TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi, Yangın Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, son dönemde Bursa’da artan orman, fabrika ve otel yangınlarına dikkat çekerek, kentte yangınların afete dönüşme riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, mimarlığın yalnızca bina tasarımıyla sınırlı olmadığı belirtilerek, kamu yararı doğrultusunda çevre, kent ve yapılaşma politikalarıyla da ilgilenmenin mesleki bir sorumluluk olduğu ifade edildi.

"Yangın Riski Her Zamankinden Daha Yüksek"
Mimarlar Odası Bursa Şubesi, iklim krizi, artan sıcaklıklar ve kuraklıkla birlikte yangın riskinin ciddi oranda arttığını belirtti. Özellikle ormanlık alanlarda, sanayi bölgelerinde ve plansız kentleşmenin yoğun olduğu yerlerde çıkan yangınların, yeterli önlem alınmadığında büyük can ve mal kayıplarına neden olabileceği uyarısı yapıldı.
Bursa’daki Yangınlar Endişe Verici Boyutta
Son aylarda Bursa’da meydana gelen orman yangınlarının yalnızca doğayı değil, kent dokusunu da tehdit ettiğine dikkat çekilen açıklamada, şehir merkezinde uygunsuz koşullarda faaliyet gösteren atölyeler ve kaçak fabrikalarda yaşanan yangınların denetimsizlik sorununu ortaya koyduğu vurgulandı.
Özellikle Kartalkaya ve Uludağ’daki otel yangınlarının, kamusal kullanıma açık yapılarda ciddi güvenlik zafiyetleri bulunduğunu gözler önüne serdiği belirtildi.

"Yangınlar Artık Sadece Doğada Değil, Kentte de Afet"
Mimarlar Odası, yangınların artık yalnızca kırsal ve ormanlık alanlarda değil, kent merkezlerinde de büyük afet riskine dönüştüğünü vurguladı. Plansız kentleşmenin, denetimsiz yapılaşmanın ve kontrolsüz sanayi üretiminin bu riski artırdığı ifade edildi.
Kentleşme Politikaları Yangın Riskini Tetikliyor
Bursa’da hız kazanan yapılaşma baskısının, ormanlara, tarım alanlarına ve doğal sit bölgelerine yakın bölgelerde kontrolsüz inşaat faaliyetlerine neden olduğu belirtilen açıklamada, bu alanlarda koruma zonlarının ve altyapının eksik olması nedeniyle yangınların hızla yayılabileceği ifade edildi.

"Yangına Dayanıklı Tasarım Hayati Öneme Sahip"
Mimarlar Odası, yapı tasarımında yangına dayanıklı malzeme seçimi ve güvenlik standartlarına uygunluk gibi konuların göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Ancak mevcut uygulamaların maliyet odaklı ve denetimsiz bir yapılaşmayı teşvik ettiğine dikkat çekildi.
İklim Krizi Yangın Sezonunu Uzatıyor
Açıklamada, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle yangın sezonlarının uzadığı, düşük nem, yüksek sıcaklık ve insan hataları gibi unsurların birleşmesiyle kent içi yangınların kaçınılmaz hale geldiği belirtildi. Bursa gibi iklim geçiş bölgelerinde bu riskin daha da arttığı ifade edildi.
"Yangınlar Doğal Değil, Yönetim Eksikliğinin Sonucu"
Mimarlar Odası’na göre yangınların afete dönüşmesi, doğa olayından ziyade insan kaynaklı hataların ve denetim eksikliğinin bir sonucu. Uygun şehir planlaması, yapı güvenliği ve etkin denetimle bu afetlerin önlenebileceği belirtildi.

Mimarlar Odası’ndan Yetkililere Çağrı
Mimarlar Odası Bursa Şubesi, yangınların önlenmesi için şu önerileri sıraladı:
Yangına dayanıklı kentler için planlama ve tasarım süreçleri mimarlık ilkelerine uygun yürütülmeli
Doğal alanların korunmasına öncelik verilmeli, risk analizine dayalı yapılaşma yapılmalı
Sanayi yapıları, oteller ve kamusal alanlardaki yapılar yangın güvenliği açısından yeniden gözden geçirilmeli
Mevcut yapı stoğu denetlenmeli ve gerektiğinde güçlendirilmeli
Denetim mekanizmaları formaliteden çıkarılıp bağımsız ve işlevsel hale getirilmeli
Meslek odaları ve uzman kuruluşlar karar süreçlerine dâhil edilmeli
“Güvenli Kentler İçin Mücadeleye Devam”
Açıklamanın sonunda, yaşanan yangınların büyük felaketlere dönüşmesinin engellenmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı. Mimarlar Odası Bursa Şubesi, bilimsel, teknik ve kamusal çıkarları gözeten bir yaklaşımla daha güvenli ve yaşanabilir kentler için mücadele etmeye devam edeceklerini kamuoyuna duyurdu.





















