Gazeteabc/ Haber: Adiviye ElbaşTüm Mühendisler Kadınlar Derneği (TÜMKAD) tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen “Mühendislik Zekâsının Yükselişi” konferansı, mühendislik dünyasının önemli isimlerini, akademisyenleri, sektör temsilcilerini ve genç mühendis adaylarını bir araya getirdi. Teknolojinin hızla geliştiği ve yapay zekâ uygulamalarının hayatın her alanında etkisini artırdığı günümüzde gerçekleştirilen konferansta, mühendislik disiplinlerinin geleceği, dijital dönüşüm süreçleri ve kadın mühendislerin sektördeki rolü kapsamlı şekilde ele alındı. Konferansın açılış konuşmasını yapan TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, insanlığın yapay zekâ ile birlikte yeni bir dönüşüm sürecine girdiğini belirterek dikkat çeken mesajlar verdi.

Mühendislik zekâsının;* Kısıtlı bütçe, zaman ve kaynaklar altında çözüm geliştirdiğini,
* Mükemmeli değil optimum sonucu hedeflediğini,
* Fikirleri çalışan sistemlere dönüştürdüğünü,
* Parçaları değil sistemi gördüğünü,
* Olası hataları öngörerek güvenlik payı oluşturduğunu,
* Ölçeklenebilir ve sürdürülebilir çözümler geliştirdiğini ifade etti.“Bir kişiyi kurtaran çözüm güzeldir, bir milyonu kurtaran çözüm mühendisliktir” diyen Öztürk, mühendislik zekâsının deneme, ölçme ve sürekli iyileştirme üzerine kurulu olduğunun altını çizdi.


NASA’da görev yapan ilk Türk kadın bilim insanı Dilhan Eryurt’un Güneş’in evrimine ilişkin çalışmalarıyla Apollo görevlerine katkı sunduğu ve NASA Apollo Başarı Ödülü’ne layık görüldüğü belirtildi.Türkiye’nin ilk kadın bilgisayar programcılarından biri olarak kabul edilen Canan Bayraktar’ın ise bilgisayar mühendisliğinin henüz yaygın olmadığı yıllarda Assembly dilinde yazılım geliştirdiği ifade edildi.Öztürk, bu isimlerin ortak noktasının “olmaz” demek yerine “nasıl olabilir?” sorusunu sormaları olduğunu vurguladı.
Leonardo da Vinci örneğini de veren Öztürk, mühendislik zekâsının bir diploma ya da cinsiyetle sınırlanamayacağını ifade ederek şunları söyledi:“Şunu demek istiyorum; mühendislik zekâsı bir cinsiyetin değil, bir diplomanın değil, bir bakışın adıdır. Ama o bakışın yarısını yüzyıllarca masaya çağırmadık. Bugün çağırıyoruz. Hem de hemen, şimdi ve hiç zaman kaybetmeden.”

* Dönüşüm Bugün Projesi
* Liselerde Geleceğin Meslekleri Fütürizm Konferansları
* GIF-T Ideathon
* Yeşil Okuryazarlık Projesi
* TÜMKAD ve TEV Burs Fonu Tiyatro Projesi
* QueengTech Buluşmaları (QTB)
* QTB Inside Programı
* İlham Veren Mühendis Kadınlar Podcast Serisiyer alıyor.


