HABER: ADİVİYE ELBAŞBursa İl CHP Yönetimi, Bursa İYİ Parti İl Yönetimi tarafından 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik Bayramında Atatürk Heykeline Çelenk bırakma töreni gerçekleşti. Gerçekleşen törene Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa CHP Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa CHP Milletvekili Kayhan Pala, Bursa CHP Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bursa İYİ Parti Milletvekili Selçuk Türkoğlu ve CHP Bursa Belediye Başkanları katılım gösterdi. 


Yemin olsun o borcu ödeyeceğiz. 1919’un anti emperyalist ruhuyla hareket edip, tam bağımsız bir Türkiye'yi hakim kılacağız.
“Sizler, yani yeni Türkiye‘nin genç evlâtları: Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Çünkü insanda yorgunluğu yenebilecek manevi bir güç vardır. İşte bu güç, yorulanları hiç dinlendirmeden yürütür. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar.” dedi.



Gençler olarak bizleri büyük görevler düşmektedir
CHP İl Gençlik Kolları Özge Abanoz: "19 Mayıs sadece bir tarihten ibaret değildir. 19 Mayıs bir bir milletin esaretten özgürlüğe, umut, karanlıktan aydınlığa, yürüyüşünün simgesidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, gençliğe duyduğu güveni bu özel günü bizlere armağan ederek göstermiştir. Bizler de onun izinde, gençliğin enerjisi ve inancıyla Türkiye Cumhuriyeti'ni daha da ileriye taşımak için kararlıyız. Gençler olarak bizleri büyük görevler düşmektedir. Atatürk'ün ey Türk Gençliği, birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir sözlerini rehber edinerek ülkemizin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşması için çalışmak, bilimle, sanatta, sporda ve her alanda başarılı olmak en büyük sorumluluğumuzdur. Bugün birlik ve beraberlik içinde cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü anarken onun ideallerine sahip çıkma sözünü veriyoruz. Demokrasi, özgürlük ve laiklik ilkelerine sımsıkı bağlı kalarak yarınlarımızı daha aydınlık ve huzurlu bir Türkiye için hep birlikte çalışacağız. Bu vesileyle bağımsızlık mücadelesinin tüm kahramanlarını rahmetle ve minnetle anıyorum. Bizler Atatürk'ün izinde yürüyen gençler olarak onun bize emanet ettiği değerleri yaşatacağımıza ve Cumhuriyetimizi sonsuza dek koruyacağımıza bir kez daha söz veriyoruz. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun." dedi.
İYİ Parti Bursa İl Başkanı Mehmet Hasanoğlu
"105 yıl önce 16 Mayıs 1919' da İstanbul'un işgal edilmesiyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yanındaki 18 vatanseverle birlikte yola çıktı. 19 Mayıs 1919 'da Samsun'da ikincisini karşılayan vatanseverleri Gazi Mustafa Kemal'in selamladığı sevgi saygı ve hürmetle ben de her birinizi İYİ Parti Bursa teşkilatları adına tekrar saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz efendim törenimize. Evet 19 Mayıs'ta o kıvılcım Samsun'da atıldı ve sonrasında da 29 Ekim 1923'te bundan tam 100 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti parlamenter sistemle, demokrasiyle yönetilmek üzere öncelikle sevgili gençlerimize emanet edildi ve bugünlere geldi. Ama ne acıdır ki geldiğimiz noktada maalesef ki 16 Nisan referandumuyla tüm kurucu yerlerimizi yitirdik. İYİ Parti kadroları olarak da bizler cesurlar ekibi mensupları olarak 25 Ekim 2017 'de dedik ki Türkiye Cumhuriyeti'nin tekrar kurucu değerler üzerinden kucaklanması, kurucu değerlerle tekrar yaşatılması için yola çıktık ve bugünlere geldik ve emin olun ki Türkiye Cumhuriyeti kurucu değerlerine ulaşana kadar biz var gücümüzle mücadele etmeye ve bu ülkeye hizmet etmeye, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tüm değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz." dedi.
CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş:
19 Mayıs; savaşlardan yenik çıkmış, umutsuz, yorgun ve yoksul bir milleti yeniden ayağa kaldırmak için verilen mücadelenin başlangıcıdır. İsyandır, başkaldırıdır, tam bağımsız bir ülkeye olan inançtır. Eğer 19 Mayıs'ın ruhunu net bir şekilde anlayamazsak, bugün vereceğimiz mücadele de eksik kalır.16 Mayıs'ta, Galata Rıhtımından kalkan Bandırma Vapuru, Marmara’nın sularını döverek Samsun'a doğru ilerlerken, bu ülke emperyalizmin işgali altındaydı. Ülkeyi yönetenler, kendi çıkarlarının peşine düşmüştü. Bir takım kesimler, Amerikan ve İngiliz mandasının, tek kurtuluş yolu olduğuna inanıyordu. Ulu Önder işte bu karanlığı yırtarak,19 Mayıs'ta Samsun'a güneş gibi doğdu. Bu vatan için hayatını ortaya koymuştu. Hakkında idam fermanları çıkarıldı. Peşine hilafet orduları düştü. Ancak o: Ya istiklal, ya ölüm! dedi.19 Mayıs demek emperyalizme karşı verilen mücadeledir
Son dönemdeki tarihi çarpıtmaları göz önünde tutarak şunu açıkça ortaya koymak gerekir. 19 Mayıs, İngiliz gemileriyle bu ülkeden kaçanların destanı değil, Kartal İstimbotunun güvertesinden, İngiliz gemilerine bakıp; geldikleri gibi giderler diyenlerin destanıdır. 19 Mayıs demek emperyalizme karşı verilen mücadeledir. Bu ülkenin insanlarına, hak ettiği güzel günleri vermenin umududur. 19 Mayıs demek, tam bağımsız bir ülkeye olan sarsılmaz inançtır. İşte o inanç, bugün bizlere ışık olmak zorundadır. Çünkü bugün emperyalizm; ülkemizin dağlarını, ormanlarını, ovalarını, kıyılarını ve madenlerini yağmalarken, bu ülkenin onurlu insanları, bir lokma ekmek için mücadele veriyor. Hatırlayın, 3 ay önce Erzincan İliç’te, ülkemizin altınlarını çalanlar, aynı zamanda 9 emekçimizin de hayatını çalmıştı. 3 ay geçti. Hala 5 madencimiz toprak altından çıkarılamadı.Yemin olsun o borcu ödeyeceğiz
Bir tarafta dağlarımızı delik deşik edip, siyanürle doğamızı zehirleyen, çocukları yetim bırakıp, altınlarımızla ülkemizden kaçanlar var, diğer tarafta, babasını toprağa vermek için, toprağın altından çıkmasını bekleyen bu ülkenin yoksul çocukları var. Bizim tarafımız elbette belli. Eğer bu ülkenin bir yerinde çocuklar, babasının ölüsünü bulmak için dua ediyorsa, bizim vereceğimiz mücadelenin adı haysiyet mücadelesidir ve namus borcudur.Yemin olsun o borcu ödeyeceğiz. 1919’un anti emperyalist ruhuyla hareket edip, tam bağımsız bir Türkiye'yi hakim kılacağız.
Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır
Bizler Atamızın, “Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır” sözünü yüreğimizde hissederek, bu şehirde üzerimize düşen görevleri yerine getireceğiz. Halkçı anlayışı önce Bursa'da, sonra Türkiye'de hakim kılmak için mücadeleye devam edeceğiz. Bu mücadelede yorulacağını düşünenler, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün sözlerini hatırlasın. Büyük Önder, Bursalı gençlerin düzenlediği bir programa katılıp, şunları söylemişti:“Sizler, yani yeni Türkiye‘nin genç evlâtları: Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Çünkü insanda yorgunluğu yenebilecek manevi bir güç vardır. İşte bu güç, yorulanları hiç dinlendirmeden yürütür. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar.” dedi.

