Düzenlenen programda açılış konuşmasını gerçekleştiren Bursa Belediyeler Birliği Başkanı ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz: “Yaşadığımız çağda küresel ölçekte değişen dinamikler, kentleri daha önce hiç olmadığı kadar büyük tehditlerle karşı karşıya bırakmaktadır. Günümüzde afetlerin hem sayısı hem de sıklığı hızla artmakta; buna bağlı olarak sosyal, ekonomik ve çevresel risklerimiz her geçen gün daha da büyümektedir. İklim değişikliğinin etkisiyle artan seller, heyelanlar, orman yangınları ve depremler gibi doğal afetlerin yanı sıra sanayi kazaları ve kimyasal sızıntılar gibi insan eliyle tetiklenen riskler de yaşamı doğrudan tehdit etmektedir. Bu tablo karşısında elbette çaresiz değiliz. Zira modern afet yönetiminde artık yeni bir noktadayız. Afetlerle mücadelede yalnızca olay anında ve sonrasında müdahale etmek artık yeterli değildir. Asıl olan; afetler gerçekleşmeden önce riskleri doğru tespit eden, önceliklendiren ve bu riskleri sistematik olarak azaltmayı hedefleyen bir yönetim anlayışını hayata geçirmektir. Bu proaktif yaklaşım, Bursa gibi stratejik öneme sahip bir şehir için yalnızca bir tercih değil, aynı zamanda bir zorunluluktur.” dedi.
Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz konuşmasının devamında: “Yürütülecek çalışmalar, tek bir afet türüne değil, tüm riskleri kapsayan bütüncül bir yaklaşıma sahip olmalıdır. İşte bu bütünleşik yaklaşım, kurumsal ve bilimsel bir zemin üzerinde hazırlanan stratejik belgelerde vücut bulmaktadır. Kentimizi güvenli, dirençli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla hazırlanan İl Afet Risk Azaltma Planları, sıradan raporlar değil; Bursa’nın ve ilçelerimizin geleceğini güvence altına alan hayati yol haritalarıdır. Bilimsel veriler üzerine inşa edilen bu uzun vadeli planlama, Bursa’nın kalkınma vizyonunun da temelini oluşturmaktadır. Bursa İl Afet Risk Azaltma Planı kapsamında yürüteceğimiz çalışmalarla; daha güvenli yaşam alanları oluşturmayı, can ve mal kayıplarını en aza indirmeyi, afet bilincini toplumun tüm kesimlerine yaymayı, kamu kaynaklarını daha etkin ve verimli kullanmayı ve kurumlar arası iş birliğini kalıcı hale getirmeyi hedefliyoruz. Malumunuz, yaklaşık 2 yıl önce tüm Türkiye’yi derinden sarsan büyük bir afet yaşadık. Sorumluluğunu hepimizin yüreğinde taşıdığı bu süreçte düzenlediğimiz bu çalıştay, bir daha aynı acıların yaşanmaması adına atılmış son derece kıymetli bir adımdır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, 6 Şubat depremlerininyaraları hızla sarılmaktadır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından inşa edilerek teslim edilen konut sayısı bugün 500 bine yaklaşmıştır. Dünya ölçeğinde pek çok gelişmiş ülkenin dahi ulaşmakta zorlanacağı bu başarı, afet sonrası iyileştirme çalışmalarında ülkemiz adına önemli bir başarı kriteri ortaya koymaktadır. Bu vesileyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.
Yıldırım Belediyesi olarak 2019 yılından bu yana ilçemizde yürüttüğümüz imar ve kentleşme çalışmaları kapsamında, 23 mahallede 168 hektarlık alanda kentsel dönüşüm odaklı imar planı uygulamaları gerçekleştirdik. 16 noktada belediyemiz eliyle yürüttüğümüz kentsel dönüşüm çalışmalarının yanı sıra, 33 farklı noktada özel sektör tarafından yürütülen dönüşüm projelerine de destek verdik. “Yıldırım’da büyük düşünüyor, büyük dönüşüyoruz” mottosuyla hayata geçirdiğimiz bu çalışmalar sayesinde, en iyi kentsel dönüşüm yapan belediye ödülüne layık görüldük. Bugüne kadar yaklaşık 7.500 bağımsız birimi kentsel dönüşüm yoluyla ilçemize kazandırdık. 2029 yılına kadar ise 30.000 bağımsız bölümüdaha kentsel dönüşümle Yıldırım’a kazandırmayı hedefliyoruz. Geliştirdiğimiz ve başarısı tescillenmiş bu dönüşüm modelini, siyasi ayrım gözetmeksizin talep eden tüm belediyelerimizle paylaşmaya hazır olduğumuzu da özellikle ifade etmek isterim.
