İpekböceğinin Koza Yolculuğu Anlatıldı
Düzenlenen söyleşi programında moderatör Kazım Uzunöz, ipekböceğinin gelişimini ve koza yolculuğunu kısa bir slayt gösterisi ile anlattı. Programda ipek üretiminin tarihsel süreçteki yeri, üretimin yeniden canlandırılması ve ipekçiliğin geleceği üzerine değerlendirmeler yapıldı.
“İpekçiliğin Anavatanı Bursa”
Kazım Uzunöz’ün sunumunun ardından konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Türkiye’de ipekçiliğin adeta anavatanının Bursa olduğunu söyledi. Eskişehir’in kadim tarihinde de ipek üretiminin her zaman var olduğunu ancak zamanla unutulmaya yüz tuttuğunu belirten Ünlüce, Koza Birlik’in Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesinde kurduğu tesislerin ipekçiliği yeniden canlandırmak açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.
Ünlüce, çalışmalarının 2017 yılında başladığını belirterek Sarıcakaya ve Mihalgazi bölgesinde dut çeliği yetiştirme hikâyesini başlattıklarını, bugün Sarıcakaya ve Mihalgazi’den gelen kadınlarla birlikte bu geleneği yeniden canlandırmak istediklerini söyledi.
Eskişehir’in Sakarya Vadisi olarak adlandırılan bölgesinin deniz seviyesine yakın bir rakıma sahip olduğunu ifade eden Ünlüce, kentin soğuk iklimiyle bilinmesine rağmen bu bölgenin son derece bereketli ve üretime elverişli olduğunu dile getirdi. Bu nedenle dut çeliği yetiştiriciliğini burada yeniden başlatmaya karar verdiklerini belirten Ünlüce, çalışmaların Koza Birlik ile birlikte yürütüldüğünü ve ilk hedeflerinin dut fidanlarını yetiştirerek Türkiye’nin dört bir yanına dağıtmak olduğunu söyledi.
“Gerçeğe En Yakın İpek Yolu Haritasını Hazırladık”
İpek Yolu’nun Asya’dan başlayıp Anadolu üzerinden Avrupa’ya uzanan tarihi bir güzergâh olduğunu hatırlatan Ünlüce, Eskişehir’in de bu yolculukta önemli bir durak olduğunu ifade etti. Ancak İpek Yolu haritası konusunda ciddi tartışmalar bulunduğunu ve kesin bir haritanın olmadığını dile getiren Ünlüce, bazı haritalarda Eskişehir’in yer almadığını gördüklerini ve bunun politik nedenlerden kaynaklanmış olabileceğini düşündüğünü söyledi.
İpek üzerine çalışmaya başladıklarında doğru insanlarla ve akademisyenlerle yollarının kesiştiğini belirten Ünlüce, Kasım Hoca ve ekip arkadaşlarıyla birlikte gerçeğe en yakın İpek Yolu haritasını hazırladıklarını kaydetti. Hazırlanan haritanın Eskişehir’de tarihi Odunpazarı bölgesinde sergilendiğini ifade eden Ünlüce, haritada Bursa’nın da İpek Yolu’nun en kalıcı ve önemli noktalarından biri olarak yer aldığını vurguladı.
“Kozadan Dokumaya Tüm Süreci Yeniden Hayata Geçirdik”
Ünlüce, daha sonra kozadan ipliğin nasıl elde edileceği ve iplikten dokumaya nasıl geçileceği sorularını ele aldıklarını belirterek, beş kişilik küçük bir çekirdek ekiple çalışmaya başladıklarını söyledi.
İplik üretimini başardıktan sonra dokuma aşamasına geçtiklerini ifade eden Ünlüce, dokuma tezgâhlarını kendi atölyelerinde üretip kurduklarını belirtti. Böylece ilk Midas İpek Evini kurduklarını ve yüzde yüz ipekten üretilmiş şallar üretmeye başladıklarını dile getiren Ünlüce, bu ürünlerin tamamen Eskişehir’de üretildiğini söyledi.
Sanat sokağı, hamam müzesi ve hediyelik eşya bölümlerinde yüzde yüz ipek dokumaların satışa sunulduğunu ifade eden Ünlüce, üretimin başından sonuna kadar tüm sürecin Eskişehir’de tamamlandığını kaydetti.
İpek Yorgan ve Örnek Köy Projesi
Ünlüce, daha sonra ipek yorgan üretimi üzerine çalıştıklarını ve ipek yorganın özellikle bebekler ve çocuklar için en sağlıklı yorgan türlerinden biri olarak kabul edildiğini söyledi. Aynı ekibin ipek yorgan üretimini de başardığını belirten Ünlüce, en doğal ve organik haliyle üretim gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Eskişehir’de örnek bir köy modeli oluşturma fikrinin de bu süreçte ortaya çıktığını dile getiren Ünlüce, özellikle kadınların ipek yorgan üretimi yapabileceği bir kooperatif modeli hedeflediklerini söyledi. Yapılan incelemeler sonucunda en istekli köyün İğdir Köyü olduğunu gördüklerini belirten Ünlüce, projeyi burada başlattıklarını ifade etti.
