Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “yeni eğitim öğretim modeli” adı altında hayata geçirdiği uygulamalar, eğitim tartışmasının çok ötesine geçmiştir. Karne sisteminin kaldırılması, yerine “öğrenci gelişim modeli” getirilmesi pedagojik olarak tartışılabilir. Ancak mesele artık eğitim tekniği değil, milli hafızaya dokunma meselesidir.
Yeni uygulamayla dağıtılan karnelerde;
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Anafartalar’da düşmanı durduran, Sakarya’da “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” diyerek bir milleti ayağa kaldıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adının çıkarıldığı görülüyor. Yetmedi…
“Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” diyen, marşı para ödülü olduğu için yazmayı reddeden; daha sonra bu millet için soğuk bir odada, yamalı gömleğiyle kaleme alan Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşı da yok.

Bitti mi? Hayır.
Gençlere yol gösteren, bir milletin geleceğine pusula olan Gençliğe Hitabe de kaldırılmış durumda.
Burada durmak gerekir.
Mustafa Kemal Atatürk; Çanakkale’de emperyalist donanmayı durdurmuş, Anafartalar’da tarih yazmış, Sakarya’da 22 gün 22 gece savaşmış, Dumlupınar’da bir imparatorluğun küllerinden yeni bir devletin kapısını açmıştır. Sadece savaş kazanmamış, bir milletin onurunu kurtarmıştır. Bugün üzerinde yaşadığımız bu vatan, masa başında değil; cephede, siperde, kanla ve canla kurulmuştur.

Mehmet Akif Ersoy ise İstiklal Marşı’nı bir edebiyat metni olarak değil, Yüce TÜRK MİLLETİNİN kanla, savaşla, varoluşu olarak yazmıştır. Ankara’da, yokluk içinde; maaşı olmayan, paltosu olmayan bir şairdi. “Bu marş bir daha yazılmasın” derken, aslında bu milletin bir daha böyle bir yokluk ve ölüm kalım savaşı yaşamamasını dilemiştir.
Şimdi soruyoruz:
Bu isimleri karnelerden kaldırmak kimin haddinedir?
Bu milletin çocuklarından Atatürk’ü, İstiklal Marşı’nı, Gençliğe Hitabe’yi esirgemek hangi eğitim anlayışının ürünüdür?
Sayın Yusuf Tekin, biraz HADDİMİZİ bilelim.
Atatürk bu ülkenin kurucu iradesidir.
İstiklal Marşı bu milletin bağımsızlık yeminidir.
Bayrağımız, Kurtuluş Savaşı’ndan bu yana şehitlerimizin kanıyla al rengini almıştır.
Bunlar Yüce Türk Milleti’nin kırmızı çizgisidir. "Dokundurmayız."

Eğitim sistemi değiştirilebilir. Müfredat tartışılabilir. Ama bir milletin tarihsel hafızası silinemez.
Çünkü hafızasını kaybeden milletler, yönünü de kaybeder.
Ve bu millet, yönünü ATATÜRK’le bulmuştur.



























