Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey: “Bugün burada, farklı ülkelerden ve farklı kentlerden gelen siz değerli konuklarımızla insanlık adına çok anlamlı bir amaç etrafında buluşmaktan büyük bir mutluluk ve onur duyduğumu ifade etmek istiyorum. İki bin beş yılında yine bu güzel kentte bir araya gelmiş ve sağlıklı kentler hareketine güçlü bir katkı sunmuştuk. Aradan geçen yirmi yılda dünya değişti, kentler değişti ve bizim sorumluluğumuz daha da artmış oldu. Bugün burada, sağlıklı kentler alanının yedinci fazından sekizinci fazına geçişine hep birlikte tanıklık etmiş olacağız. Şimdi, hep birlikte sekizinci fazda bugüne kadar ettiğimiz ilerlemeyi yansıtarak güçlü bir başlangıç yapacak ve sağlıklı bir gelecek için ortak bir yol haritası oluşturacağız. Değerli konuklarımız, sevgili misafirlerimiz, buyurun. Konferansımızın ana teması olan "Dirençli Sağlıklı Kentler: Herkes İçin Sürdürülebilir Kentsel Gelecekler" başlığı altında ele alacağımız her konu son derece hayati bir önem taşımaktadır.
İklim krizinden toplumsal eşitsizliklere, sağlık politikalarından ekonomiye kadar insan sağlığını, halk sağlığını ilgilendiren konular da dahil olmak üzere alanında uzman konuşmacılarla birlikte bu alanları değerlendirecek, tartışacağız ve sonuçlarını hep beraber göreceğiz. Herkes için sağlık ilkesini kentlerimizin planlamasına dahil ederek yerel yönetimlerin daha kapsayıcı ve sürdürülebilir politikalar üretmesine de katkı sunacağız. Ancak tam da bu noktada kendimize şu soruları sormamız gerekiyor: Kentler nasıl hem dirençli hem de sağlıklı bir şekilde gelişebilir? Peki bunu yaparken doğayı, insanı ve toplumu nasıl koruyabiliriz? Pandemiler, savaşlar ve özellikle son yıllarda derinleşen iklim krizi, dünyamızın kaçınılmaz bir dönüşüme sürüklendiğini gösteriyor. Biz kent yöneticilerine düşen görev, bu değişimi en doğru şekilde yönetmek ve gelecek kuşaklara çevresel etkilerden uzak, çevresel etkileri sona erdirmiş bir dünya bırakmaktır. Bu, artık bir tercih değil, yaşadığımız çağın zorunluluğudur.
Sağlıklı bir gelecek için riskleri önceden görebilen ve bu riskleri yönetebilen kentler olmak zorundayız. Hepimize düşen sorumluluk da budur. O anlayışla yapılacak oturumların hepimiz için yol gösterici olacağına yürekten inanıyorum. Sevgili katılımcılar, sevgili misafirlerimiz, bu toplantının sonunda hep birlikte önemli bir taahhütte bulunacağız. Konferansın kapanışında imzalanacak olan Bursa Taahhüdü, geleceğimiz adına ortaya koyduğumuz ortak iradenin bir belgesi olacaktır. Bu taahhüt, eşitlikten taviz vermeyen, barışı önceleyen, gezegeni koruyan kapsayıcı ve dirençli bir kent anlayışının yol haritasıdır. İşte bu vizyonun tam merkezinde de insan vardır. Değerli Dünya Sağlık Örgütü temsilcilerimiz, toplantılarımız süresince yapacağımız oturumlar, yayınlar ve bildiriler nedeniyle ne yazık ki kağıt kullanımından tamamen vazgeçemiyoruz. Bu gezegene karşı önemli bir sorumluluğumuz var ve bunu da unutmamamız gerekiyor. Bu nedenle toplantı boyunca karbon salınımını hesaplayarak bu salona karşılıkta