Bursa İYİ Parti Milletvekili Selçuk Tükoğlı:
"Atatürk'ün şahsı, manevisinin önünde Türk bayrağının altında biz hep bir aradaydık bundan sonra da her zaman Atatürk ve silah arkadaşlarının, kurucu değerlerin, cumhuriyet değerlerinin ve o şanlı bayrağın altında herkesle, her zaman bu ülke için, bu millet için ve bu geleceğimiz için bir arada olmaya devam edeceğiz. Meselenin özü şu, kıymetli konuşmacılar, esasen il başkanları, hepsinden bahsetti. Efendim önümüzde 2 yol vardı. 1919 'dan beri ya bir tarafta İngiliz'in zırhlısına binecektik ya da Bandırma Vapuruna binecektik. Ya Mustafa Sabrilerin yolundan gidecektik. Ya da börekçizadelerin yolundan gidecektik. İşte ya istiklal ya ölüm diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, şehitlerimiz kurucularımızın yolunu tercih edenlere bin selam olsun. Açık net önümüzde tehdit ve tehlikeler var. Topyekun memleketin önünde ulus devleti milli devleti yok etmeye çalışan sessiz bir işgalle vatanın demografik yapısının bozulduğu bir sürece doğru bugün öncekinden daha uyanık, daha bilinçli ve kollarımızı daha çok sıklaştırarak mücadele etmek zorundayız. Devletimiz var olsun. Milletimiz var olsun. Parolamızı yeniliyorum. Parolamız vatan işareti namus, kahrolsun istibdat kahrolsun zulüm. Yaşasın hürriyet." dedi.
Bursa CHP Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu:
"Bugün aslında hepimizin doğum günü. En çok da biz kadınların günü. Çünkü bugün biz kadınlar okuyabiliyorsak insan yerine birey yerine koyulabiliyorsak, seçme seçilme hakkına sahipsin. Dünyadaki birçok ülkeden önce bu hakka kavuştuysak bu haklar bize teslim edildiyse bunu büyük Atatürk'e, onun mücadelesine ve yol arkadaşlarına borçlu olduğumuzu biliyoruz. O yüzden en çok da bugün biz kadınların doğum günü. Doğum günümüz kutlu olsun. Atatürk Cumhuriyeti bilhassa gençlere emanet etti. Ama yüzyıl sonunda tıpkı onun öngördüğü gibi memleketin her köşesini işgal edildi. Tersanelerine girenler, kalelerini zapt edenler gençlerin umudunu bu ülkeden kestirdiler. Ama son seçimde cumhuriyet sevdalılarının, laik, demokratik, sosyal hukuk devletini savunanların, Atatürk ilke ve devrimlerini savunanların ve cumhuriyeti ilelebet yaşatmak isteyenlerin elde ettiği zaferle, birincilikle bir kez daha anladık ki Türk'ün emanet ettiği gençler, bizler asla onun yolundan dönmeyeceğiz. Ve ilk seçimde yine birlikte, yine aynı ilkeler ışığında birleşe birleşe kazanacağız ve gençlerin hayallerini yeniden ülkemize taşıyacağız. Yeniden kadınların haklarını sonuna kadar teslim edeceğiz. Çağdaş medeniyet seviyesini aşacak bir noktaya getireceğiz ülkemiz. Bu bizim her zaman büyük Atamıza sözümüzdür. Bu sözümüzü 19 Mayıs'ın 105.inci yıl dönümünde bir kez daha tekrarlıyoruz. Yaşasın Cumhuriyet, bayramımız kutlu olsun." dedi.
