklamasının devamında: "Geçen meclis'te bir arkadaşımız bay-pass hattındaki suyun arsenik olduğunu dile getirmiş. Bu soğru değil. Biz dünya sağlık kriterlerini orada uygulayarak bursalıya su veriliyoruz. Biz su çeşmeden içilir dedik. Biz bakanlığın kriterlerinin haricinde dünya sağlık örgütünün kriterlerini uyguluyoruz. Bir çok element inceleniyor. dedi. Başkan Bozbey son olarak belediye ait borçların durumunu da açıkladı.

















