Turizmde Çıkmaz Sokaklar: Tarihini Bilmeyen Ülkeye Turist Neden Gelsin?
Ben size biraz Mudanya Mütarekesi’nden bahsedeyim.
Çünkü her şey tam da orada başladı.
1922 yılında, Cumhuriyet'e giden yolun en sessiz ama en kararlı adımı Mudanya’da atıldı. Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, İstanbul’dan gelen İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcileriyle bu beyaz köşkte masaya oturdu. Silahlar sustu. Türk milletinin bağımsızlık iradesi burada kabul ettirildi. Lozan’a giden yolun ilk taşı Mudanya’da döşendi.
Fakat bugün Mudanya Mütareke Binası yalnız ve sahipsiz.
Görenler “Bu güzel beyaz köşkte kim oturuyor?” diye soruyor. Çünkü ne Turizm Bakanlığı ne Bursa Büyükşehir Belediyesi ne de Mudanya Belediyesi bu binayı gerektiği gibi anlatıyor. Ne tabelası var ne tanıtımı. Çoğu Bursalı bile tarihinden bihaber. Halk bilmiyorsa, turist ne bilsin?
İşte bu, Türkiye turizminin özetidir.
Tarihi Unutan Turizm: Sadece Para Masası Kurarak Olmaz
Bugün Türkiye’de turizm, çoğu yerde yalnızca bir masaya oturup gelenden geçenden para tahsil etmekten ibaret.
Otele gelen turistten para al, müzeye geleni soy, sahildeki şezlonga yatandan ücret kes…
Ama bu sadece döviz toplamak olur. Turizm değil.
Turizm, bir ülkenin kültürünü, tarihini, kimliğini anlatma işidir.
Turizm, geleni misafir değil, tanık yapmaktır.
Ve tanık olabilmesi için önce senin bilmen, koruman, sahip çıkman gerekir.
Mudanya gibi yüzlerce şehirde, binlerce yıllık geçmiş ya tamamen unutulmuş ya da birkaç broşürle geçiştirilmiş durumda.
Türkiye Neden Bu Kadar Pahalı Oldu?
Bugün Türkiye’de tatile çıkmak, birçok Avrupa ülkesine gitmekten daha pahalı hale geldi.
Ege sahilleri, Akdeniz otelleri el yakıyor. 3 kişilik bir ailenin bir haftalık yaz tatili, ortalama bir çalışanın yıllık maaşını tüketiyor. Ama hizmet ne yazık ki aynı oranda artmıyor.
Üstelik enflasyonun ötesinde bir fırsatçılık var.
Kimi yerlerde hâlâ kahvaltıda domates lüks. Deniz gören menülerin içeriği değil, fiyatı büyüyor.
İşletmelerin birçoğu günü kurtarmaya odaklı. Kalite yok, eğitim yok, sürdürülebilirlik yok.
Yerli Turist Neden Kaçıyor?
Yerli turistin Türkiye’de ikinci sınıf muamele gördüğü artık açık bir gerçek.
“Döviz getirmiyor” diye değer verilmeyen Türk vatandaşları çareyi Arnavutluk, Karadağ, Bulgaristan gibi komşu ülkelerde arıyor. Çünkü orada daha ucuza, daha kaliteli hizmet alıyorlar.
Türkiye’de ise bazı işletmelerin tek odak noktası, gelen turistin cüzdanı.
Bu anlayışla yerli turizm gelişmez. Oysa halkı tatil yapamayan bir ülke, gerçek bir turizm ülkesi değildir.
Bakanlık Ne Yapıyor?
Turizm Bakanlığı’nın politikaları çoğunlukla yüzeyde geziniyor.
Reklam filmleri, yurtdışı tanıtımları, birkaç festival... Hepsi güzel ama içerik yok. Derinlik yok.
Yerel tarihi değerler yok sayılıyor.
Mudanya Mütareke Binası gibi Cumhuriyetin en önemli sembollerinden biri ilgisizlikten çürüyor.
Anadolu’da nice tarihi hanlar, medreseler, kaleler unutulmuş halde.
Yerel belediyeler kendi sınırlarını aşamıyor, merkezi yönetim ilgilenmiyor. Sonuç? Koskoca tarih kendi haline terk ediliyor.
Turizmin Geleceği Nereye Gidiyor?
Eğer bu anlayış değişmezse, Türkiye turizmi sadece "her şey dahil" otellere sıkışmış, hızlı para kazanmaya odaklı, niteliksiz bir sektöre dönüşmeye devam edecek.
Oysa elimizde büyük fırsatlar var:
Ekoturizm, gastronomi turizmi, tarih ve inanç turizmi, kültürel rotalar...
Ama ne yazık ki tüm bu değerler, sadece sunumlarda kalıyor. Sahada olan yine aynı: yüksek fiyat, düşük kalite, sıfır vizyon.
Peki Ne Yapmalı?
Yerli turiste teşvik edilmeli. Bu ülkenin insanı kendi toprağında tatil yapabilmeli.
Yerel tarihler öne çıkarılmalı. Mudanya’daki beyaz köşkten, Kars’taki Ani Harabeleri’ne kadar tüm değerler tanıtılmalı.
Turizm personeli eğitilmeli. Kalite, sadece bina değil, insanla başlar.
Fiyatlar denetlenmeli. Tüketici değil, misafir kazanmaya odaklanılmalı.
Sürdürülebilir, kültüre ve doğaya saygılı turizm politikaları hayata geçirilmeli.
Son Söz: Turizm, Tarih Bilinciyle Başlar
Turizm sadece para toplamak değildir.
Turizm, bir ülkenin aynaya bakmasıdır.
Eğer o aynada tarihini göremiyorsan, seni gelen turist de görmez.
Eğer kendi halkına tatil yapma şansı vermiyorsan, dışarıdan gelenin kalıcı dostluğunu da kazanamazsın.
Ve unutmayın,
Cumhuriyetin ilk masası Mudanya’daki o beyaz köşktür.
Biz o masayı unuttuysak, o turiste ne anlatacağız?