Bursa, efsanevi Uludağ'ın eteklerinde, asırlık çınar ağaçlarının gölgesinde bir zamanlar "Yeşil" unvanını gururla taşıyan bir başkentti. Bugün ise o unvan, plansız bir iştahla yayılan, ruhsuz bir beton ormanına yenilmiş durumda. Çarpık kentleşme, bu kadim şehrin sadece siluetini değil, aynı zamanda nefesini ve ruhunu da çalan sinsi bir hastalıktır.
Bizi bu felakete sürükleyen, rantın tarım toprağına, metrekarenin de tarihe tercih edilmesi oldu. Sanayinin davetiyle gelen kontrolsüz göç, kaçağın üzerine kaçak inşa etti; imar afları ise bu yasa dışılığı adeta kutsadı. Ortaya çıkan manzara: mühendislikten yoksun, fay hatlarının üzerine pervasızca dikilmiş, saatli bomba misali binalar...
TRAFİK, ÇİLE VE KORKU
Bu karmaşanın bedelini her gün ödüyoruz. Dar sokaklar, yetersiz altyapı ve plansız yapılaşma yüzünden Bursa trafiği tam bir kabusa döndü. Yağmur yağsa sular altında kalıyoruz, güneş açsa yeşil alan arıyoruz. Geriye kalan tek şey, gökyüzünü bile çalan o gri, basık bloklar.
En kötüsü de, bu çarpıklığın yarattığı o ürpertici deprem korkusu. Her an yıkılmayı bekleyen bir yapı stoğuyla yaşamak, bu şehrin vatandaşlarına reva görülen en büyük adaletsizliktir. Tarihi dokumuz, Hanlar Bölgemiz, cumbalı eski evlerimiz; hepsi yüksek katlı, kimliksiz yapıların arasında can çekişiyor. Bursa, kendine özgü karakterini yitiriyor.
VİCDANIN PLANI: YENİDEN YEŞİL BURSA
Artık "yaptım oldu" zihniyetiyle değil, radikal bir vicdanla hareket etme zamanıdır.
Öncelikle, tarım arazilerinin tek bir metrekare daha imara açılmasına izin verilmemeli. Mevcut imar planları, kat yüksekliklerini ve yoğunlukları düşürecek şekilde derhal revize edilmelidir. Kentsel dönüşüm ise sadece eskiyi yıkıp yerine daha yükseğini dikmek değil; düşük yoğunluklu, yerinde uzlaşı ile nefes alan meydanlar ve yeşil alanlar yaratmak olmalıdır.
Bursa'nın kurtuluşu, siyaset üstü bir anlayışla, rantı değil insan hayatını ve tarihi kimliği merkeze alan kararlılıkta gizlidir. Ya bu beton esaretine boyun eğip felaketi bekleyeceğiz ya da ecdadın bize bıraktığı Yeşil Bursa mirasını yeniden kazanmak için hemen bugün harekete geçeceğiz. Tercih, bu şehrin geleceğine sahip çıkma iradesinde saklıdır.

