“Yapay zekâyı geliştirdiğimiz dönem değil, kendimizi yeniden tanımladığımız dönem olarak anılacağız”
Öztürk konuşmasında, “Bundan yüz yıl sonra, bugünün tarih kitapları yazıldığında; insanlığın yapay zekâyı geliştirdiği dönem olarak değil, yapay zekâyla birlikte kendini yeniden tanımladığı dönem olarak anılacağız” ifadelerini kullandı.Bu yıl konferansın temasını “Mühendislik Zekâsının Yükselişi” olarak belirlediklerini söyleyen Öztürk, mühendislik zekâsının yalnızca teknik bilgi değil, sorun çözme ve sistem kurma yaklaşımı olduğunu vurguladı.“Mühendislik zekâsı, ‘ne oluyor?’ sorusunun ötesine geçerek ‘nasıl yapılır?’ sorusuna cevap arar” diyen Öztürk, mühendislerin kısıtlı kaynaklar altında optimum çözümler üretmek zorunda olduğunu belirtti.
“Mühendislik zekâsı problemi tarif etmez, çözüme dönüştürür”
Konuşmasında mühendislik zekâsının temel özelliklerini sıralayan Ülfet Öztürk, bir problemin tanımlanmasının kolay olduğunu ancak çözüm üretmenin mühendislik yaklaşımı gerektirdiğini söyledi.
Mühendislik zekâsının;* Kısıtlı bütçe, zaman ve kaynaklar altında çözüm geliştirdiğini,* Mükemmeli değil optimum sonucu hedeflediğini,
* Fikirleri çalışan sistemlere dönüştürdüğünü,
* Parçaları değil sistemi gördüğünü,
* Olası hataları öngörerek güvenlik payı oluşturduğunu,
* Ölçeklenebilir ve sürdürülebilir çözümler geliştirdiğini ifade etti.“Bir kişiyi kurtaran çözüm güzeldir, bir milyonu kurtaran çözüm mühendisliktir” diyen Öztürk, mühendislik zekâsının deneme, ölçme ve sürekli iyileştirme üzerine kurulu olduğunun altını çizdi.

