Forum öncesinde açıklamalarda bulunan BalkanTürksiad Başkanı İskender İskenderoğlu: “Tarih Boyunca Sınırlar Değişmiş, İmparatorluklar Yükselmiş ve Toplumlar Göç Etmiş Olabilir. Ancak Ortak Coğrafyamızın ve Geçmişimizin Bizlere Öğrettiği En Önemli Gerçek, Kalıcı İlişkilerin Yalnızca Karşılıklı Güven ve İş Birliğiyle Mümkün Olduğudur. Bugün bu salonda bir araya gelişimiz, sadece ekonomik bir buluşma değil, aynı zamanda ortak değerlerimizi geleceğe taşıma iradesinin somut göstergesidir. Balkan ülkeleri, Avrupa ile Asya arasında stratejik bir kavşak, enerji ve ticaret yollarının kesişim noktası ve farklı kültürlerin buluştuğu zengin bir mozağı temsil eder. Bu nedenle, ülkelerimiz arasındaki ekonomik ilişkilerin yanı sıra diplomatik, kültürel ve akademik iş birliklerinin de güçlendirilmesi, bölgesel barış, refah ve istikrar açısından büyük önem taşımaktadır. Dünyanın değişen dengeleri ve küresel ekonomideki hızlı dönüşüm, bizlere uluslararası ilişkilerin çok yönlü ve dayanıklı olması gerektiğini her zamankinden daha fazla hatırlatıyor. Sürdürülebilir kalkınma, yalnızca ekonomik değil, siyasi ve sosyal alanlarda da güçlü uluslararası diyaloglarla desteklenmelidir.
Bugün burada yapılacak görüşmeler ve kurulacak temaslar, yalnızca ticaret hacmimizi artırmakla kalmayacak, aynı zamanda karşılıklı güven, diplomatik diyalog ve kültürel yakınlaşmanın da sağlam bir zemin bulmasına katkı sağlayacaktır. Ekonomik iş birliklerimiz, ortak projelerimiz ve teknoloji, eğitim, enerji gibi alanlardaki stratejik ortaklıklarımız, bölgede genç nesiller için de umut dolu bir gelecek inşa etmemizin anahtarıdır. Unutmayalım ki, Balkanlar’ın ve çevre coğrafyanın güçlü ve istikrarlı bir geleceğe ulaşması, hepimizin ortak sorumluluğu ve ortak menfaatidir. Buradan çıkacak her fikir, her iş birliği, yalnızca ülkelerimizin değil, Avrupa, Asya ve Akdeniz havzasının da barış ve refahına katkıda bulunacaktır. Bu düşüncelerle, 3. Balkan Ülkeleri Ekonomik İş Birliği Forumu’nun bölgemize, ülkelerimize ve tüm uluslararası ilişkilerimize yeni ufuklar açmasını diliyor, katılımınız için hepinize teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum.” dedi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay: “Balkan coğrafyası bizim için komşuluk ilişkisinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Bursa’mızın tarihini, bugününü ve geleceğini anlamak için Balkan coğrafyasına bakmak gerekir. Çünkü bu şehir, Balkanlardan aldığı göçlerle büyüdü.
Balkanlardan gelen insan kaynağıyla üretim gücünü artırdı. Balkanlarla kurduğu kültürel bağlarla sanayisini ve ticaretini güçlendirdi.
Bugün Bursa’nın sokaklarında, fabrikalarında ve iş dünyasında Balkanların çok güçlü bir izi var. Dolayısıyla Balkanlar bizim için uzak bir diyar değil, kalbimizin attığı bir coğrafyadır. Bizler, Bursa iş dünyası temsilcileri olarak Balkan ülkeleriyle aramızda sınırlar değil, köprüler olduğuna inanıyoruz. Bu noktada en güçlü sermaye de ortak tarihimiz, kültürel değerlerimiz ve köklü akrabalık bağlarımızdır. Dolayısıyla Balkan ülkeleriyle ekonomi konuşurken aslında yeni bir sayfa açmıyoruz. Geçmişten bugüne taşınan doğal bir yol arkadaşlığını daha da ileri taşıyoruz.
Hepimizin bildiği gibi küresel ekonomi son yıllarda ciddi sınavlardan geçiyor. Pandemi, tedarik zincirlerini altüst etti. Ardından enerji krizleri, jeopolitik gerginlikler ve özellikle içinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan savaşlar, küresel ticaretin önüne kalın duvarlar ördü. Bu süreçte en güvenli yol, en yakın dostlarla yürünen yol oldu. Yakın coğrafyadan, güvenilir ortaklardan tedarik sağlamak artık ekonomilerin geleceğini belirleyen en stratejik unsur haline geldi.
Bunun doğal sonucu olarak da dünya genelinde mevcut bölgesel işbirlikleri daha da güçlenirken, yakın ve komşu ülkeler arasında yeni ittifaklar doğmaya başladı.