iki yüz fidanı toprakla buluşturacağız. Dilerim bu yaklaşım diğer kentler için de örnek olur ve hep birlikte daha duyarlı bir geleceğe imza atarız. İnanıyorum ki burada kurulacak olan her temas, her ilişki ve kurulacak olan her iş birliği, ortak geleceği aydınlatacaktır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bundan sonra da Dünya Sağlık Örgütü ile iş birliğimizi güçlendirmeye, bölgesel ve küresel ölçekte iyi uygulamaları yaygınlaştırmaya, birlikte iyileştirmeye ve birlikte büyütmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Değerli konuklarımız, gelecek hepimizin. Unutmayalım ki bu dünya sadece biz insanlığa ait değil; içinde barındırdığı tüm canlılarla birlikte bizden sonraki kuşakların da ortak yaşaması gereken bir yerdir. O yüzden sorumluluklarımız çok büyük, gücümüz ortak. Bu duygu ve düşüncelerle oturumların verimli geçmesini diliyorum." şeklinde konuştu.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay: “ Sağlığın her zamankinden daha önemli olduğu bir dönemde olduğumuzu düşünüyorum. Sağlık bölgemizde vuku bulan bir çok savaş nedeni ile ve iklim krizi nedeni ile çok daha önemli olmaya başladı. 2050 yılına kadar 7 milyar indan kentlerde yaşayacağı tahmine diliyor. Türkiye de ki insanlatın yüzde 7 si kırsalda yaşıyor. Yüzde 93 ü şehirler de ve iller de yaşıyor. Dünyanın her yerinde yaşlı nüfusu artmaktadır. Dünya üzerinde genç nüfus azalırken yaşlı nüfusu da artma görülmektedir. Doğum oranımız 1.4’e gerileyerek Türkiye yaşlı nüfus olarak sayılıyor. Her 4 haneden birinde bir yaşlı indan yaşamaktadır. Çocukların dağılımda ise gelişmiş şehirlerde çocuk nüfusu daha az olduğu görülmektedir. Şehirlerimizde sosyo ekonomik sorunlar yaşıyoruz. Şehirlerimiz genellikle sağlıksız ve gecekondu da yaşayan insanlardan mevcut. Batınma ve beslenme ile ilgili ağır dorunlar yaşanmaktadır. 1961 ile 1990 yılları arasında sıcaklık ortala ası baz alındığında sıcaklığın yükseldiği gözlemlenmiştir. Bu küresel iklim değişikliği açısından 3.6 milyar insan ciddi olarak etkilenme riski taşıyan hassas bölgelet yaşıyorlar. 2030 ile 2050 yılları arasından iklim değişikliği yalnızca yetersiz beslenme ile alakalı olmadığı görülmektedir. 74 ülkede 343 milyon kişi akut gıda güvensizliği yaşarken guda fiyatları 2 katından fazla artmış durumdadır. İklim koşullarının zorluğu alırı zorlu hava olayları açlığı ve gıda güvensizliğini artırmaya devam ediyor. Dikkatli adımlar atıp bilinçli davranırsak şehirlerimizde bu riskleri fırsatlara çevirebiliriz. Dünya sağlık örgütü dünyanın darklı bölgelerinde sağlıklı şehirler ağı kurarken Bursa bu ağa 2005 yılında dahil oldu. Dünya Sağlık Örgütümün hazırladığı 7. Fazıldan sonra 8. Fazılıda itibaren uygulamayı devreye sokmuş olacaktır. Türkiyede 150 tane belediye sağlıklı şehirler ağına üye. Türkiye sağlıklı kentler ağı bilim insanları ağında oluşan rehberliğinde çalışıyor. Birlikte öğrenmeyi ve iyi uygulamaları paylaşmayı amaçlıyoruz. Biz çalışmalarımızı İklim değişikliğinin insan sağlığı üzerine etkilerine çalışmayı ön gördük.” dedi.

















