**Berat mı, Beraat mı?
Bursa’da Asıl Hesap Kimden Sorulmalı?**
Berat Kandili gelir…
Affı konuşuruz, vicdanı konuşuruz.
Ama çoğu zaman gözden kaçırdığımız temel bir gerçek vardır:
Berat ile beraat aynı şey değildir.
Berat, kul ile Allah arasındadır.
Beraat ise hukukla ve toplum vicdanıyla ilgilidir.
Bursa’da yaşananlara bakarken de bu ayrımı net biçimde yapmak zorundayız.
Artık soruları daha somut sormanın zamanı gelmiştir.
Örneğin Cumhuriyet Halk Partisi Bursa milletvekilleri…
Neden sustular?
Sadece bugünküler değil; önceki dönem milletvekilleri de dâhil…
Turgay Erdem mi tek suçlu, Ekrem Pamuk veya diğer birkaç kişi mi suçlu, tamam suçlu iseler cezalarını alırlar ama tek suçlu bu kişiler mi?
Yıllardır imar süreçleri yaşanırken, planlar defalarca delinip rant üretirken, Bursa’nın yeşil alanları azalırken, şehir plansızca büyürken; kaç kez güçlü bir itiraz yükseldi?
Kaç kez “Bu Bursa’ya ihanettir” denildi? Kaç kez Meclis’te, komisyonda, kamuoyunda kararlı bir duruş sergilendi?
Aynı soruyu Adalet ve Kalkınma Partisi için de sormak zorundayız.
AK Partili belediyelerde hiç mi yolsuzluk olmadı?
Her şey gerçekten bu kadar sorunsuz muydu?
Eğer öyle değilse, neden sizlerden güçlü bir denetim gelmedi?
Eğer geldi deniyorsa, neden sonuç alınmadı?
Demek ki mesele yalnızca iktidar ya da muhalefet meselesi değil.
Asıl sorun, Bursa söz konusu olduğunda siyasetin ortak bir sessizliğe bürünmesi.
Ama en büyük günah nerede biliyor musunuz?
Belediye meclis üyelerinde ve encümenlerde.
Çünkü imar planları oradan geçer.
Plan tadilatları orada onaylanır.
“Kamu yararı” denilerek özel çıkarlar orada meşrulaştırılır.
Bu yüzden sormak gerekiyor:
Neden onay verdiniz?
Hangi gerekçeyle el kaldırdınız?
Hangi kamu yararı, hangi vicdan bu düzeni açıklayabilir?
“Üstten geldi” demek mazeret değildir.
“Parti kararıydı” demek sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Çünkü meclis üyeliği sadece bir sıfat değil, emanettir.
Bir şehir talan edilirken susan milletvekilleri, el kaldıran meclis üyeleri, itiraz etmeyen encümenler;
sadece hukuka değil, geleceğe de hesap verir.
Günah sadece rüşveti alanın değildir.
Verenin de, aracılık edenin de, kolaylık sağlayanın da,ve susanın da payı vardır.
Berat Kandili’nde herkes affı ister.
Ama affedilmek için önce yüzleşmek gerekir.
Mahkemeler beraat kararı verebilir.
Ama Bursa’nın vicdanı şu soruyu sormaya devam eder:
“Bu düzen kurulurken sen neden sustun?”
Ve bu soru; CHP’li, AK Partili, eski ya da yeni, milletvekili, meclis üyesi, encümen üyesi ayrımı yapmadan Bursa’yı yöneten ve temsil eden herkese yöneliktir.
Çünkü bu şehir, susarak talan edilemeyecek kadar değerlidir.
Tam da bu nokta da Hayri Türkyılmaz'a ayrı bir bir parantez açmak istiyorum.
Bursa’da ve ilçelerinde rant, imar ve çıkar ilişkileri bu kadar tartışılırken, eski Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz ayrı bir yerde durur. Çok eleştirildi; geçimsiz dendi, kavgacı dendi, sert bulundu, hatta siyaset yapmayı bilmediği söylendi. Ama dikkat edin, hakkında bir tek şey denilemedi: rantçı ya da rüşvetçi.
Mudanya’da muhalefette olan Adalet ve Kalkınma Partisi yönetimi, Hayri Türkyılmaz’ı birçok konuda sert biçimde eleştirdi. Hizmetten üsluba, yönetim tarzından iletişime kadar pek çok başlık açıldı. Ama kimse çıkıp “imar rantı yarattı”, “zeytinliği betona açtı”, “çıkar ilişkisi kurdu” diyemedi. Çünkü dedirtmedi.
Kendi siyasi kariyerine mal olacağını bilse bile, bir karış zeytinliği imara açmadı, açtırmadı. Mudanya’nın toprağını, doğasını ve kıyısını korumayı tercih etti. Hatta ben yanlış bulsam da, kuşkuları ve çekinceleri olacaktı ki, belediye başkan yardımcılığı görevini bile meclis üyelerine vermedi.
Bu yaklaşım eleştirilebilir. Yönetim tarzı tartışılabilir. Ama bugün dönüp bakıldığında şu gerçeği teslim etmek gerekiyor: Mudanya, rantla anılmadıysa bunun önemli nedenlerinden biri Hayri Türkyılmaz döneminde çizilen o sert ama net çizgidir.
Öyle ki bugün Mudanya’da bile “Hayri Türkyılmaz aranır hâle gelmiş” deniyorsa, bu bir başarıdan çok bir kıyasın acı sonucudur. Keşke böyle olmasaydı. Keşke Mudanya, Hayri Bey’in bıraktığı yerden daha ileriye taşınabilseydi. Ama olmadı.
Berat Kandiliniz mübarek olsun!


