Avrupa Birliği bu noktada en güçlü örneklerden biridir. Ortak pazar sayesinde bugün yaklaşık 15 trilyon Euro’luk bir ekonomik büyüklük oluşmuş durumda.
AB ülkelerinin dış ticaretinin yarısından fazlası yine kendi bölgesi içinde gerçekleşiyor. Kuzey Amerika’da ABD, Kanada ve Meksika’nın 1994’te kurduğu NAFTA, bugün USMCA adıyla devam ediyor.
Bu işbirliği sayesinde üç ülke arasındaki ticaret, son otuz yılda 6 kattan fazla artarak 1,5–2 trilyon dolar seviyesine yükseldi.
Asya-Pasifik’te kurulan RCEP ise 15 ülkeyi kapsayan dev bir işbirliği platformu.
Dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması olarak kabul edilen bu pakt, küresel ekonominin yaklaşık %30’unu ve dünya ticaretinin önemli bir bölümünü temsil ediyor. Ortak ticaret kuralları ve pazar entegrasyonu sayesinde üye ülkeler arasındaki ticari bağları her geçen gün daha da güçlendiriyor. Tüm bu örneklerin ardından şunu çok ne bir şekilde ifade etmek mümkün. Birlikte büyüyenler, ayrı yürüyenlerden her zaman daha güçlüdür.
Bizim için Balkan coğrafyası çok özel bir yere sahip. Çünkü Balkanlarla olan ilişkilerimiz masa başında yazılmış anlaşmalarla kurulmadı. Bizler aynı sofralardan, ortak kültürden, ortak hatıralardan beslenerek bugünlere geldik.
Köklü ilişkilerimiz ekonomiye yansıdığında ise hep birlikte kazandık. 2000’li yılların başında Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 3 milyar dolar civarındaydı. Bugün bu rakam TİM verilerine göre 23 milyar doların üzerine çıktı.
Bu artış, aramızdaki bağların ekonomik alanda da ne kadar güçlendiğinin göstergesidir. Ancak biliyoruz ki bu potansiyelin çok daha büyük kısmı hedef olarak önümüzde. Gelecek yıllarda bu hacmi 40–50 milyar dolar seviyelerine taşımak elbette mümkün. Balkan ülkeleri, Türkiye için güçlü bir ticaret ortağı olmanın ötesinde; Avrupa’ya açılan kapımız, enerji ve lojistik projelerimizin en kritik hattıdır. Bursa da bu sürecin kalbinde yer alıyor. Çünkü Bursa hem güçlü sanayisi hem de Balkan kökenli nüfusuyla bu işbirliğinin kültürel ve ekonomik merkezlerinden biridir.
Bursa, 2024 yılında 18,2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle ülkemizin dış ticaretine yön veren şehirlerin başında yer aldı. Bursa’dan Balkan ülkelerine gerçekleştirilen ihracatımız ise yaklaşık 1,7 milyar dolar seviyesinde.
Bu tablo, Balkanlarla tarih boyunca oluşan köklü bağlarımızın ticari alanda da karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Ancak rakamların işaret ettiği gerçek şu ki, mevcut durum bizim için nihai hedef değil, yeni bir yolculuğun başlangıcıdır. Bursa’nın üretim kapasitesi, Balkan ülkelerinin büyüyen ihtiyaçları ve coğrafi yakınlığımız, bu rakamların çok daha ötesine geçebileceğimizi gösteriyor. Asıl vizyonumuz, bugün ulaştığımız düzeyi yeterli görmek değil; Balkan coğrafyasıyla karşılıklı güven, ortak yatırımlar ve stratejik işbirlikleriyle çok daha büyük bir ticaret köprüsü kurmaktır. Bizim için bu hedef, yalnızca ihracatın artışı değil; aynı zamanda bölgemizde refahı ve istikrarı büyütecek ortak bir geleceğin inşasıdır.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak biz de bu yolculuğun en güçlü destekçilerinden biriyiz. UR-GE projelerimizle, firmalarımızı kümelenmeler halinde yurt dışına açıyor, rekabet güçlerini artırıyoruz. KFA Fuar Organizasyonlarımızla, sektörlerimizi dünyanın en önemli fuarlarında temsil ediyoruz. Ticari Safari programımızla, Bursa’ya dünyanın dört bir yanından alım heyetleri getiriyor, firmalarımızı yabancı iş insanlarıyla buluşturuyoruz. Ticaret ve alım heyeti organizasyonlarımızla, şirketlerimizi Balkanlardan Asya’ya, Afrika’dan Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada yeni fırsatlarla buluşturuyoruz. Bu çalışmalar, Bursa ekonomisini büyütmekle kalmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin küresel