Köyde altyapıdan üstyapıya, güneş enerjisi panellerinden meydan düzenlemelerine kadar kapsamlı bir dönüşüm planı hazırladıklarını dile getiren Ünlüce, kanalizasyon çalışmalarının başlatıldığını ve kısa sürede tamamlanacağını kaydetti. Terk edilmiş binaların mimari dokunuşlarla yeniden hayat bulacağını ve eski köy okullarının da projeye dahil edildiğini söyleyen Ünlüce, yıl sonuna doğru ipek yorgan üretimi ve geleneksel el sanatlarının burada yeniden hayat bulacağını ifade etti.
2017 yılında başlayan çalışmaların bugün düzenlenen sergiye kadar uzandığını belirten Ünlüce, Midas İpek Evi’ne gösterilen yoğun ilginin kendilerini de şaşırttığını söyledi. Bu ilgi üzerine ikinci Midas İpek Evi’ni de kurduklarını ifade eden Ünlüce, Eskişehir’de ipekçiliğin yeniden canlandırılmasından büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi.
“Bize Fidan Verin, Yeniden Üretime Girelim”
Kozabirlik Yönetim Kurulu Üyesi Ramazan Işık ise Türkiye’de ipek üretiminin düşmesinin birçok nedeni olduğunu belirterek en önemli sebeplerden birinin 1990 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla ortaya çıkan Türk Cumhuriyetlerinden Türkiye’ye çok ucuz koza girmesi olduğunu söyledi.
Bu durumun fiyat istikrarını bozduğunu ifade eden Işık, üreticilerin kazanç sağlayamadığı için dut ağaçlarını kesmeye başladığını dile getirdi. Üreticilerin daha sonra kendilerine gelerek “Bize fidan verin, yeniden üretime girelim” dediklerini belirten Işık, başlangıçta kendi imkanlarıyla küçük çapta fidan üretimi yaptıklarını söyledi.
2016 yılında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile görüşerek ortak bir çalışma başlattıklarını ifade eden Işık, Sarıcakaya’da belediyeye ait 20 dönümlük alanda dut fidanı üretimi yaptıklarını belirtti. Yaklaşık 7 ay içinde 2–2,5 metreye ulaşan fidanların Türkiye genelinde ücretsiz dağıtıldığını kaydeden Işık, bugün Türkiye’nin 61 ilinde toplam 400 bin dut ağacına ulaşıldığını söyledi.
“Dut Ağaçları Ülkemizde Yeniden Yaygınlaştı”
2017 yılından bu yana geçen süreçte Türkiye’de 400 bin dut ağacı kazandırıldığını belirten Işık, bu sayede üretici bahçelerinin oluşturulduğunu ve ipek böceği yetiştiriciliğinin yeniden canlandığını ifade etti.
Üretimin bugün 120–130 ton seviyelerine ulaştığını söyleyen Işık, hedeflerinin 200 tona ulaşmak olduğunu kaydetti. Türkiye’nin dünyada ipek böceği yumurtası üreten beş ülkeden biri olduğunu da vurgulayan Işık, Tarım Bakanlığı’nın desteklerinin devam edeceğini açıkladığını söyledi.
“Bursa İpeğini Gelecek Nesillere Aktarmalıyız”
Programda konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ise Bursa’nın tarih boyunca ipekçilikte önemli bir kent olduğunu belirtti. Ancak son 15–20 yılda üretimde ciddi düşüş yaşandığını ifade eden Bozbey, özellikle Çin ipeğinin Bursa ipeği adı altında satılmasının da önemli bir sorun olduğunu dile getirdi.
Bursa’da ipek üretiminin 1970’li yıllarda güçlü olduğunu ancak 1980’lerden itibaren düşmeye başladığını belirten Bozbey, bunun sebepleri arasında dut ağaçlarının azalması ve üretimin düşmesi olduğunu söyledi.
Nilüfer’de Gümüştepe Mahallesi’nde ipek üretim sürecini göstermek amacıyla bir alan oluşturduklarını belirten Bozbey, koza üretimi ve ipek ipliği üretiminin tanıtılması için çalışmalar yaptıklarını ifade etti.
İpek üretiminin artması için dut ağaçlarının çoğaltılması gerektiğini vurgulayan Bozbey, aile işletmelerinin desteklenmesiyle üretimin yeniden canlandırılabileceğini söyledi.
Bursa ve Eskişehir’in geçmişte ipekçilikte birlikte önemli rol oynadığını hatırlatan Bozbey, iki kentin bilgi paylaşımı ve ortak projelerle ipekçiliği yeniden sürdürülebilir hale getirebileceğini belirtti.
Bursa ipeğinin önemine dikkat çeken Bozbey, “Bursa ipeğini sürdürülebilir bir anlayışla gelecek nesillere aktarmamız gerekiyor. Bunun için ustalara, çıraklara ve gençlere ihtiyaç var. Bursa’nın ipek konusundaki liderliğini yeniden öne çıkarmak istiyoruz” dedi.
















