Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşte kadınlar, eşitlik, barış ve adalet taleplerini haykırdı.
Yürüyüşe Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Bukle Erman ile meclis üyeleri ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de katıldı. Nilüfer Kent Konseyi Bisiklet Çalışma Grubu ise korteje bisikletleriyle eşlik etti.
Demir, Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100. yılına dikkat çekerek, bu kanunun kadınların yurttaş olarak tanınmasının hukuki temeli olduğunu hatırlattı.
Demir, nafaka hakkının sınırlandırılması ve boşanmaların zorlaştırılmasının kadınları şiddet içeren evliliklere mahkum etme girişimi olduğunu belirterek, “Kadınların ekonomik ve hukuki güvencesini çalmaya hazırlanıyorlar, ancak bizler buna geçit vermeyeceğiz” dedi.
Açıklamasında cezasızlık politikaları, artan kadın cinayetleri ve toplumsal travmalara da dikkat çeken Demir, yapılması planlanan hukuki değişikliklerin suçlarda caydırıcılığı ortadan kaldıracağını vurguladı.
Bizler yaşamın ve barışın savunucularıyız” ifadelerini kullandı. Açıklamasını, “Kadın cinayetleri politiktir. Haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayız. Öfkemiz haklı, mücadelemiz meşru, umudumuz örgütlüdür” sözleriyle tamamladı.

“Eşitlik Ses İster, Biz Buradayız” Sloganı ile Yürüyüş
Etkinlik, Nilüfer Kent Konseyi önünde başlayan yürüyüşle başladı. Kadınlar, “eşitlik” ve “direniş” sloganları eşliğinde Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü.
Yürüyüşe Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Bukle Erman ile meclis üyeleri ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de katıldı. Nilüfer Kent Konseyi Bisiklet Çalışma Grubu ise korteje bisikletleriyle eşlik etti.
Medeni Kanun’un 100. Yılına Vurgu
Cumhuriyet Meydanı’na ulaşan kortejin ardından, Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir basın açıklamasını okudu.
Demir, Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100. yılına dikkat çekerek, bu kanunun kadınların yurttaş olarak tanınmasının hukuki temeli olduğunu hatırlattı.
Demir, nafaka hakkının sınırlandırılması ve boşanmaların zorlaştırılmasının kadınları şiddet içeren evliliklere mahkum etme girişimi olduğunu belirterek, “Kadınların ekonomik ve hukuki güvencesini çalmaya hazırlanıyorlar, ancak bizler buna geçit vermeyeceğiz” dedi.
Açıklamasında cezasızlık politikaları, artan kadın cinayetleri ve toplumsal travmalara da dikkat çeken Demir, yapılması planlanan hukuki değişikliklerin suçlarda caydırıcılığı ortadan kaldıracağını vurguladı.
Barışın ve Yaşamın Savunucuları
Komşu coğrafyalarda yaşanan çatışmalara da değinen Demir, İran’da hedef alınan kız çocuklarını hatırlatarak, “Savaşların dili erkektir, yükünü ise en çok kadınlar ve çocuklar taşır.
Bizler yaşamın ve barışın savunucularıyız” ifadelerini kullandı. Açıklamasını, “Kadın cinayetleri politiktir. Haklarımızı pazarlık konusu yaptırmayız. Öfkemiz haklı, mücadelemiz meşru, umudumuz örgütlüdür” sözleriyle tamamladı.
Müziğe Eşlik Eden Kadınlar
Basın açıklamasının ardından Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran kadınlar, Canan Karademir konseriyle şarkılara eşlik ederek keyifli dakikalar geçirdi.





