İl AFAD Müdürlüğümüz ve muhtarlarımızla birlikte mahallelerimizde oluşturduğumuz Afet Gönüllüleri ekipleri sayesinde eğitimler ve tatbikatlar düzenliyor; her bir hemşerimizin afet farkındalığını artırmayı ve mahallelerimizi daha dirençli hale getirmeyi amaçlıyoruz. Türkiye’de ilk kez tüm muhtarlarımıza telsiz dağıtarak afet anında kesintisiz iletişimi sağlıyoruz. Kapalı pazar alanlarımızı ve kent parklarımızı da afet anında ihtiyaçlara cevap verebilecek altyapıyla donatıyoruz. Yeniçay üzerinde 4 kilometreyi aşkın dere ıslahı çalışması gerçekleştirerek ovamızı sel ve taşkınlara karşı daha dirençli hale getirdik. Kadınlar başta olmak üzere birçok sosyal projeyi hayata geçirdik ve inşallah yeni projelerle bu çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Elbette her bir ilçe belediyemiz de benzer süreçleri yürütmektedir. Başta Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere tüm ilçe belediyelerimizle yetkimizi, gücümüzü ve kaynaklarımızı ortak bir sinerjiyle kullanırsak, Bursa’yı çok daha güvenli ve yaşanabilir bir kent haline getirebiliriz.
Sonuç olarak, İRAN 2027–2032 Afet Risk Azaltma Çalıştayı ile Bursa’nın geleceğine dair rotamızı net bir şekilde çiziyoruz. Hedefimiz; daha güvenli yaşam alanları oluşturmak, can ve mal kayıplarını en aza indirmek, afet bilincini yaygınlaştırmak ve kurumlar arası iş birliğini Bursa’da kalıcı bir kültür haline getirmektir. Kamu kaynaklarını en verimli şekilde kullanarak şehrimizi geleceğe hep birlikte hazırlayacağız. Çok paydaşlı ve katılımcı bir anlayışla gerçekleştirdiğimiz bu çalıştayın, planlarımızın sahada hayata geçmesine büyük katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Başta daire başkanlarımız olmak üzere AFAD İl Müdürlüğümüze, kıymetli akademisyenlerimize, tüm kurumlarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza sundukları ve sunacakları kıymetli katkılar için teşekkür ediyorum. Çalıştayımızın şehrimize hayırlar getirmesini temenni ediyor, “Bursa sizinle daha güvenli, sizinle daha güzel” diyerek hepinizi Allah’a emanet ediyorum. İyi ki varsınız.” dedi.
AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan: “Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ve ulusal kalkınma planları doğrultusunda yürütülen bu süreç, afet risklerinin azaltılmasını temel kamu sorumluluğu olarak ele almaktadır. Bursa’da 2021–2026 döneminde uygulanan ilk plan önemli kazanımlar sağlasa da, risklerin ilçelere göre farklılık göstermesi nedeniyle daha yerel ve gerçekçi bir yaklaşım benimsenmiştir. İki gün sürecek çalıştayda; deprem, sel, taşkın, zemin yapısı, iklim değişikliği ve orman yangınları gibi riskler bilimsel ve kurumsal veriler ışığında değerlendirilecek, somut eylem önerileri geliştirilecektir. Çalışmalar, diğer ilçelere yayılacak ve Ekim ayında il geneli sentezle Bursa’nın bütüncül afet risk azaltma planı oluşturulacaktır. Hedef; lafta kalan değil, sorumlusu ve kaynağı belirlenmiş, izlenebilir ve hayat kurtaran bir planla Bursa’yı afetlere karşı daha dirençli hâle getirmektir.” dedi.
AFAD Risk Azaltma ve Önlem Alma Dairesi Başkanı Aldülkadir Tezcan: “Afet yönetiminde bütünleşik yaklaşım anlayışı, 2009 yılında hayata geçirilmiş; afet öncesi risk azaltma, afet anında müdahale ve afet sonrası iyileştirme süreçlerini kapsayan bir sistem oluşturulmuştur. Müdahale alanında önemli başarılar elde edilse de yaşanan can ve mal kayıpları, risk azaltma çalışmalarının hayati önemini ortaya koymuştur. Bu kapsamda 2021 yılında İl Afet Risk Azaltma Planları 81 ilde uygulanmaya başlanmış, 2020 yılında ise Türkiye Afet Risk Azaltma Planı yürürlüğe girmiştir. 6 Şubat depremleri, Türkiye’nin müdahale kapasitesini ortaya koyarken, risk azaltma konusunda daha fazla gelişime ihtiyaç duyulduğunu göstermiştir. Bursa, risk azaltma alanında öncü illerden biri olarak birçok projeye ev sahipliği yapmakta; ilçe ve mahalle ölçeğinde risk analizleriyle kentsel dönüşüm, sağlam yapılaşma ve yerel katılımı esas alan çalışmalar yürütmektedir. Bu süreçte akademik destek büyük önem taşımakta, tüm çalışmalar bilimsel temelde ve düzenli olarak takip edilmektedir. Risk azaltma hedeflerinin önemli bir bölümü belediyelerin sorumluluğunda yürütülmekte olup; kamu, yerel yönetimler, akademi ve sivil toplumun birlikte hareket etmesi sürecin başarısı için temel unsur olarak vurgulanmaktadır.” dedi.

















