Bursa Hizmet Bekliyor, Siz Hâlâ 100 Yıl Öncesini Tartışıyorsunuz
Ömer Aydoğdu
Son yıllarda Türkiye'de dikkatimi en çok çeken konulardan biri, siyasetin bir türlü bugünün meselelerine odaklanamaması.
Dünyanın gelişmiş ülkeleri yapay zekâyı, uzay teknolojilerini, bilimsel üretimi, iklim krizini ve geleceğin ekonomisini konuşurken; biz hâlâ yüz yıl önce yaşamış devlet adamlarını tartışıyoruz. Atatürk, İsmet İnönü ya da tarihte önemli yeri olan başka isimler, neredeyse her gün yeniden siyasi polemiklerin merkezine çekiliyor.
Oysa tarih, günlük siyasi hesaplaşmaların malzemesi olmamalıdır.
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde AK Parti Grup Sözcüsü'nün yaptığı konuşmayı bu açıdan son derece talihsiz buluyorum. İsmet İnönü'nün eşiyle bir Yunan komutanın aynı karede yer aldığı bir fotoğraf üzerinden siyasi tartışma üretmeye çalışmak, Bursa'nın gerçek gündeminden uzaklaştırılmasından başka bir anlam taşımıyor.
İnsan ister istemez şu soruyu soruyor:
Bu konu bugün neden gündeme getirildi? Bursa'nın hangi sorununu çözüyor?
Bugün devlet yönetenler de, belediye başkanları da, milletvekilleri de, bakanlar da farklı dinlere, farklı milletlere mensup devlet adamlarıyla, din insanlarıyla ve uluslararası kuruluş temsilcileriyle bir araya geliyor. Sinagog ziyaretleri yapılıyor, kiliselerde programlara katılınıyor, camilerde farklı ülkelerin temsilcileri ağırlanıyor. Bunların tamamı diplomasi ve devlet geleneğinin doğal bir parçasıdır.
Dün de böyleydi, bugün de böyledir.
Devlet yöneten insanlar, bazen zorunluluktan bazen diplomatik gerekliliklerden dolayı farklı inançlara ve milletlere mensup kişilerle aynı ortamda bulunabilirler. Bundan siyasi sonuç üretmeye çalışmak, tarihi bugünün siyasi kavgasına malzeme yapmak doğru değildir.
Üstelik bunun kimseye de bir faydası yoktur.
Asıl konuşmamız gereken yer Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi ise, gündemimiz çok daha farklı olmalıdır.
Bursa'nın yıllardır çözülemeyen trafik problemi var.
Kentin en değerli tarım arazileri olan Bursa Ovası üzerindeki baskılar devam ediyor.
İmar sorunları vatandaşın en büyük şikâyetlerinden biri hâline gelmiş durumda.
Yaz ayları geldiğinde birçok mahallede sinek problemi yeniden kendini gösteriyor.
Bir zamanlar "Yeşil Bursa" diye anılan şehir, her geçen yıl yeşil dokusundan biraz daha uzaklaşıyor.
Deprem gerçeği kapımızda dururken kentsel dönüşüm hâlâ istenen hızda ilerlemiyor.
Sanayi, çevre, hava kirliliği, ulaşım ve altyapı gibi onlarca başlık çözüm bekliyor.
Vatandaşın belediye meclisinden beklentisi de tam olarak budur.
Hiç kimse, 2026 yılında belediye meclisinde 100 yıl önce yaşanmış olayların yeniden tartışılmasını istemiyor.
İsmet İnönü bugün gelip Bursa'nın trafiğini çözmeyecek.
Atatürk gelip kentsel dönüşüm yapmayacak.
Ahmet Vefik Paşa gelip Bursa da nizam'ı sağlamayacak.
Geçmişte yaşamış hiçbir devlet adamı bugün Bursa'nın imar planlarını hazırlamayacak.
Bunu yapacak olanlar, bugün görevde bulunan siyasetçilerdir.
Tarih elbette konuşulmalıdır. Akademisyenler araştırmalıdır. Yeni belgeler ortaya çıkabilir, farklı değerlendirmeler yapılabilir. Ancak belediye meclisleri tarih polemiği yapılan yerler değil, şehirlerin geleceğinin planlandığı kurumlardır.
Siyaset, geçmiş üzerinden toplumu ayrıştırmanın değil, geleceği birlikte inşa etmenin aracıdır.
Bugün çocuklarımızın daha iyi eğitim almasını, gençlerimizin iş bulmasını, kentlerimizin daha yaşanabilir olmasını konuşmak zorundayız.
Çünkü gelişmiş toplumlar geçmişlerine saygı duyar; ama geleceklerini geçmiş kavgaları üzerine inşa etmezler.
Bursa'nın ihtiyacı yeni polemikler değil, yeni projelerdir.
Vatandaş artık tarih tartışması değil, hizmet görmek istiyor.

