“Bu çağın ihtiyacı mühendislik zekâsı”
Mühendislik zekâsının yalnızca fiziksel sistemlerde değil, toplumsal, ekonomik, ekolojik ve psikolojik alanlarda da gerekli olduğunu belirten Öztürk, iklim krizi, su kaynakları, enerji dönüşümü, yapay zekâ ve demografik değişim gibi küresel sorunların çözümünde sistematik düşünceye ihtiyaç duyulduğunu söyledi.“Bu problemler tek bir cins beynin, eril organik ve yapay zekânın çözebileceğinden çok daha büyük” ifadelerini kullanan Öztürk, kadınların mühendislikte daha görünür ve etkin olması gerektiğini vurguladı.
Kadın mühendislerin tarihe yön veren başarı hikâyeleri anlatıldı
Konuşmasında dünya ve Türkiye tarihine damga vuran kadın mühendisler ve bilim insanlarının başarı hikâyelerine de yer veren TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk, kadınların mühendislik alanındaki katkılarının çoğu zaman yeterince görünür olmadığını ifade etti.Öztürk, Brooklyn Köprüsü’nün tamamlanmasında kritik rol üstlenen Emily Roebling’i, kablosuz iletişim teknolojilerinin temelini oluşturan frekans atlamalı iletişim sistemini geliştiren Hedy Lamarr’ı ve NASA’nın ilk siyahi kadın mühendislerinden Mary Jackson’ı örnek gösterdi.
Türkiye’nin ilham veren kadın mühendisleri sahneye taşındı
Konuşmada Türkiye’den önemli kadın mühendis ve bilim insanlarının başarılarına da dikkat çekildi.1933 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun olan ilk Türk kadın inşaat mühendisi Sabiha Rıfat Gürayman’ın Anadolu’da köprüler inşa ettiği ve Anıtkabir’in yapımında baş kontrol mühendisi olarak görev aldığı hatırlatıldı.
NASA’da görev yapan ilk Türk kadın bilim insanı Dilhan Eryurt’un Güneş’in evrimine ilişkin çalışmalarıyla Apollo görevlerine katkı sunduğu ve NASA Apollo Başarı Ödülü’ne layık görüldüğü belirtildi.Türkiye’nin ilk kadın bilgisayar programcılarından biri olarak kabul edilen Canan Bayraktar’ın ise bilgisayar mühendisliğinin henüz yaygın olmadığı yıllarda Assembly dilinde yazılım geliştirdiği ifade edildi.Öztürk, bu isimlerin ortak noktasının “olmaz” demek yerine “nasıl olabilir?” sorusunu sormaları olduğunu vurguladı.
“Mühendislik zekâsı bir cinsiyetin değil, bir bakış açısının adıdır”
Bazı isimlerin mühendislik diplomasına sahip olmamasına rağmen mühendis gibi düşündüğünü belirten Öztürk, Hedy Lamarr ve Canan Bayraktar’ı “otodidakt mühendisler” olarak tanımladı.
Leonardo da Vinci örneğini de veren Öztürk, mühendislik zekâsının bir diploma ya da cinsiyetle sınırlanamayacağını ifade ederek şunları söyledi:“Şunu demek istiyorum; mühendislik zekâsı bir cinsiyetin değil, bir diplomanın değil, bir bakışın adıdır. Ama o bakışın yarısını yüzyıllarca masaya çağırmadık. Bugün çağırıyoruz. Hem de hemen, şimdi ve hiç zaman kaybetmeden.”
Geleceğin dünyasında disiplinler arası mühendislik yaklaşımı öne çıkacak
Mühendislik zekâsının yalnızca mühendisler için değil; hekimlerden ekonomistlere, sosyologlardan girişimcilere kadar herkes için gerekli hale geldiğini belirten Öztürk, algoritmik ve sistematik düşüncenin yeni çağın temel becerilerinden biri olduğunu söyledi.Fütürist Ufuk Tarhan’ın yıllardır geleceğe yönelik farkındalık oluşturduğunu ifade eden Öztürk, geleceği yalnızca tarif eden değil, onu inşa eden insanlara ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
TÜMKAD beş yılda güçlü bir mühendislik ekosistemi oluşturdu
Konferansın yalnızca bir etkinlik olmanın ötesine geçtiğini belirten Ülfet Öztürk, beş yıl önce kadın mühendislerin görünürlüğünü artırmak amacıyla çıktıkları yolculuğun bugün büyük bir dayanışma ağına dönüştüğünü söyledi.170’i aşkın bireysel üye, 11 kurumsal üye ve ulusal ile uluslararası 7 temsilcilik ile faaliyetlerini sürdüren TÜMKAD’ın aynı anda 10 farklı projeyi yürüttüğünü ifade eden Öztürk, derneğin mühendislik alanında önemli bir gelişim platformu haline geldiğini belirtti.TÜMKAD’ın yürüttüğü projeler dikkat çekiyor
Dernek bünyesinde yürütülen çalışmalar arasında;* Kutup Yıldızım Mentörlük Projesi* Dönüşüm Bugün Projesi
* Liselerde Geleceğin Meslekleri Fütürizm Konferansları
* GIF-T Ideathon
* Yeşil Okuryazarlık Projesi
* TÜMKAD ve TEV Burs Fonu Tiyatro Projesi
* QueengTech Buluşmaları (QTB)
* QTB Inside Programı
* İlham Veren Mühendis Kadınlar Podcast Serisiyer alıyor.

“Mühendislik zekâsı yükseldikçe kadınlar, kadınlar yükseldikçe gelecek yükselir”
Konferansın beşinci yılını kutladıklarını hatırlatan Öztürk, “5” sayısının bu yıl kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.Çocukluk yıllarında alınan “pekiyi” notundan Türkiye’nin 5G teknolojisine geçişine kadar birçok sembolik anlam taşıyan bu rakamın, dijital dönüşümün ve geleceğe duyulan güvenin göstergesi olduğunu ifade eden Öztürk, TÜMKAD’ın Endüstri 5.0 ve yapay zekâ çağında üretmeye, dönüştürmeye ve geleceğe yön vermeye devam edeceğini belirtti.“Mühendislik zekâsı yükseldikçe kadınlar yükselir. Kadınlar yükseldikçe gelecek yükselir. Çünkü biz geleceği beklemiyoruz, biz geleceği tasarlıyoruz” diyen Öztürk, tüm katılımcıların 23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü’nü kutladı.





