ticaretteki gücünü de artırıyor. Bugün de Balkan ülkeleriyle bağımızı güçlendirmek ve ticaretimizi geliştirmek üzere önemli bir buluşma gerçekleştiriyoruz. Balkanlarla sahip olduğumuz güçlü bağları doğru değerlendirirsek, bölgemizi hep birlikte çok daha güçlü, çok daha istikrarlı, çok daha müreffeh bir geleceğe taşıyabiliriz. Bu vesileyle, böylesine önemli bir organizasyona imza atan BALKANTÜRKSİAD Başkanı Sayın İskender İskenderoğlu ve değerli ekibine yürekten teşekkür ediyorum. BTSO olarak bizler de BALKANTÜRKSİAD’ın yanında olduğumuzu ve bu işbirliğini daha da geliştirmek için her türlü katkıyı sunmaya devam edeceğimizi de özellikle ifade etmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Balkan Ekonomik Forumu’nun iş dünyamız, kentimiz, ülkemiz ve bölgemiz için hayırlı olmasını temenni ediyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.” dedi.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız: “Bursa, Balkanlar ile Anadolu Adası arasında köklü ilişkilerde her zaman bir köprü vazifesi görmüştür. Osmanlı tarihinde uzanan bu bağlar, Bursa'nın sokaklarında, kültüründe, yemeklerinde ve türkülerinde, insanların kalbinde yaşamaktadır. Bugün burada bir araya gelerek, bu güçlü bağları ekonomik iş birlikleriyle pekiştirmeye devam edeceğimizin göstergesidir. Hepimiz biliyoruz ki bu coğrafya, yalnızca stratejik konumu ile değil, aynı zamanda büyük bir potansiyele sahiptir. Avrupa'dan Akdeniz'e, Karadeniz'den Orta Doğu'ya uzanan bu coğrafya, dünya ticaretinin tam kalbidir. Bursa'mız, sanayisi, üretim kapasitesi ve ihracat gücü ile Balkan ülkeleri için güçlü bir partnerdir. Aynı şekilde, Balkan ülkelerinin sahip olduğu zenginlikler, kaynaklar ve insan potansiyeli, Bursa için büyük bir fırsattır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak, kardeş şehir ilişkilerinden kültürel programlara kadar, iş insanlarımızın karşılıklı ziyaretleri ve öğrenci değişimlerine kadar pek çok alanda iş birliğini destekliyoruz. Amacımız, Balkan ülkeleriyle ilişkilerimizi sağlam temellerle geleceğe taşımaktır. Bugün burada konuşulan her fikir ve atılacak her adım, ortak geleceğimiz için yapılacak bir yatırım olacaktır.” dedi.
Bursa Valisi Erol Ayyıldız: “Bursa, Balkanlar'ın geniş bir özelliğidir. Bu anlamda, Bursa'nın önünde durmak ve sorumluluğu en önde taşımak milli görüşün bir parçasıdır. Bursa, tarih boyunca Balkanlar'dan gelen kardeşlerimize ev sahipliği yapmış ve onlara evlat gibi yaklaşmıştır. Ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün de belirttiği gibi, bu topraklar milli bir emanet olarak görülmektedir. Balkanlar'dan gelen soydaşlarımız, zengin hafızalarını beraberlerinde getirmiştir. Bu katkılarla Bursa, tarihi ve kültürel zenginliğiyle dikkat çekmektedir. Aynı zamanda sanayi ve ticaret alanlarında da önemli bir merkez haline gelmiştir. Şehrin iş dünyası sürekli olarak gelişmekte ve aşırı seviyelere ulaşmaktadır. Bursa'nın Balkanlar ile olan ilişkisi, tarih boyunca kültürel zenginlikleri, köklü bağları ve ortak değerleri ile özel bir yere sahip olmuştur. Günümüzde, bu tarihi ve kültürel yapıyı korumak ve ekonomik iş birliğini canlandırmak bizim sorumluluğumuzdur. Ekonomik iş birliği, sadece gelişmeyi sağlamakla kalmaz, aynı zamanda karşılıklı akrabalık bağlarını da güçlendirir. Gençler de dahil olmak üzere bu kültürel mirası yarına daha güzel bir şekilde taşımak önemlidir. Bu bağlamda, üçüncüsü düzenlenen Balkan Ülkeleri Ekonomik İşbirliği Kurumu'nun önemine inanıyorum. Bizler, güçlü bağlarımızı daha ileriye taşımak için ticaretin ve tüm imkanların çeşitlendirilmesi, ortak projeler geliştirilmesi konusunda hazırız. Bu doğrultuda yapılacak her türlü işte ve bilgi paylaşımında hizmetkar olmaya hazır olduğumu belirtmek isterim. Bu anlamda, bu forma hayırlı uğurlu olsun." dedi.

















