Bu cümle serttir, rahatsız edicidir. Kimse böyle bir ifadeyi kolay kolay kullanmak istemez. Ancak son yıllarda yaşananlar düşünüldüğünde, Bursa’da yaşayan birçok insanın içinden yükselen ortak bir serzeniş haline geldiğini görmek zor değildir. Çünkü bu şehirde yaşayanlar benzer mağduriyetleri defalarca yaşamıştır. Uzun zamandır Bursa’nın merkezi yönetimden ve genel ulaşım planlamasından hak ettiği payı alamadığı yönünde güçlü bir kanaat oluşmuş durumdadır. İstanbul’un gölgesinde bırakılmış bir şehir gibi davranıldığı hissi yaygındır. Oysa Bursa sıradan bir kent değildir. Osmanlı’nın ilk başkenti, Türkiye’nin üretim ve ihracat merkezlerinden biri, sanayisiyle ve turizmiyle ülkenin lokomotif şehirlerinden biridir. Buna rağmen bugün gelinen noktada, ulaşım açısından Türkiye’de erişimi en zor büyük şehirlerden birinde yaşandığı düşünülmektedir. Ve bu durum her gün hissedilmektedir. Bursa’da iki havalimanı bulunmaktadır. Ancak düzenli tarifeli uçuş sayısı yok denecek kadar azdır. Bu geçici bir sorun değil, yıllardır devam eden yapısal bir durumdur. Bugün yurt dışına gitmek isteyen birçok Bursalı, önce İstanbul’a gitmek zorunda kalmaktadır. Yani uçağa binmeden önce ikinci bir yolculuk yapmak zorunda kalınmaktadır. Sanki Bursa kendi başına bir şehir değilmiş gibi, sanki İstanbul’un bir ilçesiymiş gibi bir ulaşım düzeni oluşmuştur. Ve yıllardır bu durum sabırla karşılanmıştır. Belki de en büyük sorun tam burada yatmaktadır: “Nasıl olsa ses çıkarmıyorlar.” Geçmişte Bursa’dan Sabiha Gökçen Havalimanı’na BBBUS ile ulaşım sağlanıyordu. Sistem basitti. Otobüsten inilir, terminale girilirdi. Sonrasında bir ihale süreci yaşandı. Bu, kamusal hizmetlerde olağan bir süreçtir. Ancak sorun bundan sonra başladı. Bursa dönüş durağı terminalin dışına taşındı. Sonuç olarak birçok yolcu eski alışkanlıkla terminal içindeki durağa gitmeye devam etti ve mağduriyet yaşadı. Bugün yaşanan problem sadece bir otobüs durağının yer değiştirmesi değildir. Asıl mesele şudur: Bir ulaşım sistemi değiştiriliyor, Bu, teknik bir hata değil; yönetim ve koordinasyon sorunudur. Üstelik daha da dikkat çekici bir başka durum vardır: Bir yolcu otobüsü kaçırdığında sistem aynı saate tekrar bilet satmaya devam edebilmektedir. Bu da planlama, kapasite yönetimi ve yolcu bilgilendirme süreçlerinde ciddi bir boşluk olduğunu göstermektedir. Burada tartışılan konu yalnızca bir ulaşım hattı değildir. Bu mesele: Kamu hizmeti standardı, meselesidir. Bursa gibi Türkiye’nin en büyük şehirlerinden birinde, ulaşım değişikliklerinin vatandaşın haberi olmadan uygulanması kabul edilebilir bir hizmet standardı değildir. Bu, teknik bir eksiklik değil; yönetsel bir eksikliktir. Bugün birçok Bursalı İstanbul’daki havalimanlarına kendi aracıyla gitmek zorunda kalmaktadır. Ancak bu yolculuğun maliyeti artık ciddi bir yük haline gelmiştir. Bir yolculuğun kalemleri tek tek hesaplandığında tablo nettir: Tüm bu giderler toplandığında ortaya çıkan gerçek şudur: Daha uçağa binmeden, çoğu zaman uçak biletinden daha fazla bir bedel yola ödenmektedir. Bu durum sadece ekonomik bir sorun değildir. Bu, ulaşım planlaması sorunudur. Ve bu tablo karşısında Bursa’da artık ortak bir ses yükselmektedir: Bu bir slogan değildir. Bugün Bursa’da yönetim değişmiştir. Bu nedenle beklenti nettir: Siyaset değil, hizmet. Geçmişte yapılan bir uygulama Bursa’nın aleyhine sonuç doğuruyorsa, bugün aynı siyasi irade varsa, bu hizmetin Bursa lehine yeniden düzenlenmesi mümkündür. Bu teknik olarak zor bir mesele değildir. Bursa küçük bir şehir değildir. Bu şehir: Üreten bir şehirdir. Bu şehir lütuf değil, standart hizmet istemektedir. Bursalıların ortak talebi şudur: Ulaşımda erişilebilirlik Bugün Bursa’nın beklentisi çok nettir. Bu şehir hizmet beklemektedir. Ve artık sadece sabretmemektedir. Takip etmektedir. “Sorumluluk sizde, gözümüz adalette. Artık söz değil, icraat zamanı.Bursa Sahipsiz mi? Bir Otobüs Durağından Daha Fazlası
İki Havalimanı Var Ama Uçuş Yok
BBBUS’tan Havaist’e: Sorunun Gerçek Yüzü
Dönerken de aynı noktadan otobüse binilirdi.
Kimse zorlanmazdı.
Belediye ihaleyi alamadı.
Hizmet başka bir şirkete devredildi.
Ve bu değişiklik yeterli şekilde duyurulmadı.Bir Durak Değişikliği, Bir Sistem Sorununa Dönüştü
Bir durak yeri taşınıyor,
Ama vatandaş yeterince bilgilendirilmiyorsa…Bu Bir Ulaşım Meselesi Değil, Hizmet Kalitesi Meselesidir
Vatandaşın doğru ve zamanında bilgilendirilmesi,
Şehir yönetiminde koordinasyon ve sorumlulukKöprüden Geç, Otoparka Gir… Daha Uçağa Binmeden Para Bitiyor
Bu, şehirler arası erişim sorunudur.
Bu, kamu hizmeti dengesi sorunudur.“Köprüden geçme, Bursa’dan uç!”
Bu bir talep ifadesidir.Bursa Sahipsiz Değil — Ama Sahip Çıkılması Bekleniyor
Yetki de sorumluluk da yeni yönetimdedir.
Hamaset değil, çözüm.
Bu bir öncelik meselesidir.Bursalıların Ortak Talebi
İhracat yapan bir şehirdir.
Turist çeken bir şehirdir.
Tarih taşıyan bir şehirdir.
Doğru ve açık bilgilendirme
Planlı hizmet
Vatandaşa saygı
Sorgulamaktadır.
Sonuç görmek istemektedir.Bu sözlerim de Ak Parti'ye
Bursa sizden hizmet bekliyor.
‘CHP yapamıyor’ diyordunuz; şimdi sıra sizde.
Haydi kolları sıvayın, er meydanında görelim sizi.”Son söz "Bursalılar keriz değil sadece sabırlı sabrı taşırmayın beyler"


