Bursa CHP Milletvekili Orhan Sarıbal:
"19 Mayıs' ta kurumlarıyla, kurallarıyla bir cumhuriyet kuruldu. Tam 105 yıl geçti aradan 19 Mayıs 1919' dan itibaren o gün emperyalizme karşı büyük bir mücadele verip ülkeyi kuran o büyük önderleri buradan bir kez daha saygıyla selamlıyorum. 105 yıl sonra bugün Bursa'nın Büyük Önder'in anıtının önünden sesimiz yüksek bir şekilde, sözümüzü söylemeye çalışıyoruz. Sözümüz şu Bir ülkeyi, bir devleti sonsuz edecek yaşatacak temel kural demokrasidir. Eğer bir ülkede demokrasi, adalet, insan hakları yoksa siz o ülkede devletin mekanizmasından bahsedemezsiniz. Bugün vesayet anlayışı. Başta gençler olmak üzere toplumun bütün kesimlerini kendi varlığını sürdürmek üzerine inşa edilmiş bir anlayışla karşı karşıyayız. Gençler yaşamlarını ve geleceklerini maalesef başka ülkelerde aramaktalar. Ne yazık ki toplumun geniş kesimleri yoksulluğa muhtaç edilmiş ve buna sadece kader gözüyle bakan bir anlayışla karşı karşıyayız bu ülkede. Ülkenin kuruluşunda var olan bütün kimlikler, bütün inançlar, bütün topluluklar bu ülkenin temel ve asli unsurlarıdır. O yüzden bu ülkede demokrasiyi inşa etmek, demokratik bir devleti inşa etmek belki de Mustafa Kemal Atatürk'ün emanet ettiği bu ülkeyi sonsuza dek yaşatmanın temel koşulu ve kuralıdır. Eğer bu ülkeye biz demokrasiyi getiremezsek bu ülkede vesayet düzeninin devamını kabul edecek bir noktaya gelirsek merak etmeyin bugünkü otoriter bugünkü baskıcı düzen açık bir faşizme dönüşecektir. Zaten kısmen bunu yapmaktadır. Bir taraftan uçana politikalar ortaya koyarken öbür taraftan sokakları, düşünceyi ablukaya almış bir yapıyla karşı karşıyayız. O yüzden eğer biz gençlerimize sahip çıkamazsak gençlerimizi uyuşturucu, yoksulluk, onun bunun kapısında iş dilenen çocuklara dönüştürülecek. Onların bu ızdırabıyla üzülen, ağlayan, yıpranan anne ve babaların acaba hayata bakışları nasıl olacak? Tam da meseleye bu noktadan bakmak lazım. Tam da meselenin özü bu. Ama bunun temel koşulu demokratik bir devlettir. Ne olursa olsun demokratik bir devleti kurmak zorundayız. Ne dedi Anayasa Mahkemesi Başkanı? Gitti onlar. Kendileri getirmişti. Dedi ki bu ülkede adalet, bağımsız ve tarafsız değilse, hakta adalet bir baskı altında, hegemonya altında, vesayet altında ise siz o ülkede hakikatten, adaletten, hukuktan bahsedemezsiniz. Hatta bir devletten bahsedemezsiniz dediler. O yüzden burada, bu meydanda Cumhuriyete, demokratik devlete laik, sosyal hukuk devlete karşı sorumluluğumuz ancak yeni bir demokratik devlet inşasıyla olur. Bu demokratik devlet inşası toplumun bütün kesimlerine vatandaşın gözüyle bakan bütün var olan kesimlere eşit bakan, 85 milyon insanın kimliklerini ayırmadan, inançlarını ayırmadan onları sahici vatandaş gören anlayışla ancak olabilir. O yüzden eğer görevimizi yapacaksak, sorumluluğumuzu yerine getireceksek. Hiçbir vesayet düzenine teslim olmayacağız. Hiçbir vesayet düzenini kabul etmeyeceğiz. Reddedeceğiz. Bu düşüncelerimle 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını kutluyorum. Demokrasinin inşa edildiği, insan haklarının inşa edildiği, adaletin olduğu büyükçe özlemiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum." dedi.




















